Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Kadının dışarı çıkması...  (Okunma sayısı 7202 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı RUKAYNE

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 15
  • Cehalet mazeret degildir.....
Kadının dışarı çıkması...
« : 10 Kasım 2011, 23:34:35 »
Kadının Mahremsiz Olarak Dışarı Çıkışının Olumsuz Etkileri:

a) Kadının evinden çıkması cahili toplumlarda eziyet görmesine sebebiyet verir.

b) Kadının evinden çıkışında, bir çok yabancı erkeklerin bakışını üzerine çeker.

c) Kadın evinden çıkınca, harama helale dikkat etmeyen bir çok kimseyle ten teması mutlaka olur.

d) Kadın evinden çıkışında, kendisi mutlaka haram olan şeylere bakar. Bu, kaçınılmazdır. Unutulmasın ki bakmak, zinanın, fuhşiyatın postacısıdır.

e) Kadın evinden çıkınca, gitmek istediği yere vasıtayla ulaşması gerekiyorsa, mutlaka uygunsuz bir şekilde kadın ve erkeğin sıkışarak bindiği vasıtalarda o sıkışıklık içerisinde bulunur.

  Zamanımızda yaşadığımız toplumlar fitne ve fesadın yayıldığı cahili toplumlardır. Bu toplumlarda muhafazakar denilen aileler bile batı toplumunun özentisiyle, kültürüyle yaşıyor hale gelmişlerdir. Bu sebeple bu tip aileler İslam’a girdiklerinde de bu tür yaşam tarzının etkisi üzerlerinde devam edebiliyor. Üstelik bazı konularda aileler eğitilmelerine rağmen, yine de bu cahiliyenin kalıntısını üzerlerinden atamıyorlar.
 
 Öyle ki konulan prensipler bile göz ardı edilmiştir. Örneğin; ister küçük olsun, ister büyük olsun kız çocuklarının, hatta küçük erkek çocuklarının bakkala ya da dışarıya gitmemesi gerekir, dışarıya çıkması gerekiyorsa bir mahremiyle birlikte çıkması gerekir, gibi… Dolayısıyla bu prensip ya ulaştığı veya ulaşmadığı halde uyulmamıştır. Ve nihayetinde hoş olmayan durumlar söz konusu olmuştur. Böylece kızlar, eğitilmeden sokağa bırakılmış, baba tarafından kontrol edilmez hale gelmiş, batı ahlakını adeta benimsemiş zayıf ahlaklı annelere söz hakkı verilmiş. Ve belki de baba, bu batı terbiyesine alışmış, bu sebeple de bazı şeyler normal görülür olmuştur. Ve İslam’a aykırı olan davranışlar bile normal bir davranış haline gelmiştir, normal karşılanmıştır.
  Bu şekilde serbest bırakmalarının doğal sonucu olarak erkek ve kızlar, ailelerinin haberi olmadan buluşmaya, birbirleriyle telefonlarda konuşmaya başlamış, üstelik bu konuda niyetin temiz olmasını, böyle yapmada geçerli bir sebep görür olmuşlardır. Böylece zannedilmiştir ki niyet temizse yapılan amel de temizdir.
Yine kızların ve kadınların mahremsiz olarak otobüse binmeleri, evden sebepsiz yere çıkmaları adet haline gelmiştir.
  Bununla birlikte televizyon izlemek çoğalmış, şarkı dinlemek hoş bir durum haline gelmiştir.  Kızların erkekler hakkında konuşmaları, birbirlerine erkek ayarlamaları normal hale gelmiştir.
  Öyleyse bütün bu zihniyetlerin temel kaynağı, İslam değil, batı kültürünün etkisidir.
Bu konuyla ilgili olarak şu kıssanın anlatılması yerinde olacaktır.
  Rasulullah (s.a.s), sahabelere şöyle buyurmuştur: “Kadınlarınızı mescidden engellemeyin.”
Bu hadis üzerine kıskanç olan bazı sahabeler, hanımlarının evden çıkmasını istememelerine rağmen, bu konuda hadis olduğu için yasak da koymak istememişlerdir. Çünkü Rasulullah (s.a.s)’ın sözü bu konuda uyulması gerekli olan bir sözdür. Bu sebeple kıskanç sahabelerden birisi, hanımı akşam namazına gideceği zaman karanlıkta sokakta gizlendi ve hanımı karanlıkta geçerken ona dokundu. Bu hanım sahabenin terbiyesi onu mescide gitmekten alıkoydu ve eve dönerek ağlamaya başladı. Ve: “Ben mescide gitmeyeceğim, artık eman kalmadı” dedi.
  İslam devletinde iffetli ve terbiyeli Müslüman bir bayanın takındığı bir tavır böyleyse, zamanımızda fitnenin kol gezdiği şu toplumlarda terbiyeli ve iffetli bir Müslüman nasıl davranmalı acaba?
İşte bu sebeple bütün alimler derler ki:
  Fitne zamanında kadınlar, mecburi ihtiyaçları haricinde evden çıkmazlar, çıktıkları zaman ise yüzlerini de kapatırlar.
  O halde şu fitne toplumlarında, Müslüman kadınların çok daha dakik hareket etmeleri hem iffetlerini korumaları açısından hem de bir eziyete maruz kalmamaları açısından çok önemlidir.
Haksızlık karşısında eğilmeyiniz; çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz. (Hz. Ali (r.a))



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Facebook  Twitter  Google  Google