GENEL KONULAR > Cehalet Özrü

Dünyada Tevhid Daveti Herhangi Bir Şekilde Kendisine Ulaşmayan Kişiler var mıdır

(1/1)

İnşirâh:
Bu konuda alimler ihtilaf etmişlerdir.

1) Bazı alimlere göre aklen caiz olmasına rağmen  şer’an tevhidin kendisine dünyada ulaşmadığı kimseler yoktur.

Delilleri ise; Kuran’ı kerimde dünyada her şahsa rasul gönderildiğini  ve ona  huccet ikame edildiğini bildiren ayetlerdir. Ayrıca bu alimlere göre dünya imtihan ve sorumluluk yeridir. Ondan sonra sorumluluk ve imtihan yoktur.

Bu görüş sahibleri aşağıdaki ayetlerin genel manasını delil olarak gösterdiler:

“Muhakkak biz, seni müjdeleyici ve korkutucu olarak hakla gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki onların arasında bir uyarıcı bulunmamış olsun.” (Fatır: 24)

“İnsanların Allah’a karşı bir delili olmaması için cennetle müjdeleyici cehennemle korkutucu rasuller gönderdik. Allah Aziz’ dir, Hakim’dir.” (Nisa: 165)

“Biz senden önce hiçbir rasul göndermiş olmayalım ki ona: “Benden başka ibadete layık ilah yoktur, yalnız bana kulluk edin” diye vahyetmiş olmayalım.” (Enbiya: 25)

“İnkar eden o kimseler derler ki: “Rabbinden ona bir ayet indirilseydi ya.” Muhakkak ki sen, bir (korkutucu ve) uyarıcısın. Ayrıca her kavim için bir hidayet edici vardır.” (Ra’d: 7)

“Andolsun ki her ümmete: “Allah’a ibadet edin ve tağuttan kaçının” diye (söylemeleri için) bir rasul gönderdik. Böylelikle onlardan kimine Allah hidayet etti ve onlardan kiminin üzerine de sapıklık hak oldu. Öyleyse yeryüzünde gezin de yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın.” (Nahl: 36)

“Öfkeden neredeyse parçalanacak! Oraya bir grup her ne zaman atılsa onun bekçileri onlara: “Size bir (korkutucu ve) uyarıcı gelmedi mi?” diye sorarlar.” Derler ki: “Evet, gerçekten bize bir (korkutucu ve) uyarıcı geldi. Fakat biz (onu) yalanladık ve dedik ki: “Allah hiçbir şey indirmedi, siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz.” (Mülk: 89)

“Ey cin ve insan topluluğu! Sizin içinizden ayetlerimi size anlatan ve karşılaşılan şu gününüzle sizi uyaran rasuller size gelmedi mi? Derler ki: “Nefislerimiz üzerine şahitlik ederiz.” Dünya hayatı onları aldatmış ve gerçekten kafir olduklarına dair kendi nefisleri üzerine şahitlik etmişlerdir.” (En’am: 130)

Ayrıca Beni Müntefak’ın hadisini delil gösterdiler.

Müntefak’ın oğlu Rasulullah’a:

“Ey Allah’ın rasulü! Cahiliyede ölmüş olanlara geçmişte işlediği hayırlardan dolayı bir mükafat var mı?” diye sordu. Bunun üzerine Kureyş’ten bir müslüman:

“VAllahi senin baban olan Müntefak ateştedir” diyerek cevab verdi. Bu sözü duyunca  sanki yüzümün cildi ile eti arasında çok şiddetli bir sıcaklık hissettim. Çünkü bunu bana insanların arasında söyledi. Bundan dolayı Rasulullah’a:

“Ey Allah’ın rasulü! Senin baban böyle midir?” diye soracaktım fakat daha güzel bir üslup kullanarak Rasulullah’a: “Ey Allah’ın rasulü senin cahiliyede ölmüş ehlinin durumu nedir?” diye sordum. Rasulullah bana şöyle cevap verdi:

“Benim cahiliyede ölmüş ehlim de aynı şekilde ateştedir. Mezarlığa git, yanından geçtiğin Amir, Kureyş ya da Devs kabilelerinden olan herhangi bir ölüye: “Muhammed beni sana, seni üzecek bir haberle gönderdi. Ateşte yüzüstü ve karın üstü  sürüneceksiniz” de.” Bunun üzerine Rasulullah’a şöyle dedim:

“Onlara niçin böyle yapılacaktır? Halbuki onlar  ancak yapabileceklerini yapıyorlar, yaptıkları konusunda ıslahçı olduklarını zannediyorlar ve bundan başka bir şey yapamıyorlardı.” Bunun üzerine Rasulullah (s.a.s) şöyle dedi:

“Çünkü Allah (c.c) her yedi ümmet sonunda bir nebi gönderdi. Kim bu nebiye karşı gelirse sapıklardan, kim bu nebiye itaat ederse hidayete kavuşanlardan olur.” (Ahmed)

Şer’an “dünyada tevhidin kendisine herhangi bir sebeple ulaşamadığı kişiler yoktur” diyen alimler fetret ehli diye birşey kabul etmediler ve kıyamet gününde  imtihan edilecek dört kişinin hadisini sahih görmediler. (Kurtubi tefsiri İsra 15 ayetinin tefsirine , İbni Kesir C: 5 S. 54 , Alusi tefsiri  c: 15  s: 37 ve İbni Rüşd’ün El Mukaddimat C: 1 S:266’ya bakabilirsin .)
 
 
2) Bazı alimlere göre hem aklen, hem şer’an dünyada fetret ehli diye isimlendirilen ve tevhid daveti kendisine ulaşmayan kişiler vardır.

Delilleri ise; Allah’ın kıyamet gününde imtihan edeceği dört kişinin hadisidir. Bu hadisi sahih gördüler ve görüşlerine delil gösterdiler. İbni Kesir, Kurtubi, İbni Teymiye, İbni Kayyım, İbni Hazm ve Şankıtiy bu alimlerdendir. (Tefsir İbni Kesir c: 5 s: 55 İbni Kayyım Tariku’lHicreteyn s: 414 İbni Hazm Elİhkam  c: 5 s: 686 Şankitiy Edvau’lBeyan c: 3 s: 348 440  Bak)
 
 
Ahirette imtihan edilecek dört kişiyle ilgili olarak delil aldıkları hadis şöyledir:
 
El Esved b. Seri’ (r.a)’den Rasulullah (s.a.v)’in şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“Kıyamet gününde dört çeşit insan konuşacaktır. Hiç duymayan sağır, deli, çok yaşlı olan ve fetret döneminde ölenler.

Sağıra gelince... Şöyle diyecek: “Rabbim! İslam geldiği zaman ben, hiç bir şey duymuyordum.”

Deliye gelince... Şöyle diyecek: “Rabbim! İslam geldiği zaman çocuklar bana hayvan pislikleri atıyorlardı.”

Yaşlıya gelince... Şöyle diyecek: “Rabbim! İslam geldiği zaman ben, hiç bir şey anlamıyordum.”

Fetret (Rasulsüz geçen zaman) döneminde ölmüş olan kişiye gelince... Şöyle diyecek: “Rabbim! Senin tarafından bana herhangi bir rasul gelmedi.”

Bunun üzerine Allah (c.c) onlardan kendisine itaat edeceğine dair söz alır. Sonra onlara: “Ateşe girin!” diye haber  gönderir. Muhammed’in nefsi elinde olan Allah’a yemin ederim ki ateşe girerlerse ateş onlar için soğuk ve zararsız olur.” (Ahmed rivayet etti. Bu hadis için bir çok alim sahih dedi. İbni Kesir, Tefsirinde c: 5 s: 51’de bu hadisin değişik rivayetlerini nakletti.)
 

Navigasyon

[0] Mesajlar

Tam sürüme git