Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in Gönderilmesinden Önce Yahudiler  (Okunma sayısı 6166 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Hak Mücadelesi

  • Site Yöneticisi
  • *****
  • İleti: 1259
Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in Gönderilmesinden Önce Yahudiler
 
 
Musa aleyhisselam’a uyan yahudiler İbrahim aleyhisselam’ın oğlu İshak aleyhisselam’ın ve onun oğlu olan Yakup aleyhisselam’ın soyundandırlar. Yakup aleyhisselam’ın oğlu Yusuf aleyhisselam’ın çağrısıyla Mısır’a göç eden yahudilerin orada nesilleri oldukça çoğaldı. Genellikle bütün Yahudiler Yusuf aleyhisselam ve kardeşlerinin oluşturduğu on iki kardeşin (sıbt) neslindendir. Onlar Mısır halkının arasına karışıp onlarla haşır neşir olmayı istemeyerek kendilerini daima onlardan ayrı tuttular. Her bir kabilenin soyunun diğer bir kabilenin soyuyla karışmaması, hangi kabileye kimlerin mensup olduğunun bilinmesi ve şerefli saydıkları neseplerinin korunmasını garanti altına alma isteği ve de nebiler soyundan olmaları itibariyle diğer milletlere karşı olan üstün gelme hevesleri sonucu onları diğer milletlerden ayıran karakteristik özelliklerini muhafaza edebilmeleri için aralarında anlaşmaya vardılar.

Mısır da yaşadıkları bu ayrılık ve bununla birlikte soylarını üstün görüp yüceltme hisleri, Mısır da ki durumlarını endişe verecek acı bir hale soktu. Mısır da yaşayan yabancı bir topluluk olmaları Mısırlıların ve firavunların kendilerine karşı tavır almalarına sebep oldu. Öyle ki Mısır firavunlarından birisi onları çok şiddetli baskı, zulüm ve işkenceye tabi tutmuştur.

Allah-u Teâlâ düştükleri bu alçaltıcı durumdan İsrailoğullarını kurtarmasında ki nimetini hatırlatarak şöyle buyurmaktadır:

"(Ey İsrail oğulları!) Bir zamanlar, sizi (atalarınızı) şiddetli azaba uğratan Firavun ve ona tabi olan kavminden kurtarmıştık." (Bakara:49)

Bu şekilde Mısır da ki yahudilerin sert darbe ve şiddetli baskılar karşısında korku ve endişe dolu bir atmosferde yetişen nesilleri gittikçe çoğalmaktaydı. İşte bu durum çoğalan neslin zihinlerinde derin izler bırakarak hayat ve insan  hakkındaki karakteristik görüş ve bakış açılarını, insan yaşantısındaki toplumsal yaşam prensiplerini belirli bir rotaya koymasını sağladı. İçlerinde gizledikleri kin ve intikam duygusunu rengi ve cinsi ne olursa olsun her insana karşı devam ettirdiler. Bu gibi özellikleri kıyamete kadar devamlı kalacak köklü bir miras haline dönüştü. Allah-u Teâlâ Hz. Musa aleyhisselam’ın komutası altında onları Mısır dan çıkartarak firavunun zulmünden denizi yararak kurtardı. Kudret helvası ve bıldırcın ile nimetlendirdi.

Hz. Musa aleyhisselam Rabbiyle görüşmeye gittiğinde Hz. Harun aleyhisselam’ı zayıf görerek altın buzağıya tapındılar. Musa aleyhisselam dönünce de onu birtakım şeylerde zorladılar. Dediler ki:

"“Ey Musa! Biz Allah'ı gözlerimizle apaçık bir şekilde görmedikçe sana inanmayız." (Bakara:55)

Allah-u Teâlâ onların üzerine tehdit olarak Tur Dağını kaldırınca da korkarak teslim olup söz vermelerine rağmen tekrar ahitlerini bozdular. Musa aleyhisselam’a isyan ederek Allah-u Teâlâ’nın avlanmayı yasakladığı cumartesi gününde ki alışkanlıklarına dönünce Allah-u Teâlâ onları maymun ve domuzlara çevirdi. Bundan sonra kutsal yere girmelerini emretmesine rağmen bunu reddetmelerine karşılık olarak Allah-u Teâlâ onları uçsuz bucaksız bir çölde başıboş kaybolmuş bir şeklide kırk sene kalmaları suretiyle cezalandırdı. Çölde kırk sene kadar cezalarını çektikten sonra Allah-u Teâlâ onları affıyla nimetlendirdi. Kutsal şehir Kudüs’e girdiler. Ama bu kez de isyan ederek söylemeleri emredilen sözü değiştirdiler.

Birbiri ardı sıra kendilerine nebiler geldikçe tuzaklar hazırlayıp onları öldürdüler ve dünyada bozgunculuk çıkartarak Allah’ın dinini tahrif ettiler. Sonra Allah-u Teâlâ  onlara İsa aleyhisselam’ı gönderdi. İşledikleri kötülük ve sahtekarlıklarından vazgeçmeleri, yaptıkları hatalarından dönmeleri tahrif ettiklerini düzeltmeleri ve de ona uymaları gerekirken İsa aleyhisselam’ı öldürmeye karar verdiler. Fakat Allah-u Teâlâ O’nu onların elinden kurtardı.

Allah Tebareke ve Teala bu konuyla ilgili olarak buyuruyor ki:

"Onları rahmetimizden kovmamızın ve kalplerini mühürlememizin bir sebebi de (övünerek ve alay ederek yalan yere): “Muhakkak ki biz, Allah’ın rasulü olan Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdük.” demeleridir. Hayır, kesinlikle onların iddia ettiği gibi değil! Onlar İsa’yı ne öldürdüler ne de onu çarmıha gerdiler. Fakat onlar, İsa’nın benzerini çarmıha gerip öldürdüler." (Nisa: 157 )

Allah’ın Rasulü’yle böylesine küstahça alay etme ve ona meydan okuma onların kanına nasıl işledi.?!... Övünerek ve alay ederek diyorlardı ki:

“Muhakkak ki biz, Allah’ın rasulü olan Meryem oğlu İsa Mesih’i öldürdük.” (Nisa:157 )

Aralarında yaşadığı müddetçe Mesih aleyhisselam’a yaptıklarıyla yetinmediler. Mesih aleyhisselam hakkında ki iftiralarını, kendilerinden sonra gelecek nesillerine iletmek amacıyla yalanlarla dolu kitapları "TALMUD" a yazdılar.

(Talmud: Yahudilere dinini, ahlakını ve adabını öğreten bir kitaptır. Bu kitap da Yahudilerin uygulaması gereken gizli emirler mevcuttur. Tevrat dan ayrı bir kitap olup içinde birbirine zıt ve çelişkili haberler vardır.)

"Talmud"
da İsa aleyhisselam’dan şöyle bahsedilmektedir.

1 - Yesu-İsa aleyhisselam Yahudi dininden döndü ve putlara taptı.

2 - Mesih aleyhisselam deli, sihirbaz ve putperesttir.  Ona uyan mesihiler de onun gibi kafirdirler.

3 - İnsanlar içerisinde kafir olanların en alçağı Mesih aleyhisselam ve ona uyanlardır.

4 - Mesihilerin kiliseleri sapıkların yuvaları ve putlara tapılan yerlerdir.  Buraların Yahudiler tarafından tahrif edilmesi gerekir.

5 - Zulüm ve sapıklığın odağını teşkil ettiği ve yanlışlarla dolu olduğu için Hıristiyan incililerinin yakılması gerekir.

6 -
Hıristiyan kiliseleri pislik yerleri ve oradaki vaizler de havlayan bir köpektir.

7 - Her Yahudi’nin her gün üç defa Hıristiyanlara lanet etmesi gerekmektedir.

8 - İsa aleyhisselam ateş, katran ve ziftin arasında cehennemin en dip köşesindedir. İsa aleyhisselam’ı annesi Meryem zina yoluyla Askeri Bendara’dan hamile kalmak suretiyle dünyaya getirmiştir.
 



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Facebook  Twitter  Google  Google