Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Yahudilerin İsa (a.s)'yı Öldürdükleri İddiası  (Okunma sayısı 28 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İnşirâh

  • Site Yöneticisi
  • *****
  • İleti: 1257
وَقَوْلِهِمْ إِنَّا قَتَلْنَا الْمَسِيحَ عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ رَسُولَ اللّهِ وَمَا قَتَلُوهُ وَمَا صَلَبُوهُ وَلَكِن شُبِّهَ لَهُمْ وَإِنَّ الَّذِينَ اخْتَلَفُواْ فِيهِ لَفِي شَكٍّ مِّنْهُ مَا لَهُم بِهِ مِنْ عِلْمٍ إِلاَّ اتِّبَاعَ الظَّنِّ وَمَا قَتَلُوهُ يَقِينًا

Nisa: 157 - Ve (bir de): “Allah’ın rasulü Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdük” demelerinden... Oysa onu ne öldürmüş ne de asmışlardır. Fakat onlara öyle gösterildi. Muhakkak ki bu konuda ihtilafa düşenler, onda şüphe içindedirler. Onların zanna tabi olmaktan başka hiçbir bilgileri yoktur. Onu kesinlikle öldürmediler.
   
     
Allah (c.c) bu ayette de yahudilerin yaptığı çirkin amelleri anlatmaya devam etmektedir. Onların çirkin amellerinden bir tanesi de; “Allah’ın rasulü Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdük” demeleridir. Allah onlara lanet etsin! İsa (a.s)’yı öldürdüklerini ve astıklarını utanmadan nasıl da söyleyebiliyorlar? Evet! Yahudilerin sahip olduğu çirkin karekter, onları, Allah rasulü İsa (a.s)’yı asarak öldürdükleri iddiasını ortaya atmaya sevketti. Öyle ki, bunu söylemekten adeta sevinç duyuyorlar...

Onlar her ne kadar İsa (a.s) hakkında: “Allah rasulü İsa Mesih” demişlerse de aslında onun rasullüğüne iman etmiş değillerdir. Sadece onunla alay olsun diye “rasul” sözünü kullanmışlardır.

Yahudilerin, İsa (a.s)’yı öldürme teşebbüsleri ile ilgili hadise şöyledir:

Allah (c.c), İsa (a.s)’yı yahudilere (Allah’ın laneti üzerlerine olsun) açık mucizelerle gönderdiği zaman heva ve heveslerine uymaları ve hasetleri sebebiyle onu yalanladılar, ona karşı çıktılar ve çeşitli eziyetler yaptılar. Bununla da yetinmeyip o zamanki Dımeşk (Şam)’in yıldızlara tapan putperest kralına giderek ona; Beyt’ül Makdis’ de bir adamın çıktığını ve insanları krala karşı kışkırttığını ihbar ettiler. Kral bu haber sebebiyle kızdı ve Kudüs’teki valisine mektup göndererek İsa (a.s)’nın yakalanmasını ve başının üzerine dikenler konularak asılmasını emretti. Onlar da İsa (a.s)’ı yakalamak için bulunduğu eve gittiler...

“Oysa onu ne öldürmüş  ne de asmışlardır.”

İsa (a.s)’nın öldürülmesiyle ilgili mesele hakkında Allah (c.c) gerçekleri gözler önüne sererek, yahudilerin “onu öldürdük” idddialarının yalan olduğunu gün ışığına çıkarmıştır. Allah (c.c) bu konuda şunları haber veriyor:

“Onlar, kesinlikle iddia ettikleri gibi onu öldürmediler, asmadılar ve hatta yakalayamadılar bile… Fakat onlar öyle yaptıklarını sandılar. Allah  İsa’yı, hem ruh hem de cesediyle göğe, Allah’ın sevdiği kişilere ikram ettiği yere yükselterek onlardan kurtardı.”

Bütün müfessirler bu meseleyi bu şekilde açıklamış ve bütün İslam ümmeti bu mana üzerinde icma etmiştir. Bu ayet, konuyla alakalı diğer ayetler, Rasulullah’ın hadisleri ve sahabelerin görüşleri hep bu mana yönündedir.

“Fakat onlara öyle gösterildi.”


Allah (c.c), yahudileri “İsa’yı öldürme” konusunda yalanladıktan sonra olay hakkında gerçekleri haber veriyor: Onların öldürdükleri kişi İsa (a.s) değil, ona benzeyen başka birisi idi.

Alimler bu ayeti iki konuya ayırarak açıklamışlardır.

Birincisi: “Onlara öyle gösterildi” bölümünde geçen “onlar”dan kastın kimler olduğu konusu.

Bu konuda alimler farklı görüşler zikretmişlerdir.

Bazı alimlere göre; “onlar”dan kasıt, İsa (a.s)’yı öldürmek isteyenlerdir. Bu konuyla ilgili olarak şöyle bir rivayet vardır:

“Fakat onlara öyle gösterildi” ayetindeki şüpheye düşenler, müslümanların çoğuna göre; İsa’yı öldürmek isteyen kişilerdir. Onlar İsa’yı değil, ona benzeyen başka birini öldürdüler.” (Abdullah b. Humeyd, Nesei, İbni Ebi Hatem ve İbni Merdeveyh’den  rivayet edilmiştir)

İbni Hazm
’a göre: “onlara öyle gösterildi” ayetindeki, “onlar”dan kasıt;  İsa (a.s)’ın asıldığını duyanlardır.

İsa (a.s)’yı öldürmeye çalışanlar, onu asmadıklarını ve öldürmediklerini çok iyi bilmelerine rağmen, kendilerine tabi olanlara yalan söyleyerek İsa (a.s)’yı astıklarını haber vermiş, böylece onları kandırmışlardır. Fakat kendileri, bu yalanlarının farkındaydılar.

İkincisi: İsa (a.s)’nın benzerinin kim olduğu konusu.

Alimler bu konuda da ihtilaf etmişlerdir.

Mukatil ve Ebi Süleyman’a göre; İsa (a.s)’ya benzetilerek öldürülen kişi, İsa (as)’nın öldürülmesi için onun yerini gösteren yahudidir.

Ebu Salih, İbni Abbas (r.a)’dan şöyle rivayet etmiştir:

“Yahudiler İsa (a.s)’yı öldürmek için toplandıkları zaman Cibril (a.s), İsa (a.s)’yı penceresi olan bir eve soktu. Onu öldürmek isteyen kişi de peşinden o eve girdi. Bunun üzerine Allah (c.c) onu İsa (a.s)’ya benzetti. İşte bu yahudi, arkadaşlarının yanına dönünce, onu İsa (a.s) zannettiler ve asarak öldürdüler.”

Vehb b. Münebbih, Katade ve Suddi’ye göre; İsa (a.s)’ya benzetilen kişi, onun havarilerinden birisi idi.

Abd İbni Humeyd, Nesei, İbni Ebi Hatim, İbni Merdeveyh, İbni Abbas (r.a)’tan şöyle rivayet ettiler. “Allah (c.c), İsa (a.s)’yı göğe yükseltmeyi dilediği vakit İsa (a.s), 12 havarisinin toplandığı eve başından su damlar bir vaziyette gitti. Onlara şöyle dedi:

“Bazınız bana iman ettikten sonra beni 12 sefer inkar edecek.” Sonra onlara şöyle dedi:

“Hanginiz bana benzemeyi, bu sebeble benim yerime öldürülmeyi ve bu yaptığına mükafat olarak cennette benimle beraber olmayı ister?”
Bunun üzerine onların en genci ayağa kalkıp:

“Ben” dedi. İsa (a.s):

“Sen otur” dedi. Sonra teklifini tekrar söyledi. Yine o genç ayağa kalkarak

“Ben” dedi. İsa (a.s):

“Sen otur” dedi. Üçüncü kez teklifini tekrarladı. Yine o genç ayağa kalkarak

“Ben” dedi. İsa (a.s) kabul ederek:

“Peki sensin” dedi. Bunun üzerine Allah o genci İsa (a.s)’ya benzetti. Sonra İsa (a.s) evin bir deliğinden göğe yükseldi. İsa (a.s)’yı arayan yahudiler eve girdikleri zaman ona benzeyen bu genci gördüler ve onu yakalayıp götürdüler, sonra da asarak öldürdüler.

Bu Havarilerden bazıları, İsa (a.s)’ya imandan sonra 12 sefer inkar etti. İsa (a.s)’dan sonra hristiyanlar üç taifeye ayrıldı.

Birinci taife şöyle dedi: “Allah, bizim aramızda dilediği kadar kaldı sonra göğe yükseldi.” Bunlar el Yakubiye taifesidir.

İkinci taife şöyle dedi: “Allah’ın oğlu bizim aramızda idi. Dilediği kadar aramızda kaldı sonra Allah onu  aldı.” Bu taife en Nasturiyye taifesidir.

Üçüncü taife şöyle dedi: “Allah (c.c)’ın kulu ve rasulü İsa (a.s) aramızda Allah’ın dilediği kadar kaldı sonra Allah (c.c) onu yanına yükseltti. İşte bunlar, hristiyanlardan müslüman olan taifedir.

El-Yakubiye ve Nasturiye taifeleri müslüman taifeye karşı birleşerek onları yok ettiler. Bu sebeble Rasulullah (s.a.s) gelinceye kadar  İslam ortadan kalkmış oldu. Bu sebeble Allah (c.c) şöyle buyurmuştur:

“İsrail oğullarından bir taife iman etti, bir taife ise inkar etti.” (Saf: 14)

İman eden taife, İsa (a.s) zamanında muvahhid olan taife, inkar eden taife ise; İsa (a.s) zamanında kafir olan taifedir.” Ayetin devamındaki: “İman edenleri destekledik” sözü ise; Muhammed (a.s)’in tevhidini kafirlere galib getirerek İsa (a.s) zamanındaki iman edenlerin dini olan tevhidi üstün kıldık demektir.” (İbni Kesir bu rivayet için senedi sahihtir dedi. Çünkü bu ravilerin hepsi güvenilir kişilerdir.)

Eba Kureyb, Ebu Muaviye’den böyle bir rivayette  bulunmuştur. Seleften bir çok kişi de böyle bir rivayette  bulunmuştur.

“Şüphesiz bu konuda ihtilafa düşenler...”

Alimler, ayetin bu kısmını da iki konuya ayırmışlardır.

Birincisi: İhtilafa düşenlerin kim olduğu. Bu konuda iki görüş vardır:

Alimlerin bir kısmına göre; ihtilafa düşenler yahudilerdir.

Alimlerden diğer bir kısmına göre; ihtilafa düşenler yahudiler değil, hristiyanlardır.

İkincisi: İhtilafa düşenlerin ihtilaf ettiği konunun ne olduğu. Bu konuda da iki görüş vardır.

İbni Saib’e göre; İsa (a.s) diye öldürdükleri kişinin yüzü İsa (a.s)’ya benziyor, fakat vücudu benzemiyordu. O kişiyi öldürdükten sonra ona bakınca: “Yüz İsa’nın yüzü, vücud ise İsa’nın vücudu değil” diyerek ihtilafa düştüler.

Suddi’ye göre; İsa (a.s)’yı öldürmek için eve giren kişinin peşinden arkadaşları da girince evde sadece bir kişi buldular ve aralarında ihtilaf ederek şöyle dediler:

“Bu İsa ise arkadaşımız nerede? Bu arkadaşımız ise İsa nerede?”

“onda şüphe içindedirler.”

Ayetteki “onda” lafzındaki zamirin kime ait olduğu konusunda iki görüş vardır:

1 - Onda; yani İsa (a.s)’nın öldürülüp öldürülmemesi konusunda şüphe içindedirler.

2 - Onda; yani İsa (a.s)’nın ilah olup olmadığı veya sihirbaz olup olmadığı ya da zina çocuğu olup olmadığı konularında şüphe içindedirler.

“Onların zanna tabi olmaktan başka hiçbir bilgileri yoktur.”

İsa (a.s)’yı öldürdüklerini iddia eden yahudiler ve cahil hristiyanlar İsa’yı öldürüp öldürmedikeri konusunda şüpheye ve sapıklığa düşmüşlerdir. Çünkü onlar bu konuda tam bir bilgi sahibi değildirler.

“Onu kesinlikle öldürmediler.”

Yahudiler, hristiyanlar ve onların takipçileri bilsinler ki, onlar İsa (a.s)’yı kesinlikle öldürmemişlerdir. Onların öldürdüğü kişi, İsa (a.s) değildi. Bu sebeble onlar hep şek ve şüphe içerisinde yaşayacaklardır.

İsa (a.s)’yı öldürmedikleri halde, öldürdüklerini söyleyen bu kimseler, sanki onu öldürmüş gibi Allah (c.c) katında cezalandırılacaklardır. Çünkü onlar, İsa (a.s)’nın benzerini İsa (a.s) zannederek öldürmüşlerdi.
Deseler ki "İslam'ın pınarından içmek suç"
O suçu kabullenir, içerim avuç avuç ...



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Facebook  Twitter  Google  Google