Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Allah (c.c)'a Dua Etmek  (Okunma sayısı 3991 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İnşirâh

  • Site Yöneticisi
  • *****
  • İleti: 1257
Allah (c.c)'a Dua Etmek
« : 11 Aralık 2017, 00:44:40 »
ادْعُواْ رَبَّكُمْ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةً إِنَّهُ لاَ يُحِبُّ الْمُعْتَدِينَ

A'raf: 55 - “ Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin! Muhakkak ki O, haddi aşanları sevmez.”
   
     
Allah (c.c), önceki ayetlerde herşeyi en mükemmel bir düzende yarattığını, kainatın koruyucusu, rızıklandırıcısı olduğunu, sadece kendisinin zarar veya fayda verebileceğini, göklerde ve yerlerde  emir verme ve yasak koyma yetkisinin sadece kendisine ait olduğunu, bütün kainatın  sadece kendisinin emrine boyun eğdiğini, insanların da O’ nun emirlerine tam bir teslimiyetle boyun eğmesi gerektiğini bildirmişti.

Bu ayette ise kendi kullarına çok önemli ve gizli bir silahı sunmaktadır. Dua... Sıkıntı ve ferahlıkta yalvararak sadece O’na dua edilmesini emrediyor.

“Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin!”

“Ey kullarım! Sadece sizi yoktan var eden, size rızık veren, sizi koruyan yegane rabbiniz olan Allah’a yalvararak kendi acizliğinizi göstererek açıkça ve bazen de kimsenin haberi olmadan gizlice, huşu içinde dua edin!”

Allah (c.c) bu ayette kendisine,  hem gizli  hem de açık-tan dua edilmesini emretmektedir. Çünkü dua, ibadetin beynidir.

Rasulullah (s.a.s) şöyle demiştir:

“Dua, ibadetin kendisidir.” (Ahmed, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei)

“Dua, ibadetin başıdır, beynidir.” (Tirmizi)


Allah (c.c) bir başka ayette şöyle buyurmuştur:   

“Rabbini, yüksek sesle olmaksızın sabah akşam, yalvara yakara ve gizlice içinden zikret! Sakın gafillerden olma!” (A’raf: 205)

Riya olmasın diye gizlice dua etmek, daha efdaldir. Ancak, hacdaki telbiye veya bayramlardaki tekbir duaları gibi, topluca dua edilmesi gereken yerlerde yüksek sesle dua etmek, maşrudur. Çünkü böyle yerlerde, riya söz konusu  olmaz.

Allah (c.c), Zekeriya (a.s)’nın kendisine gizlice dua etmesini överek şöyle buyurmuştur:

“Kef, he, ye, ayn, sad. (İşte bu), senin Rabbinin, kulu Zekeriya’ya rahmetinin zikridir. Hani o, Rabbine gizlice seslenmişti...” (Meryem: 1-3)

“Enes (r.a) şöyle demiştir:

“Allah (c.c)’a gizlice dua etmek, açık dua etmekten yetmiş defa daha efdaldir.” (Ebu Şeyh İbni Hayyan el-Ensari rivayet etti.)

Hasan Basri (r.a) şöyle dedi:

“Kur’an’ı ezberleyen öyle insanlar vardır ki, insanların bundan haberi yoktur. Fıkıhta derin ilme sahip öyle adamlar vardır ki, insanların bundan haberi yoktur. Kimse görmeden evlerinde  namaz kılan nice insanlar vardır ki, onların ziyaretçileri ve onlarla beraber yemek yiyen ve su içenleri çok olmasına rağmen haberleri olmazdı. Öyle insanlar yetişti ki, Allah’ın razı olduğu birşeyi gizlice yapmaya imkanları olduğu muddetçe bu ameli asla açık bir şekilde yapmazlardı. Müslümanlar çok dua etmelerine rağmen, dua ettiklerinde sesleri duyulmaz, duaları ancak kendileriyle rableri arasında kalırdı. Çünkü Allah (c.c) şöyle buyurmuştur: “Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin!”

Allah (c.c), amelinden razı olduğu salih kulunu zikrederek, onun hakkında şöyle buyurdu: 

“Hani o, Rabbine gizlice seslenmişti...” (Meryem 3) 

Ebu Musa el Eşari (r.a) dedi ki:

“Müslümanlar, duada seslerini yükselttiler, bunun üzerine Rasulullah (s.a.s) onlara şöyle dedi:

“Ey insanlar! Nefsinize zorluk vermeyin! Siz, duymayan, hazır olmayan birine dua etmiyorsunuz. Siz, duyan, size çok yakın ve sizinle beraber olan birisine dua ediyorsunuz.” (Buhari-Müslim)                            

“Muhakkak ki O, haddi aşanları sevmez.”


Allah (c.c) ayetin bu kısmında, herşeyde olduğu gibi duada da sınırlarını aşanları sevmediğini, onlardan razı olmadığını haber vermektedir.

Duada Allah (c.c)’ın koyduğu sınırları aşmak şöyle olur:

Gizlice dua edilmesi gereken bir yerde, yalvarmaksızın ve aciz olduğunu ifade etmeksizin, sırf riya (gösteriş) olsun diye, yüksek sesle dua etmek.

Böyle dua eden bir kimseye, Allah (c.c) sevap yazmaz, ona ihsanda bulunmaz. Çünkü, duada Allah (c.c)’ın sınırlarını aşmıştır.

Sa’d b. Ebi Vakkas (r.a)’tan şöyle rivayet edilmiştir:

“Rasulullah (s.a.s)’ın:

“Duada haddi aşanlar olacaktır” dedikten sonra:

“Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin! Muhakkak ki O, haddi aşanları sevmez” (A’raf: 55) ayetini okuduğunu ve sonra da şöyle dediğini duydum:

“Şöyle dua etmen sana yeter: “Ey Allah’ım! Senden cenneti ve ona yaklaştıracak söz ve  amelleri istiyorum. Cehennemden ve ona yaklaştıracak söz ve amellerden de sana sığınıyorum.” (Ahmed, Ebu Davud)                           

Duada haddi aşmanın en şerlisi ve en kötüsü, Allah (c.c)’la beraber başkasına veya sadece Allah (c.c)’tan başkasına dua etmektir.

Allah (c.c) bu konuda şöyle buyuruyor:

“Muhakkak ki mescidler, Allah’ındır. Öyleyse (oralarda) Allah’la beraber bir başkasına dua etmeyin!” (Cin: 18)

Yani ne bir melek, ne bir nebi, ne de bir veliye Allah (c.c)’la beraber dua etmeyin! Her kim, sadece Allah (c.c)’ ın yapabileceği bir konuda,  ister bir nebi, ister bir melek, isterse bir veli olsun farketmez, Allah (c.c)’tan başkasından bir şey isterse, onu Allah (c.c)’a eş koşmuş olur. Çünkü Rasulullah (s.a.s) şöyle demiştir:

“Dua, ibadettir.” (Ahmed, Tirmizi, Nesei, İbni Hayyan, Hakim sahih senedle rivayet etti)

Bu hadisin manası şöyledir:

“Dua, ibadetin en büyük rüknudur. Tıpkı Arafat’ta vakfe yapmak gibi... Çünkü Arafat’ta vakfe yapmak, haccın en büyük rüknudur Rasulullah (s.a.s) bu konuda şöyle demiştir:

“Hacc, Arafat’tır.” (Buhari, Müslim)                                

Şu davranışlar da duada aşırı gitmeye bazı örneklerdir:

Riya olabilecek şekilde çok yüksek sesle dua etmek, nebi seviyesine çıkabilmek için dua etmek, imkansız şeyler elde etmek için dua etmek, günah bir şey elde etmek için dua  etmek...

Bu şekilde haddi aşarak dua etmek, duaya icabet edilmesine engeldir.

Hanefi alimleri bu ayeti delil alarak, namazda “amin” lafzının gizli söylenmesinin, yüksek sesle söylenmesinden daha efdal olduğunu beyan etmişlerdir.

İmam Şafii’ye göre, yüksek sesle “amin” demek, daha efdaldir.

Delilleri:

Vail ibn Hucr (r.a), şöyle demiştir:

“Rasulullah (s.a.s)’ın, “vele’ddallin” dedikten sonra “amin” dediğini duydum. Sesini yükseltirken, elifi çekerdi.” (Ebu Davud, Tirmizi, Ahmed)     

Ebu Hureyre (r.a)’den, Rasulullah (s.a.s)’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“İmam (namazda Fatiha okurken): “Gayril magdubi aleyhim vele’ddallin” dediği zaman, siz de “amin” deyiniz! Her kimin amin demesi, meleklerin amin demesine uyarsa, onun geçmiş günahları mağfiret olunur.” (Buhari, Müslim)



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Yapılan paylaşımlar vesilesi ile Allah'ın razı olmadığı, İslam'a zıt olan şirk (Allah'a ait hak, sıfat ve yetkileri Allah'tan başkasına veyahut Allah'la beraber başkasına vermektir) ve küfür (gerek inatla gerek cehaletle gerekse inat edenleri taklit sebebiyle Allah'ın tevhidini inkar ve rasulünü yalanlamaktır) içeriklere veyahut bunların savunuculuğunu yapan kurum veya kuruluşlara ulaşmanız halinde hiçbir sorumluluk kabul etmiyoruz.
Facebook  Twitter  Google