Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'den Sonraki İnsanlar  (Okunma sayısı 5313 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Hak Mücadelesi

  • Site Yöneticisi
  • *****
  • İleti: 1259
BİRİNCİ BÖLÜM
 
 
Rasulullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'den Sonraki İnsanlar

 
 
Yahudi şeytanları, Kur’an ve sünneti tahrif etme noktasındaki çabaları sonuçsuz kalınca; güçlerini bu kez müslümanların kendileriyle İslam arasında ki bağı koparmaya yönelttiler. Öyle ki, müslümanlar arasına bozuk olan inançları yayıp müslümanların dinlerinde şüpheye düşmelerine neden oldular. Onların kalplerini hastalandırıp akıllarını işlemez hale getirdiler. Artık müslümanlar iyiliği bilmez kötülüğü reddetmez hale geldiler. Tam manada Rablerini tanımaz, hakla batılı, iyiyle kötüyü, helalle haramı ayırd edemez oldular. (Ancak Allah’ın hidayet ettiği kişi müstesna)

Yahudiler müslümanlar arasına ayrılık tohumu ekmede başarılı oldular.

Nerede doğru yoldan sapmış bir cemaat, sapık bir mezhep, garip bir söylenti ve nerede de Kur’an ve sünnetten uzak bir topluluk varsa orada muhakkak yahudinin parmağı vardır.

Böylelikle münafık yahudiler bu safların arasına sapık fikirlerini yerleştirip onu devamlı beslemektedirler.

Bahsetmiş olduğumuz Kur’an ve sünnetden uzak bu topluluklar müslümanların arasında ayrılığı yaydılar ve böylece belli  bir sabit fikre sahip gruplar türedi. Mutezile, Kaderiye, Hariciler, Şia vb. Bu sapık cemaatlerden belli bir sabit fikre sahip olanların her birisi; karşısındaki  toplulukla savaşan ve tartışan fırka haline dönüştü. Bu çekişme bazen sözle bazen de kılıçla oldu.

Münafık Yahudiler; Kominizm, Sosyalizm, Milliyetçilik, Liberalizm, Demokrasi vb. gibi fikir sistemlerini, yönetim tarzlarını ve gruplarını insanlara süslü göstermeyi başardılar. Yahudiler bu sapık yapılaşmalara fertleri çekebilmek için; içkiyi, kadınlı erkekli toplantıları, kumar masalarını, parti kutlamaları ve açık oturumları kullanarak sonuçta dünyanın çeşitli bölgelerinde ki milyonlarca insanı kötü bir bataklığa sürüklemeyi başardılar.

Yahudi ve şeytan şerrin ve fitnenin iki yüzüdür.

Şeytan, şerrin ve fitnenin gizli yüzü, yahudiler ise açık yüzüdür.

Yahudinin hayat hikayesini okuyan kimse, yahudinin kimliğinde (şahsında) şeytanı gördüğüne biran bile şüphe etmez. Öyle ki sanki şeytan insan suretinde görünür ve her bir yahudinin teker teker şahsında yer alır.
 
 
Denilebilir ki; Yahudinin bütün bunlardan amacı nedir?.

Niçin Yahudiler bütün vakit ve onca çabalarını yeryüzünde bozgunculuğun ve ahlaki çöküşün yayılması ve insanların hayatlarından İslam’ın uzaklaştırılması için sarf ediyorlar.

Bunun sebebinin asırlardan beri yahudilerin gizli olan planlarının esaslarını; bütün yeryüzünü istila etmek, oraya Davud aleyhisselam neslinden bir kralın hükmetmesini sağlamak, İsrail oğullarını eski mülklerine tekrar kavuşturmak ve bütün halkları kendilerine tekrar boyun eğmek oluşturmaktadır.

Aynı zamanda öncelikle Kudüs (Orşelim)’ü yahudi hükümetinin merkezi haline getirmek, sonra eski Roma imparatorluğunun başkenti olan Roma’yı ilelebet başkent kılmakla gizli planlarının bir kısmını teşkil etmektedir.

İslam dinini ve ahlakının tam kökleştiği yerlerde yahudiler istila ve köleleştirme hareketlerinde güçsüz düştüklerinden dolayı bu mücrimlerin yaptıkları ilk iş yeryüzü halkını din ve ahlaktan uzaklaştırmak için bütün güçlerini kullandılar.
 



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Facebook  Twitter  Google  Google