Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Protokollerin Yayılmasının Yahudilerde Meydana Getirdiği Dehşet  (Okunma sayısı 5304 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Hak Mücadelesi

  • Site Yöneticisi
  • *****
  • İleti: 1259
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
 
 
Protokollerin Yayılmasının Yahudilerde Meydana Getirdiği Dehşet

 
 
1901 senesinde NİLOS’un eline geçen kitap Rusya’da ilk kez 1902 yılında birkaç nüsha halinde basıldı. Böylelikle yahudilerin insanlık üzerine tasarladıkları korkunç emel ve niyetleri gün ışığı gibi ortaya çıktı. Korku, heyecan ve dehşetten şaşkına dönen yahudiler yeryüzünün kendi şer planlarını öğrenmeye başladıklarını gördüler. Böylelikle Rusya’da yahudilere karşıt hareketler yaygınlaştı. Hatta bir keresinde yahudilerden on bin kişiyi öldürdüler. Yahudiler bu durum karşısında paniğe kapıldılar.

Bunun üzerine siyonizmin babası kötü ve iğrenç ruhlu liderleri Thedor Hertzel harekete geçti ve bu skandal karşısında bağırıp çağırmaya ve yırtınmaya başladı. Akabinde ise "Kudüs Akdas" yerinden yahudilere ait bazı gizli vesikaların yayılmasının kendilerine zarar getireceğini ifade eden bir demeçte bulundu. Bu demecini sadece yahudiler arasında yayarak bu konu üzerinde kendilerinin ehemmiyetle durmaları gerektiğini vurguladı. Bunun akabinde yahudiler bu protokollerin kendilerine ait olmadığını sadece kendilerine atılmış bir iftira olduğunu belirtmelerine rağmen dünya halkı onların bu iddialarına inanmadı.

Zaten yeryüzünde vuku bulan olayların yalnız yahudi çıkarlarına tesadüfen ve her zaman için uygun düşmesi mümkün değildir. Şayet bu uygunluk her zaman için yahudi lehine gelişim gösterip yahudi dışında kalanların ise aleyhlerine gelişim gösteriyorsa bunun rastlantı olması mümkün değil, bilakis amaçlı ve belli bir program dahilinde cereyan eden olaylar zinciri şeklinde düşünülmesi gereken bir gerçektir.

İşte bu bütün önemli dünya olaylarında yahudi parmağının varlığını gösteren yeterli bir kanıttır. Bunda şüphe ve inkarı gerektirecek bir sebep yoktur. Yahudilerin kendilerini savunmak için ortaya attıkları iddialardan insanlar yüz çevirdiler ve bu protokollerin yahudilerin kendilerinin yapmış olduğuna tam ve kesin olarak inandılar. Bu protokoller bir yandan yayılırken, bir yandan da çeşitli Rus dil ve lehçelerine tercümesi yapıldı. Bundan sonra Rusya’nın her yanında yahudilere işkenceler baskılar yaygınlaştı.

Bunun üzerine yahudiler haklarında yazılmış ve sürekli bir şekilde yayılmakta olan kitapların fazla yayılmasını önlemek için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Meseleyi en kısa yoldan kapatmaya çalıştılar. Bu yüzden piyasadaki fiyatı ne olursa olsun nüshaları satın almaya başladılar. Fakat piyasadan bütün nüshaları çekmekte başarısız kaldılar. Son çözüm çaresi olarak Rusya’ya diplomatik baskı yapma yoluna gittiler. Böylelikle de aleni olarak kitabın neşrini durdurmak ve kendilerine karşı yapılan baskı ve işkenceleri yok etmek için Avrupa’nın değişik bölgelerindeki özellikle İngiltere’deki liderlerden, değişik otoriter güçlerden yardım istediler ve bu amaç uğrunda bir takım tehditleri, kadını ve altını araç olarak kullandılar. Ve uzun süren çabalar amaçlarına ulaştılar.

Fakat Nilos yahudilerin baskısı yapılan kitaplara neler, yaptığını, o kitapları bir an önce piyasadan çekmek için nasıl çalıştıklarını ve olayı kapatmak için ne denli uğraştıklarını ifade eden önsözüyle beraber yahudiler hakkındaki bu protokolleri içeren kitabı 1905 yılında tekrar neşretti. Bu baskı gizli yollarla ve her nedense olağanüstü bir hızla tükendi. Çünkü yahudiler bütün alçak ve hileli yolları kullanarak kitabın nüshalarını piyasadan çektiler ve sonra yaktılar. Kitap, 1911 senesinde tekrar basıldı ve ilk baskıda olduğu gibi yine hızlıca tükendi.

Kitap 1917 yılında tekrar basıldığında başa geçen yeni komünist Rus hakim kitabın son baskısına el koydu. Bu el koyma hadisesi her nedense Çarlık Rusyasında olmuyor da 1917 Rus-Bolşevik devriminin hemen akabinde gerçekleşiyor. İşte bu, Rusya’daki komünist devriminin mimarlarının kimler olduğunu bize apaçık bir şekilde açıklayan bir kanıttır.

İhtilalden sonra Rusya’da protokoller hala kayıptır. Kitabın 1905 baskısından bir nüshası Londra’daki Britanya müzesine ulaştırılmış orada mühürlenmiş ve 1917 Rus Bolşevik inkılabı oluncaya dek bu nüsha öylesine bırakılmıştı. Bu sıralarda Rusya’da gerçekleşen inkılabın detaylarıyla ilgili haberleri yayıp, gazeteye aktarmayı Morning Post gazetesi muhabirlerinden Victor Marsden üstlendi. Bu muhabir Rusya’ya gitmeden önce ziyaret ettiği Britanya müzesinde içinde protokollere ait olan nüshayı okudu. Sonra bu nüshanın nedenli tehlikeli olduğunu ve yahudiler için açıklanması halinde oldukça zararlı olabilecek bir belge niteliğinde olduğunu anladı.

Kitabın yazarı olan Nilos’un protokollerden edindiği bir takım ipuçlarından Rus ihtilalinden on iki sene öncesinden Rusya’da böylesine bir ihtilalin gerçekleşeceğini tahmin etmesi ve bunu kitabında aktarması İngiliz gazete muhabirinin dikkatini çekti. Bu yüzden kitabın ilginçliği ve gerçekçi oluşundan dolayı İngilizce’ye tercüme etmeye karar verdi ve onun bir an önce neşredilmesi için kolları sıvadı. İngilizce’ye tercüme edilen bu kitap birbiri ardı sıra defalarca basıldı.

Beşinci ve son baskı 1921 yılında yapıldı. Bu tarihten sonra ne İngiltere’de ve ne de Amerika’da hiçbir yayımcı bir daha kitabın basımına cesaret edemedi.

1919 senesinde kitap Almanca ya tercüme edildi ve Berlin’de yayınlandı. Sonra bir çok nüshası toplatıldıktan sonra basımı durduruldu. Bu olay Almanya’da mevcut yahudi potansiyelinin ne kadar etkin olduğunun açık bir delilidir.

Yahudilerin, protokoller gerçeğini dünya halkının gözlerinden uzak tutmadaki olağanüstü gayret ve çabalarına rağmen, kitabın savaştan sonra Fransa, İtalya, Polonya, Amerika, gibi ülkelerde yerel dillere olan tercümeleri yayıldı. Ancak her nedense buralardaki nüshalarda ansızın ve şaşırtıcı bir şekilde piyasadan hızla kaybolmaktaydı. 
 



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Facebook  Twitter  Google  Google