Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: İrtidat ve Mürtedin Hükmü  (Okunma sayısı 7037 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Hak Mücadelesi

  • Site Yöneticisi
  • *****
  • İleti: 1247
İrtidat ve Mürtedin Hükmü
« : 06 Mayıs 2010, 21:08:53 »



Günümüzde Kur'an ve sünnetin pratik hayatta hakim olmadığını ve onun yerine bir kısım müstekbirlerin kusur ve eksikliklerini yansıtan, kendi kafalarından icaat ettikleri kanunlarla halka zorla tahakküm ettiklerini görüyoruz.

Bu çağdaş tağutlar yeryüzünde bozgunculuk yaparak kendi nefislerinden kaynaklanan bu kanunlara sahte bir mükemmeliyet süsü vermekte ve İslama muhalif bu hükümleri, İslam ülkesi olduğunu iddia eden ülkelerde  uygulamaktadırlar.

Buna karşın insanlar bu tuğyan ve istikbara karşı sessiz kalıyor, buna rıza gösterip, Allah'ın dininin yeniden hakimiyeti için çaba sarfetmiyorlar. Oysa bu iman-küfür savaşıdır. Bir müslümanın böyle bir kavgada tarafsız kalması düşünülemez.

İnsanların bu kayıtsızlığının en önemli sebebi bir takım İslami temel kavramların yozlaştırılması suretiyle  bu kavramlara başka manalar verilmesi, dolayısıyla İslami akidenin insanların zihinlerinde net olmayışı ve insanlara açık bir şekilde anlatılmamasıdır. Öyle ise harekete başlayan İslami kadroların ilk ve temel görevi akideyi net bir şekilde ortaya koymak olmalıdır.

Bu gerçekten hareket ederek akideyi çok yakından ilgilendiren İslam’da irtidat ve mürtetin hükmü konusu Kur'an ve sünnet ışığında aydınlatmaya çalışılmıştır. Çünkü bu konu İslami literatürünün en temel ve en vazgeçilmez meselelerinden birisidir.

Ancak bu konuda bilgi edinmek isteyen kimse pek çok zorlukla karşılaşacaktır. Çünkü gerek bu konudaki temel eserleri temin  etmek gerekse de bunları okumak için geniş vakit ayırmak mümkün değildir.

Ayrıca bu kitaplar dağınık bir şekilde tasnif edildiğinden herkesin bundan istifade etmesi imkansızdır. Dolayısıyla irtidat ve mürtetin hükmü konusunu insanlara basit bir yolla delillerle beraber  anlatacak açık ve özet  bir  çalışmaya ihtiyaç vardır.

Bu kitabı  tasnif edilirken dört mezhep imamlarının ve bunların dayandıkları deliller zikredilmesi gerekli görülmüştür.  Çünkü, günümüzde insanlar bu noktada ifrat ve tefrit içerisindedirler.

Bir kısım insanlar cahili bir taassupla adeta futbol takımı tutar gibi bir mezhebe bağlanmakta ve her konuda  o mezhep imamının sözünü  almaktadır. Bunu alırken de Kur'an ve sünnette bunun  delilini araştırma cihetine gitmektedirler. Adeta imamların sözü şer'i bir  hüccetmiş gibi kabul edilmektedir. Oysa her müslüman bilir ki, İslami hükümler ancak şer'i kaynaklardan istinbat edilir. Mutlak doğru ancak Allah ve rasulünün bildirdiğidir. Bunun dışındaki söz, inanç ve fikirler ise ancak Kur'an ve sünnete uygunluk gösterdikleri nispette doğrudur.

Diğer bir grup ise delillere dayanmak hususunda aşırı gitmekte ve İslam alimlerinin söz ve ictihadlarını bir kenara atarak, derinlemesine araştırma yapmadan, hadisten hüküm çıkartarak adeta "müctehid" kesilmektedirler. Olaylara bu şekilde bir yaklaşım kendi görüş ve fikirlerini büyük bir hassasiyetle Kur'an ve sünnete dayandırma uğraşında olan ve bu hususta kılı kırk yararak, titizlikle araştırma yapan saygı değer İslam alimlerine ve onların bıraktıkları paha biçilmez değerdeki İslami fıkıh kültürü birikimine yapılan çok büyük bir haksızlıktır.

Bu sebeple onların görüş ve sözlerine itibar etmeyip bir kenara atmak ne kadar büyük bir haksızlıkla bunları Kur'an ve sünnete dayandırmamakta aynı derecede büyük bir gaflet ve cehalettir.

Bu araştırmanın gayesi ise irtidat kavramını ve İslam’da mürtede uygulanacak ahkamı açıklamak ayrıca müslüman kimdir, bir insan İslam’a girdikten sonra mürtet olabilir mi?

Müslümanların mürtede karşı tavrı nasıl olmalıdır ve bunun gibi sorunları Kur'an ve sünnet çerçevesinde irdeleyerek dört mezhebin görüşleriyle beraber açık ve öz bir şekilde okuyucuya sunmaktır. Ki herkes bu ölçüler çerçevesinde İslam’a göre kendi durumunu bilsin ve tavrını belirlesin.

Bu kitabın doğruları İslam’a, hataları ise yazara aittir. Allah'tan bu araştırmayı Kur'an ve sünnet çizgisinde yürüme gayretinde olan bütün müslümanlara hayırlı kılmasını dileriz.




SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Yapılan paylaşımlar vesilesi ile Allah'ın razı olmadığı, İslam'a zıt olan şirk (Allah'a ait hak, sıfat ve yetkileri Allah'tan başkasına veyahut Allah'la beraber başkasına vermektir) ve küfür (gerek inatla gerek cehaletle gerekse inat edenleri taklit sebebiyle Allah'ın tevhidini inkar ve rasulünü yalanlamaktır) içeriklere veyahut bunların savunuculuğunu yapan kurum veya kuruluşlara ulaşmanız halinde hiçbir sorumluluk kabul etmiyoruz.
Facebook  Twitter  Google