Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: En Büyük Şahitlik  (Okunma sayısı 126 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Akidetul İslam

  • Site Yetkilisi
  • *****
  • İleti: 404
En Büyük Şahitlik
« : 11 Ekim 2018, 15:09:00 »
  بســـم الله الرحمن الرحيم

قُلْ أَيُّ شَيْءٍ أَكْبَرُ شَهَادةً قُلِ اللّهِ شَهِيدٌ بِيْنِي وَبَيْنَكُمْ وَأُوحِيَ إِلَيَّ هَذَا الْقُرْآنُ لأُنذِرَكُم بِهِ وَمَن بَلَغَ أَئِنَّكُمْ لَتَشْهَدُونَ أَنَّ مَعَ اللّهِ آلِهَةً أُخْرَى قُل لاَّ أَشْهَدُ قُلْ إِنَّمَا هُوَ إِلَهٌ وَاحِدٌ وَإِنَّنِي بَرِيءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ
           


En'am 19 - De ki: “Şahidliği en büyük olan hangi şeydir?” (Yine) De ki: “Benimle sizin aranızda Allah şahittir. Bu Kur’an, sizi ve ona ulaşanı kendisiyle uyarmam için bana vahyolundu. Yoksa siz, Allah’la beraber başka ilahlar olduğuna şahitlik  mi ediyorsunuz? De ki: “Ben şahitlik etmem.” (Yine) De ki: “Şüphesiz ki O, bir tek ilahtır ve ben, sizin şirk koştuklarınızdan beriyim.”
   
     
  Allah (c.c) bu ayette, apaçık deliller sunulduğu halde Allah (c.c)’ın rasulünün risaletini reddeden, dirilişi inkar eden, işlemekte oldukları şirkin hiçbir çeşidini terketmeye yanaşmayan müşrikleri azarlamaktadır.

Bu ayetin nuzül sebebiyle ilgili olarak zikredilen rivayetler zayıftır.

“De ki: “Şahidliği en büyük olan hangi şeydir?”

Allah (c.c) bu ayette rasulüne şöyle buyuruyor:

“Ey Muhammed! Nübüvvetinin hak olduğuna dair apaçık deliller sunmana rağmen inkar eden kavmine: “Şahitliği en büyük olan hangi şeydir? Yani; “her konuda şehadeti geçerli olan, şehadetinde asla yanılmayan, her şeyi hakkıyla, tüm teferruatıyla olduğu gibi yakinen bilen, bildiklerinden hiçbir şeyi kesinlikle unutmayan, dil sürçmesi yapmayan, hakkında hiçbir şüphe bulunmayan, şehadetinin doğru olduğu her zaman müşahade edilen en büyük şahit kimdir? diye sor.”

“(Yine) De ki: “Benimle sizin aranızda Allah şahittir.”

Allah (c.c), Rasulullah (s.a.s)’a müşriklere sormasını istediği soruyu bildirdikten sonra bu sorunun cevabını yine kendisi vermekte ve ondan, bunu müşriklere bildirmesini istemektedir:

“Şüphesiz ki şahitliği en büyük olan, sizlerin ve herkesin kabul ettiği üzere, şehadetinde yalan, hata ve unutma olmayan Allah’tır. Şüphesiz ki en büyük şahit olan Allah benimle sizler arasında da şahittir. Bu sebeble O, aramızda kimin haklı kimin haksız, kimin doğru söyleyen, kimin de yalan söyleyen olduğunu çok iyi bilir. Muhakkak ki ben, aramızda hakem olarak sadece O’nu kabul ettim.”

“Bu Kur’an, sizi ve ona ulaşanı kendisiyle uyarmam için bana vahyolundu.”

Allah (c.c), ayetin bu kısmında Rasulullah (s.a.s)’a, müşriklere şöyle söylemesini bildiriyor:

“Ey Mekke ahalisi! Allah bu Kur’an’ı bana, lehime bir şahit olarak indirdi. Beraberimde apaçık bir delil varken yine de bana karşı gelir, beni yalanlar, Allah katından getirdiğim emirlere boyun eğmez ve şirki terkederek Allah’ı tevhid etmezseniz o zaman şüphesiz yalancı ve kafirlerden olur ve Allah’ın ebedi cehennem azabını hakedersiniz. Fakat bana karşı gelmez, beni yalanlamaz, Allah katından getirdiğim emirlere tam manasıyla teslim olur ve şirkin her çeşidinden uzak durarak Allah’ı tevhid ederseniz o zaman şüphesiz dosdoğru mü’minlerden olursunuz ve Allah’ın ebedi cennet mükafatını hakedersiniz.

Benim bu korkutma ve müjdelemem, Kur’an’ın ulaştığı herkes için geçerlidir. Bu sebeble ister arap olsun ister bir başkası olsun, ister benim zamanımda yaşasın isterse benden sonraki çağlarda yaşasın, kime Kur’an’ın ayetleri ulaşır da bunları reddeder, inanmaz, onun hükümlerine boyun eğmez, ona zıd olan hükümleri her çeşidiyle reddetmezse işte o kimse için de ebedi ve çetin cehennem azabı vardır. Fakat Kur’an’ın ayetlerini kabul edip iman eden, onun hükümlerine boyun eğen, ona zıd olan hükümleri her çeşidiyle reddeden ve böylece Allah’ı tevhid edenler için ise ebedi mutluluk olan cennet nimetleri vardır.”

Muhammed b. Ka’b dedi ki:

“Her kime Kur’an ulaşmışsa, Muhammed (a.s) ona tebliğ etmiş demektir.” (İbni Cerir-Taberi)                                

Katade şöyle dedi:

“Kur’anı tebliğ edin. Her kime Kur’an’dan bir ayet ulaşırsa, Allah (c.c)’ın emri ona ulaşmış demektir.” (Abdurrezzak)

İbni Hayyan el Ensari, Muhammed b. Ka’b el Kurazi’den şöyle rivayet etmiştir:

“Her kime Kur’an ulaşmışsa, Muhammed (a.s)’i görmüş gibidir.” (İbni Münzir, İbni Cerir)                                             

“Yoksa siz, Allah’la beraber başka ilahlar olduğuna şahitlik  mi ediyorsunuz? De ki: “Ben şahitlik etmem.” (Yine) De ki: “Şüphesiz ki O, bir tek ilahtır ve ben, sizin şirk koştuklarınızdan beriyim.”

Rasulullah (s.a.s), Mekke müşriklerine Allah tarafından gönderilen bir rasul olduğunu, Allah (c.c)’ın ona indirdiği Kur’an’la onun hak rasul olduğuna şehadet ettiğini, Kur’an kendisine ulaşan kimsenin Allah (c.c)’ı birlemesi, Kur’ an’ın hükümlerine zıd hükümleri reddetmesi, sadece Kur’ an’ın hükümlerine boyun eğmesi gerektiğini, şayet böyle yapmazsa kıyamet gününde Allah katında sorumlu olacağını ve bu sebeble azab göreceğini bildirdikten sonra müşriklerin yüzlerine apaçık bir şekilde şöyle haykırmasını söylüyor:

“Ey müşrikler! Size apaçık deliller geldikten sonra hala Allah ile beraber ilahlar olduğuna mı şehadet ediyorsunuz? Şunu iyi biliniz ki, ben Allah’la beraber başka ilahların olduğuna asla şehadet etmem. Her ne yaparsanız yapın, ben bu inancımdan asla vazgeçecek değilim. Çünkü Allah bir tek ilahtır, O’nun ortağı yoktur ve olamaz da. Bu sebeble  ibadete layık olan, emrine boyun eğilecek olan sadece O’dur. Şayet sizler akıllarınızı kullanıp, selim fıtrata göre hareket etseydiniz ve sizlere sunduğum açık delilleri düşünseydiniz asla bana karşı gelerek Allah’a ortak koşmaz ve beni de Allah’a ortak koşmaya çağırmazdınız. Ben bu sözleri sizin yüzlerinize haykırıyorum. Bana tabi olanlar da böyle yapacaklardır.”
 



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Facebook  Twitter  Google  Google