Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Önsöz  (Okunma sayısı 6000 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Hak Mücadelesi

  • Site Yöneticisi
  • *****
  • İleti: 1259
Önsöz
« : 19 Aralık 2009, 13:30:46 »
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

إِنَّ الْحَمْدَ لِلَّهِ ، نَحْمَدُهُ ، وَنَسْتَعِينُهُ ، وَنَسْتَغْفِرُهُ ، وَنَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِنَا ، وَمِنْ سَيِّئَاتِ أَعْمَالِنَا ، مَنْ يَهْدِهِ اللَّهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ ، وَمَنْ يُضْلِلْ فَلاَ هَادِيَ لَهُ ، وَأَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ.


 يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ حَقَّ  تُقَاتِهِ وَلا تَمُوتُنَّ  إِلاَّ وَأَنْتُمْ مُسْلِمُونَ.

يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالا كَثِيرًا وَنِسَاءً وَاتَّقُوا اللَّهَ الَّذِي تَتَسَاءَلُونَ بِهِ وَالأَرْحَامَ إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَقُولُوا قَوْلا سَدِيدًا . يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَالَكُمْ  وَيَغْفِرْ  لَكُمْ  ذُنُوبَكُمْ وَمَنْ يُطِعْ  اللَّهَ  وَرَسُولَهُ فَقَدْ فَازَ فَوْزًا عَظِيمًا
.

  أما بعد :

 فإن أصدق الحديث كتاب الله ، وخير الهدي هدي محمد  ، وشر  الأمور محدثاتها ، وكل محدثة بدعة، وكل بدعة ضلالة ، وكل ضلالة في النار

 
 
Allah-u Teâlâ'ya hamd olsun! O’na şükreder, O’ndan yardım diler, O’nun bağışlamasını isteriz. Nefislerimizin şerrinden, kötü amellerimizden O’na sığınırız. Allah-u Teâlâ  kime hidayet ederse onu saptıracak, kimi de saptırırsa ona hidayet edecek yoktur. Şehadet ederim ki; Allah-u Teâlâ‘dan başka ibadete layık ilah yoktur. O tektir, O’nun ortağı yoktur. Yine şehadet ederim ki; Muhammed aleyhisselâm O’nun kulu ve rasulüdür.

"Ey (Allah’a, rasulüne ve ona indirilene) iman edenler! Allah’tan korkulması gerektiği gibi korkun (O’nun nimetlerine şükredin, emirlerine itaat edip yasaklarından uzak durun) ve (cenneti kazanmak istiyorsanız) ancak Müslümanlar olarak ölün (ölüm size gelinceye kadar şirkten uzak durup tevhid dini İslam’a sımsıkı sarılın)!" (Ali İmran: 102)

"Ey insanlar! Rabbinizden korkun (O’nun emirlerini yerine getirip yasaklarından uzak durun). O, sizi bir tek nefisten (Adem’den) yaratan, ondan eşini (Havva’yı) yaratan ve bu ikisinden birçok erkek ve kadın meydana getirip dünyanın her yerine yayandır. Adını zikrederek birbirinizden istekte bulunduğunuz Allah’tan korkun ve akrabalık bağlarına riayet etmemekten sakının. Muhakkak ki Allah üzerinize gözetleyicidir (yaptığınız her şeyi bilir ve ona göre hesap soracaktır)." (Nisa: 1)

"Ey iman edenler! Allah’tan sakının ve sözün en doğrusunu söyleyin ki Allah, amellerinizi kabul etsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve rasulüne itaat ederse en büyük kazancı elde etmiş olur." (Ahzab: 70-71)


En doğru söz; Allah-u Teâlâ'nın kitabı ve en hayırlı yolu gösteren Rasulünün sünnetidir. En şerli şey; bidat olan şeydir. Her bidat dalalettir. Her dalalet ateştedir.

 
 
Allah’ın şeriatını bırakıp kendi heva ve heveslerine göre şeriat uydurup dinlerini değiştiren Yahudiler;

- alçak,

- kindar,

- hilekar,

- tamahkar,

- kalleş,

- nankör,

- sinsi,

- düzenbaz,

- sözünde durmayan,

- insanlara zarar vermek için ellerinden geleni yapan; iğrenç bir topluluktur ve bu özellikler onların genel karakterlerini teşkil eder.

Allah-u Teâlâ onları Kur’an-ı Kerim’de şöyle vasfediyor:

"Yahudiler (kıtlık isabet edince): “Allah’ın yed’i bağlıdır (bize rızık vermekte cimridir).” dediler. Söyledikleri bu sözden dolayı onların elleri bağlansın (hayır yapamaz hale gelsinler) ve lanete uğrasınlar (Allah’ın rahmetinden kovulsunlar). Bilakis, Allah asla cimri değildir. Allah’ın iki yed’i açıktır (O’nun rahmeti, ikramı ve nimetleri boldur); nasıl dilerse öyle rızık verir (kimse O’nu engelleyemez). (Ey Rasul’üm!) Muhakkak ki sana Rabbinden indirilen kitap, (haktan yüz çevirmeleri ve haset etmeleri sebebiyle) onlardan (Yahudilerden) çoğunun azgınlık ve küfrünü daha da artırmaktadır. Onların taifeleri arasına kıyamet gününe kadar düşmanlık ve kin yerleştirdik. Ne zaman savaş çıkarmak isteseler (hain plan ve tuzaklar hazırlasalar) Allah (aralarına ihtilaf sokarak) çıkarmak istedikleri savaş ateşini söndürür. Buna rağmen yeryüzünde hep fesat çıkarmaya (çeşitli hilelerle İslam şeriatini hayatın her alanında etkisiz hale getirmeye) çalışırlar. Bilin ki Allah (İslam şeriatini ve ona tabi olan gerçek mu’minleri ortadan kaldırmaya çalışan) fesatçıları asla sevmez." (Maide:64)

Yahudilerin karakterleri insanların, tarihin ve Allah’ın şahitliği ile işte böyledir.

Bizler müslümanlar olarak; uyanmaları ve aldanmamaları için yahudilerin hakikatini, kurduğu tuzak ve planları insanlara anlatmalıyız.

Bizim bu hakikatleri insanlara anlatmakta ki gayemiz, onlardan uyuyanları uyandırmak, kananları uyarmak, iki yüzlüleri ortaya koymak, yahudilerin peşine düşenleri ve onları taklit edenleri ortaya çıkarmaktır.

Yeryüzünde kendisini müslüman olarak adlandıranlara diyoruz ki; biz İslam’a sarıldığımız müddetçe aziz, İslam’ı bıraktığımız müddetçe de zelil olduk. Biz yahudilerin tuzaklarına ancak Allah’ın istediği İslam’ı tam bilmediğimiz veya İslam’dan yüz çevirdiğimiz zaman düştük.

Biz İslam’dan yüz çevirip onu öğrenmek için gayret göstermediğimizde Allah-u Teâlâ’da bizi onlara köleler yapmak suretiyle zelil duruma düşürdü. Eğer biz eski şeref ve izzetimize tekrar kavuşmak istiyorsak bilmeliyiz ki gerçek şeref ve izzet ancak Allah ve Rasulü’ne tam teslimiyetle kazanılır. Zira Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

"İzzet (şeref) Allah’ın, Rasulü’nün ve inananlarındır."  (Münafikun: 8 )
 

___________________________________________________________________________________________________________________________________________________
Not: Fuad Abdurrahman er-Rifai Müslüman değildir; kitabını, içerdiği bilgiler doğru olması sebebiyle yayımlamaktayız.



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Facebook  Twitter  Google  Google