Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Önsöz  (Okunma sayısı 7317 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İslâm Meşalesi

  • Site Yetkilisi
  • *****
  • İleti: 713
  • Herşeye Rağmen Yola Devam!...
Önsöz
« : 06 Mart 2011, 18:22:54 »
Önsöz

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

إِنَّ الْحَمْدَ لِلَّهِ ، نَحْمَدُهُ ، وَنَسْتَعِينُهُ ، وَنَسْتَغْفِرُهُ ، وَنَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِنَا ، وَمِنْ سَيِّئَاتِ أَعْمَالِنَا ، مَنْ يَهْدِهِ اللَّهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ ، وَمَنْ يُضْلِلْ فَلاَ هَادِيَ لَهُ ، وَأَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ.

 يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ حَقَّ  تُقَاتِهِ وَلا تَمُوتُنَّ  إِلاَّ وَأَنْتُمْ مُسْلِمُونَ.

يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالا كَثِيرًا وَنِسَاءً وَاتَّقُوا اللَّهَ الَّذِي تَتَسَاءَلُونَ بِهِ وَالأَرْحَامَ إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَقُولُوا قَوْلا سَدِيدًا . يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَالَكُمْ  وَيَغْفِرْ  لَكُمْ  ذُنُوبَكُمْ وَمَنْ يُطِعْ  اللَّهَ  وَرَسُولَهُ فَقَدْ فَازَ فَوْزًا عَظِيمًا.

  أما بعد :

 فإن أصدق الحديث كتاب الله ، وخير الهدي هدي محمد  ، وشر  الأمور محدثاتها ، وكل محدثة بدعة، وكل بدعة ضلالة ، وكل ضلالة في النار

  
Allah-u teala'ya hamd olsun! O’na şükreder, O’ndan yardım diler, O’nun bağışlamasını isteriz. Nefislerimizin şerrinden, kötü amellerimizden O’na sığınırız. Allah-u teala  kime hidayet ederse onu saptıracak, kimi de saptırırsa ona hidayet edecek yoktur. Şehadet ederim ki; Allah-u teala‘dan başka ibadete layık ilah yoktur. O tektir, O’nun ortağı yoktur. Yine şehadet ederim ki; Muhammed sallAllahu aleyhi ve sellem O’nun kulu ve rasulüdür.

"Ey iman edenler! Allah’tan sakınılması gerektiği gibi sakının ve sizler ancak müslümanlar olarak ölün!"
(Ali İmran: 102)

"Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden sakının! Adına birbirinizden istekte bulunduğunuz Allah’tan ve akrabalık (bağlarını koparmak)tan sakının! Muhakkak ki Allah sizin üzerinize gözetleyicidir." (Nisa: 1)

"Ey iman edenler! Allah’tan sakının ve sözün en doğrusunu söyleyin ki (Allah) amellerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve rasulüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ulaşmış olur." (Ahzab: 70-71)

En doğru söz; Allah-u teala'nın kitabı ve en hayırlı yolu gösteren Rasulünün sünnetidir. En şerli şey; bidat olan şeydir. Her bid’at dalalettir. Her dalalet ateştedir.
 
  
 İnsanların hatta bütün mahlukatın varoluş gayesi; sadece Allah-u teala'ya ibadet etmek ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmamaktır.


Allah-u teala bu konuda şöyle buyuruyor:

"Ben, cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım."
 (Zariyat: 56)  

"Oysa onlar dini O’na has kılarak ihlaslı bir şekilde yalnız Allah’a ibadet etmekle emrolunmuşlardı." (Beyyine: 5)

"Öyleyse sen, yüzünü hanif dine; Allah’ın fıtratına çevir. Ki insanları onun üzerine yarattı. Allah’ın yaratmasında bir değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler." (Rum: 30)  

Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem da bu konuda şöyle dedi:

"Her doğan fıtrat üzerine doğar."   (Müslim)

Allah-u teala, kudsi bir hadiste şöyle buyuruyor:

"Ben, kullarımı hanifler (müslim ve muvahhid) olarak yarattım. (Sonra) Şeytan onlara hakim oldu. Onlara helal kıldığım şeyleri haram kıldı ve hakkında hiçbir delil indirmediğim halde bana şirk koşmalarını emretti." (Müslim)

İnsani ve cinni şeytanlar, insanları halis tevhidden uzaklaştırarak Allah-u teala’tan başkasına ibadet ettirmek için geçmişte uğraşmış ve bu uğraşılarına değişik yöntemlerle hala devam etmektedirler.

Bazen Allah-u teala’tan başkasına rüku ve secde etme ibadetini onlara meşru gösterirler.

Bu konuda başarılı olamazlarsa sadece Allah’ın yapabileceği bir meselede, yardım isteme ve dua etme ibadetini Allah-u teala’tan başkasına yapmayı onlara meşru gösterirler.

Bu konuda başarılı olamazlarsa, sadece Allah-u teala'ya yapılması gereken tevekkül etme ve sadece O’ndan korkma ibadetini başkasına yapmayı onlara meşru gösterirler.

Bu konuda başarılı olamazlarsa onları Allah-u teala‘tan başkasına boyun eğdirerek Allah’tan başkasına ibadet ettirmeye çalışırlar.

Bütün bunlarda da başarılı olamazlarsa onları, Allah’tan başkasının hükmüne muhakeme ettirerek veya Allah-u teala'nın haramını helal, helalini haram yaptırarak Allah-u teala’tan başkasına ibadet ettirmeye çalışırlar.

Hadisi kudside geçen:


"Şeytan onlara hakim oldu. Onlara helal kıldığım şeyleri haram kıldı ve hakkında hiçbir delil indirmediğim halde bana şirk koşmalarını emretti." sözünün manası işte budur.

Tevhid İslam’ın temeli ve özüdür.

İslam’ın diğer hükümleri, emirleri, nizamı hep ondan kaynaklanır. İslam’da mevcut olan ibadetler, hükümler mü’minlerin kalbindeki tevhidi sabitleştirir ve kuvvetlendirir.

Müslüman Allah’tan başka ibadete layık ilah olmadığına inandığı gibi rızık verenin, fayda verip zarara uğratanın, bütün kainat ve içindekilerde tasarruf hakkına sahip olanın sadece Allah olduğuna da inanır. Onun için sadece Allah’a ibadet eder, sadece O’ndan ister, sadece O’ndan diler, sadece O’ndan korkar ve sadece O’nu ve O’nun için sever.

Aynı şekilde müslüman, hüküm verme ve teşride bulunma hakkının sadece Allah’a ait olduğuna inanır. Onun için sadece Allah’ın hükmünü ve teşriini kabul eder.

Bütün nebi ve rasuller bu gerçeklere davet ettiği halde rasullere tabi olanların zihinlerinde sapmalar ve tahrifler meydana geldiği ve bununla birlikte kafirlerin rasullere tabi olanlara hükmedip onları saptırmaları sebebiyle yeryüzünde Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem’in dininin dışında sahih din kalmamıştır.

Allah-u teala bu dini asıllarıyla korumuştur. Tahrifçilerin eli bu dine uzanamamıştır. İnsanların hayatlarına hakim olan küfürler ve cahiliye adetleri onu tamamen örtememiştir. Onun için tevhidin hakikatleri bu dinin en önemli ve en bariz özellikleri olarak kalmıştır.

İslam ümmetinin ilk nesli ilimde, amelde, inançta ve davranışta bu tevhidin hakikatleri ve gerektirdikleriyle amel ettiler. Böylece Allah’ın rahmeti onları gölgeledi. Huzurla doldular. Ve Allah-u teala onları, sayı ve kuvvetleri ne kadar fazla da olsa düşmanlarına karşı muzaffer, aziz ve hakim kıldı.

Fakat günümüzde kendilerini İslam’a nisbet edenlerin sayıları fazla olmasına rağmen tevhidin manasını idrak etmekten, rükünlerini ve şartlarını yerine getirmekten gafil oldukları, aralarında tevhidin hükümleri kaybolduğu ve tevhid ile tevhidin zıddı olan şirkin sınırlarını karıştırdıklarından dolayı artık onlara göre tevhidi sağlamak için tevhid kelimesini sadece telaffuz etmek, yaşantıda uygulamaksızın sadece kalple inanmak, Rasulullah’a sadece sözde bağlanmak, baba ve dedelerden miras kalması ya da nüfus kağıdında yazılı olması yeterli olmuştur.

Bundan dolayı İslam davetçilerinin yapması gereken ilk şey insanları tevhide çağırmak, onları tevhide göre terbiye etmek ve şirkin her türünü yok etmek için çalışmaktır.

İşte bütün bu gayeleri hedefleyerek  bu kitap kaleme alındı.

Bu kitap;

İslam’ın aslını yani tevhidi, risaleti ve onların rükünlerini, şartlarını, onları bozan halleri Kur’an ve sünnetten delillerle ve alimlerin açıklamalarıyla soru - cevap şeklinde açıklamaktadır. Ta ki insanlar, özellikle kendilerini İslam’a nisbet edenler, Allah’ın sahih dininin neresinde olduklarını bilsinler. Ve, vakit geçmeden, fırsatı kaçırmadan gerçek İslam’a dönsünler ki Allah’ın azabından kurtulsunlar ve Allah’ın cennetine nail olsunlar. Çünkü Allah’ın cenneti ancak tevhidi gerçek manada sağlayan, sadece Allah’a ihlasla ibadet eden ve her türlü şirkten beri olan, uzak duran kişiler içindir.

Bu kitap Allah’ın rızasını kazanmak için kaleme alınmıştır.

Doğru yola ulaştıran O’dur.

Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun.

 



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Yapılan paylaşımlar vesilesi ile Allah'ın razı olmadığı, İslam'a zıt olan şirk (Allah'a ait hak, sıfat ve yetkileri Allah'tan başkasına veyahut Allah'la beraber başkasına vermektir) ve küfür (gerek inatla gerek cehaletle gerekse inat edenleri taklit sebebiyle Allah'ın tevhidini inkar ve rasulünü yalanlamaktır) içeriklere veyahut bunların savunuculuğunu yapan kurum veya kuruluşlara ulaşmanız halinde hiçbir sorumluluk kabul etmiyoruz.
Facebook  Twitter  Google