Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Esma-i Husna'nın Özlü Manaları  (Okunma sayısı 5915 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Hak Mücadelesi

  • Site Yöneticisi
  • *****
  • İleti: 1270
Esma-i Husna'nın Özlü Manaları
« : 12 Mayıs 2011, 21:18:09 »
1 - Allah: Varlığı aklen gerekli olup bütün kemal ve olgunluk sıfatlarını taşıyan, her nevi eksiklikten pak olan ve varlığı başka varlığa muhtaç olmayan ezeli ve ebedi Zati Bari'nin özel ismidir. Bu yüce isim tarih boyunca Zati Bari'den başka hiçbir varlığa verilmemiştir ve başka varlık hakkında kullanılmamıştır. Kullanılması da caiz değildir. Allah lafzı, Zati Bari'nin en meşhur ismidir ve bazı alimlere göre İsmi Azam'dır.

2 – Er-Rahmân: Merhameti bol ve dünyada mü'min'lere ve kafirlere şümullü olan. Bu isim Allah'a mahsustur. O'ndan başka hiçbir varlığa isim olarak verilemez veya sıfat olarak kullanılamaz.

3 – Er-Rahîm: Merhameti bol olan ve ahirette yalnız mü'minlere merhamet eden demektir. Bu isim başka varlıklar hakkında da sıfat olarak kullanılabilir. Mesela falan kişi rahimdir, denilebilir, fakat falan kişi rahmandır denilemez.

4 – El-Melik: Bütün varlıklarda tasarruf eden, yaratma, yaşatma, öldürme ve yok etmek gibi fiilleri işleyen, dilediği gibi yetkisini kullanan demektir. Bu isim, tam mülkiyet ve saltanat sahibi, şeklinde de açıklanabilir.

5 – El-Kuddûs: Ayıplardan ve kusurlardan münezzeh ve tertemiz demektir.

6 - Es-Selâm: Her türlü noksanlıklardan selamette olan veya kullarını tehlikelerden selamete çıkaran demektir.

7 – El-Mu'min: Kullarına verdiği vaadi yerine getiren veya kullarını ahirette azaptan emin kılan demektir. Yani bu kelime iman veya eman kökünden alınma olabilir.

8 – El-Muheymin: Layık'ı veçhiyle gözetleyip koruyan veya herşeyi bilen veya her kulun yaptığını ahirette beyan buyuran veya kullarının işlerini ve ihtiyaçlarını görüp onları yöneten demektir.

9 – El-Azîz: Galip ve güçlü olan, herşeyi yenen ve hiçbir şeye yenilmeyen demektir.

10 – El-Cabbâr: Dilediği emir ve yasaklara kullarını icbar eden, kahredici demektir.

11 – El-Mütekebbir: Azamet ve kibriya sahibi olan veya yarattıkların sıfatlarından çok yüce ve üstün sıfat sahibi olan veya kibirli ve zalim kullarına hadlerini bildiren ulu zat demektir.

12 – El-Hâlık الخَالِق: Yoktan vareden, yaratan demektir.

13 -  El-Bâri: Bir örnek ve emsale ihtiyaç duymadan yaratan.

14 – El-Musavvir: Varlıklara şekil verip tertibe sokan, her varlığa belirli bir suret veren demektir.

15 – El-Ğaffâr: Azabı hak edenleri bağışlayıcı demektir.

16 – El-Kahhâr: Bütün mevcudata galiptir. Herşey O'nun kudretiyledir. Hiçbir şey O'nun hükmünün dışına çıkamaz.

17 – El-Vehhâb: Kullarına karşılıksız in'am ve ihsan eden manasına gelir.

18 – Er-Rezzâk: Canlı yaratıkların rızkını dilediği şekilde ve dilediği gibi verendir.

19 – El-Fettâh: Zorlukları kolaylaştıran ve zaferleri yaratan, rahmet ve rızık kapılarını açan demektir.

20 – El-Alîm: Herşeyi bilen demektir.

21 – El-Kaabıd: Dilediğinin rızkını kısan veya kullarının ruhlarını kabzeden, alan demektir.

22 – El-Bâsıt: Dilediği kullarının rızkını genişleten veya ruhları cesedlere yayan demektir.

23 – El-Hâfıd: Dilediği kulu aziz eden demektir.

24 – Er-Râfi: Dilediğini yükselten demektir.

25 – El-Muiz: Dilediğine izzet ve kuvvet veren, dilediğini de ilimle yükseltendir.

26 – El-Muzill: Dilediği kulu zelil ve hakir kılan demektir.

27 – Es-Semî:
Herşeyi işiten demektir.

28 – El-Basîr: Aydınlık, karanlık, gece, gündüz, uzak, yakın, küçük, büyük herşey O'nun müşahedesi altıdadır. Yani herşeyi gören demektir.

29 – El-Hakem: Hükmünün reddi mümkün değildir. Hükümlerinde zulüm ve cefa vaki olmaz.

30 – El-Adl:
Varettiği veya yokettiği herşeyde adildir.

31 – El-Latîf: Kulları farkında olmadıkları halde onlara yumuşaklıkla muamele edendir.

32 – El-Habîr: Açık ve gizli her şeyden haberdar olan, herşeyin iç yüzünü bilen demektir.

33 – El-Halîm: Hilim sahibi olan demektir.

34 – El-Azîm:
İnsan aklının erişemeyeceği derecede büyük.

35 – El-Ğafir: Kullarının günahlarını örten, mağfiret eden demektir.

36 – Eş-Şekûr: Azıcık iyi amel karşılığında bol sevap veren veya itaatkar kullarını öven demektir.

37 – El-Aliy: Yüksek ve yüce olan.

38 – El-Kebîr: Büyüklükte, kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen demektir.

39 – El-Hafîz: Mevcudatı, murad ettiği ana kadar zevale uğramaktan korur.

40 – El-Mukît: Vakitleri yaratandır.

41 – El-Hasîb: Kulların yaptığı herşeyi muhasebeye tabi tutandır.

42 – El-Celîl: Azametli ve yüce demektir.

43 – El-Kerîm: Kerem ve lütfu bol olan demektir.

44 – Er-Rakîb:
Gözeten.

45 – El-Mucîb: Dua ve istekleri kabul edendir.

46 – El-Vâsi: Cömertliği bütün kainatı, ilmi bütün ilimleri, kudreti bütün kuvvetleri ihata eden demektir.

47 – El-Hakîm: Hüküm ve hikmet sahibidir. Herşeyi olduğu gibi bilir. Gerekeni en güzel şekilde yapar.

48 – El-Vedûd: Salih ve ibadete düşkün kullarını çok seven ve itaatkar kulları tarafından çok sevilen demektir.

49 – El-Mecîd: Keremi bol olan ve tasavvur edilemeyecek derecede ikramı çok olan demektir.

50 – El-Bâis: Kullarını ölümlerinden sonra dirilten veya ümmetlere nebi ve rasuller gönderen demektir.

51 – Eş-Şehîd: Bilinenin ve bilinmeyenin şahididir.

52 - El-Hakk: Varlığı ve ilahlığı gerçek olan veya hakkaniyet ve adaletle tasarrufta bulunan demektir.

53 – El-Vekîl: Dilediği kullarının maslahatlarını ve menfaatlerini tefekkül eden demektir.

54 - El-Kaviyy: Gücü herşeye yeten demektir.

55 – El-Metîn: Gücü şiddetli olan, herhangi bir güçlük, meşakkat ve sıkıntı çekmeyen demektir.

56 - El-Veliyy: Yardımcı veya kullarının ve tüm alemlerin işlerini düzenleyici, yönetici ya da evliya olan kullarını seven demektir.

57 – El-Hamîd: Övgüye layık olandır.

58 - El-Muhsî: Sayılan herşeyin sayısını bilir.

59 – El-Mubdi': Daha önce emsali olmaksızın mevcudatı ilk yaratan demektir.

60 – El-Muîd: Mahlukatı ölümünden sonra diriltendir.

61 – El-Muhyî: İhya eden, yaşatan demektir.

62 - El-Mumît: Öldüren demektir.

63 - El-Hayy: Ezeli ve ebedi diri olan demektir.

64 - El-Kayyûm: Bizatihi kaim ve başka tüm varlıkları ayakta tutan, onları yönetip gözeten demektir.

65 - El-Vâcid: Asla muhtaç olmayan, zengin demektir.

66 - El-Mâcid: Keremi bol olan ve tasavvur edilemeyecek derecede ikramı çok olan demektir.

67 – El-Vâhid: Bir olan, yani; zatında, sıfatlarında ve fiillerinde ortağı, benzeri olmayan demektir.

68 – Es-Samed: En ulu ve yüce varlık veya bütün ihtiyaçların giderilmesi için başvurulan tek merci ya da daim ve baki olan demektir.

69 – El-Kâdir: Herşeye gücü yeten demektir.

70 – El-Muktedir: İktidar sahibi demektir.

71 – El-Mukaddim: Eşyaları layık olduğu yere koyan demektir.

72 – El-Muahhir: Dilediğini öne alıp dilediğini geriye bırakandır.

73 – El-Evvel: Ezelden beri var olan, varlığının başlangıcı olmaya, hiçbir şey yok iken de varlık sıfatını taşıyan demektir.

74 – El-Âhir: Ebedi olan, varlığının sonu olmayan, sonsuz kalıcı olan demektir.

75 – Ez-Zâhir: Sıfat ve fiillerinin eserleri ile varlığı apaçık olan, sayısız akli delillerle isbat edilen demektir. Bu isim; herşeyden üstün ve herşeye hakim, galib olan diye de açıklanmıştır.

76 – El-Bâtın: Yaratıkların gözlerinden gizli olan, gözlerin O'na bakmaya ve O'nu görmeye muktedir olmayan demektir.

77 – El-Valî: Bütün varlıkların tek sahibi ve mutasarrıfı olan demektir.

78 – El-Müteâli: Şanı yüce olan, iftiracıların isnad ettikleri noksanlıklardan pak ve üstün olan veya her türlü övgünün üstünde olan demektir.

79 – El-Berr: Kullarına şefkatli olup ikramda bulunan demektir.

80 – Et-Tevvâb: Kullarının tevbelerini bolca kabul buyuran demektir.

81 – El-Muntakim: İntikam alan demektir.

82 – El-Afuvv: Mü'min kullarının günahlarını affedici demektir.

83 – Er-Raûf: Kulları hakkında kolaylık gösteren demektir.

84 – El-Mâlik'ul Mülk: Yarattığı şeyler üzerinde dilediği şekilde tasarruf hakkına sahip olan, mülkün tek sahibi demektir.

85 - Zu'l -Celâli Ve'l İkrâm: Celal ve cemal sıfatlarının sahibi, büyüklük ve ikram sahibi demektir.

86 - El-Muksid: Adil olan, mazlumun hakkını zalim-den alan demektir.

87 - El-Câmi: Hesap günü için kullarını toplayan demektir.

88 - El-Ğanî: Hiçbir şeye muhtaç olmayan ve herşeyin kendisine muhtaç olması demektir.

89 - El-Muğnî: Dilediğine zenginlik veren demektir.

90 - El-Mâni: İtaatkar kullarını koruyup onlara yardım eden veya kullarını dilediklerinden men edip onlara zatının dilediğini veren demektir.

91 - Ed-Dâr: Dilediği kuluna zarar veren, O'nun takdiri olmadan kimseye fayda dokunmayan demektir.

92 - En-Nâfi: Dilediği kuluna menfaat veren, O'nun takdiri olmadan kimseye fayda dokunmayan demektir.

93 – En-Nûr: Görebilen gözler O'nun nuru ile görür. Yolunu şaşıranlar O'nun gösterdiği hidayet yolu ile nura kavuşup, aydınlığa çıkar.

94 – El-Hâdî: Hidayet veren demektir.

95 – El-Bedî: Eşyayı emsalsiz olarak yaratan demektir.

96 – El-Bâkî: Ebedi kalıcı olan demektir.

97 – El-Vâris: Bütün varlıkların hakiki mirasçısı olup hepsi yok olduktan sonra da kalıcı olan demektir.

98 – Er-Reşîd: İnsanları hayırlı yollara irşad edici demektir.

99 - Es-Sabûr: Hilim sahibi olan, azab etmede acele etmeyen demektir.

(İbni Mace)



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Facebook  Twitter  Google  Google