Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Soru ve Cevap / Ynt: İbadetlerde unutma kaidesi ibadeti bozmaz.
« Son İleti Gönderen: Hak Mücadelesi Bugün, 00:14:11 »
Soru: Bu verdiğim linkte geçen "İbadetlerde unutma kaidesi ibadeti bozmaz." cümlesindeki "unutma kaidesi" sözünden kasıt nedir, açıklayabilir misiniz.

Cevap: Cehalet ile unutmak arasında fark vardır. Cehalet, kişinin kendisinden kaynaklıdır; kişi bilmek için güç sarf etmediği ya da gafil kaldığı için cahil olur, bundan dolayı mazeretli değildir. Unutmak ise kişinin elinde değildir. Bu sebeple Rasulullah (s.a.s), "Allahu Teâlâ ümmetimi hataen ve unutarak işledikleri sebebiyle sorumlu tutmaz."* buyurmuştur.

Unutmak yani sehiv sebebiyle kişi sorumlu olmaz. Dolayısıyla bir kimse ibadetinde bazı şeyleri yaptığını unutursa hatırlayıncaya kadar sorumlu tutulmaz, hatırladığı zaman da eğer unuttuğu şey rükün ise unuttuğunu tamamlar ve sehiv secdesi yapar, eğer unuttuğu vacip ise sadece sehiv secdesi yapar. Eğer uzun zaman geçtikten sonra unuttuğunu hatırlar ve telafi etme imkânı yoksa affedilir. Ancak hatırlamadığı sürece Allah (c.c) katında sorumlu değildir ve ibadeti de bozulmuş sayılmaz.

* (İbni Hibban; Hâkim rivayet etti ve “sahih” dedi.)
2
Soru ve Cevap / Ynt: Otizm
« Son İleti Gönderen: Hak Mücadelesi Bugün, 00:12:25 »
Soru: Aklını gereği gibi kullanamayacak durumda olan çocuk/yetişkin otizmli bireyler dini açıdan sorumlu oldukları meseleler açısından deli hükmünde mi oluyorlar?

Cevap: Otizmli kimseler, kavradıkları meselelerde sorumlu olup kavramadıkları meselelerde sorumlu değildirler. Zira otizmli kimseler hiçbir şeyi kavramaz diye bir şey yoktur. Bazen normal bir insandan çok daha akıllı olabilirler. Bu sebeple kavrayabildikleri şeylere göre hüküm alırlar.
3
Soru ve Cevap / Ynt: İmam Ğazalinin Fetvası
« Son İleti Gönderen: Hak Mücadelesi Bugün, 00:11:16 »
Soru: Bismillah
İmam Ğazalinin bu fetvası hakkında açıklama verir misiz?

"والقول الوجيز أنه يسلك بهم الباطنية مسلك المرتدين في النظر في الدم والمال والنكاح والذبيحة ونفوذ الأقضية وقضاء العبادات، أما الأرواح فلا يسلك فيهم مسلك الكافر الأصلي إذ يتميز في الكافر بين أربع خصال المن والفداء والاسترقاق والقتل ولا يتميز في حق المرتد .. وإنما الواجب قتلهم وتطهير وجه الأرض منهم.

Cevap: Metnin Tercümesi: “Bâtınilerle ilgili sözün kısası şudur: Bâtınilik yolunda olanlar; kanda, malda, nikâhta, kestiği hayvan konusunda, verilen hükümlerde ve ibadetlerin kazası konusunda mürted gibi muamele görürler. Fakat canla ilgili meselede onlara asli kâfir gibi hüküm verilmez. Çünkü asli kâfir, dört sıfatta mürtedden ayrıdır: Esir alındığında affedilir veya fidye alınır veya köle edinilir ya da öldürülür. Fakat bu muamele, mürtedlere yapılmaz. Mürtedlere karşı vacip olan hüküm; onları öldürmek ve yeryüzünü onlardan temizlemektir.”

İmam Gazali zamanında Bâtıniler taifesi vardı. Bunlar zahiren İslam'ı ilan etmekle birlikte ayetlerin bâtıni manaları olduğunu iddia etmekte idiler. İmam Gazali (rh.a)'ye göre bu kimseler mürted hükmündedirler; yani kan, mal, nikâh, hayvan kesimi, şer’i hükümler ve ibadetler konusunda mürted ile aynı muameleyi görürler. Bunlara, asli kâfir hükmü verilmez. Asli kâfirden cizye alınır, esir düştüğünde ya affedilir ya karşılığında fidye alınır ya köle edinilir ya da öldürülür. Bâtıniler hakkında ise bu hükümler verilmez; yakalandıklarında tevbe etmezlerse öldürülürler ve yeryüzü onlardan temizlenir. Çünkü bunlara mürted hükmü verilir ve mürted olana asli kâfir gibi yani hiç İslam’a girmemiş gibi muamele edilmez. Mürted, ya İslam’a döner ya da öldürülür; onun için başka bir muamele yoktur.
4
Soru ve Cevap / Ynt: baska bi vatandasliga gecmek
« Son İleti Gönderen: Hak Mücadelesi Bugün, 00:08:58 »
sa,
ben türk vatandasi iken sonradan alman vatandasi oldum. ve küfür süphesi oldugu icin alman vatandasligindan cikmam gerek. türk vatandasligina gecersem veya herhangi baska bir vatandasliga ozaman alman vatandasligini kaybetmis oluyorum.
yeniden türk vatandasligina gecmek icin "vat form 5" (türk vatandasliginin yeniden kazanilmasi basvuru formu) doldurup imzalamam gerekiyor. bu kagidi imzalamamda bi sakinca varmi?

problem internetde arastirdim bazi formlarda
"Türk Vatandaşlığını kazanmak istiyorum. Aşağıdaki bilgilerin doğruluğunu beyan eder, yeniden Türk Vatandaşlığına alınmam için
         Gereğini arz ederim.                                                                                                                                                                                                                                              Ad, Soyad ve İmza" yazarken

baska bi formda ise "5901 sayili  türk vatandasligi kanunu uyarinca yeniden türk vatandasligini kazanmak istiyorum. asagidaki bilgilerin dogrulugunu beyan eder, geregini yapilmasini arz ederim. " yaziyor.

böyle bi formu doldurup vermemde bir sakinca varmi?


Cevap: O formda ne gibi şartların olduğunu bilmemiz gerekir ki ona göre hüküm verebilelim. Ancak siz şu şekilde Alman vatandaşı olarak kalabilirsiniz: İçişleri Bakanlığına ya da vatandaşlık almak ile ilgili makama, "Ben Alman vatandaşı olurken imzalamam için bana yazılı bir kâğıt verildi fakat ben o kâğıtta yazılan her şeyi okumadım ve neyi imzaladığımı anlamadım. Eğer bu kâğıtta dinime aykırı bir şey varsa onu reddettiğimi bilginize arz ederim." diyerek bir dilekçe yazarsınız. Sonra bekler ve duruma göre hareket edersiniz. Eğer o kâğıtta küfür varsa ve cevap vermezlerse siz bu dilekçeyle o küfrü reddetmiş olursunuz ve böylece Alman vatandaşı kalabilirsiniz.
5
Soru ve Cevap / Ynt: baska bi vatandasliga gecmek
« Son İleti Gönderen: Hak Mücadelesi Bugün, 00:07:10 »
Sa,
ben türk vatandasligindan cikip alman vatandasi oldum yillar evvel.

"http://www.islaminida.com/forum/index.php?topic=235.0" sayfanizda okudum ve bu konu beni alakadar ediyormu diye size sormak istedim, emin olmak icin.

alman vatandasligina gecebilmek icin bi kac sayfa kagit imzalaniyor. sonrasinda alman vatandasligina gecmek isteyenler bi odada toplanip hep beraber bi kagidin üzerindeki yazili 2 veya 3 cümleyi okuyarak (yemin olabilir anayasaya bagli kalinacagina ve koruyacagina dair. emin degilim) ve sonundada marslarini söyleyip odadan alman vatandasi olarak ayriliyorlar.

ben yetkili yeri arayip imzaladigim kagitlari görmek istedigimi belirtdim ama bunu kabul etmediler. bu kagitlara hic bir sekilde ulasamiyorum ve ne imzaladigimi hatirlamiyorum. orda küfür maddeler olduguna dair süphelerim var. cünki onlar bana anayasa kitabini verdiler ve internetde arastirdigimda "yazili olarak kabul ettiginiz anayasayi sözlü olarakda kabul etmeniz lazim" diye bilgiler yaziyordu.
o kagitlari imzaladiktan ve türk vatandasligindan cikdiktan sonra, bende o odaya cagirildim. ben onlarla o cümleleri ve marslarini söylememis olsamda, o ortamda o an bulundum. suan halen alman vatandasiyim.

bu durumda ne ve nasil yapmam lazim? yardimci olurmusunuz? 


Cevap: Bir Müslüman dinine aykırı bir şeyi kabul edemez. İmza da sözlü bir kabuldür. Vatandaşlık alırken İslam dinine aykırı olan bir şeyin kabul istenmişse bunu onlara bildirmeniz; "Bu şeyler benim dinime aykırı olduğu için ben bunları kabul edemem." demeniz gerekir. Aksi halde küfür içindesiniz.

6
Soru ve Cevap / Ynt: Soru
« Son İleti Gönderen: Hak Mücadelesi 18 Şubat 2019, 00:16:50 »
Soru: Müşrik kadınlarla evlenmenin hükmüm ile ilgili soru sormuştuk biraz aciliyeti var öncelik verebilirmisiniz

Cevap: Allah (c.c) muhsan, tesettürlü ve iffetli Hristiyan ve Yahudi kadınlar hariç, müşrik kadınlarla evlenmeyi haram kılmıştır.

Allah (c.c) şöyle buyuruyor:
“(Ey iman edenler!) İman etmedikçe sakın (Yahudi ve Hristiyan kadınları hariç) müşrik kadınlarla evlenmeyin!” (Bakara: 221)

Nikâh, kişinin kendisine haram olan kişiyi helal kılması maksadıyla yapılır. Nikâhın bundan başka bir anlamı yoktur. Bu sebeple Allah’ın haram kıldığı bir kadınla nikâh akdi yapan kişi, Allah’ın haramını helal kıldığından ötürü kâfir olur.

Bu hükmün pratik uygulamasına şu hadisede şahit olmaktayız:

Bera bin Âzib (r.a) şöyle dedi: "Dayım Ebu Burde, elinde sancak ile yanımdan geçti. Ona: "Nereye gidiyorsun?" diye sordum. Bana şöyle cevap verdi: "Rasulullah (s.a.s) beni, babasının hanımıyla evlenen birini öldürüp malını da ganimet olarak almam için gönderdi." (Ebu Davud, Tirmizî, Neseî, İbni Mace, Ahmed. Hadisin senedi sahihtir.)

Bu rivayette bahsi geçen kişi zina işlediği için değil, ebedi evlenilmesi haram olan üvey annesiyle evlenme akdi yaparak Allah’ın haramını helalleştirdiği için küfre girmiş, mürted olarak öldürülmüş ve malı beytulmale verilmiştir. Bu kişiyi öldürmeye giden askerler de ona “Sen bu yaptığını haram mı, yoksa helal mi görüyorsun?” diye sormadan, uyarmadan ve tevbeye çağırmadan, ona İslam’a savaş açan harbî hükmünü vererek direkt kellesini kesip malını ganimet olarak almışlardır. İşte bu muamele sadece İslam’a savaş açmış mürtedlere yapılır, günahkâra yapılmaz.
7
Soru ve Cevap / Ynt: Defalarca murted olanın Musluman olma şansı yokmu?
« Son İleti Gönderen: Hak Mücadelesi 18 Şubat 2019, 00:15:08 »
Soru: Defalarca murted olan kişinin yeniden nasuh te tevbe edip Musluman olma şansı yokmu?

Cevap: Üç sefer irtidat eden kişi öldürülmeden önce tevbeye çağrılır. Üçüncü seferden sonra tevbesi kabul edilmeden öldürülür. Bu, Ali (r.a)’nin görüşüdür.

Hanbelilere göre defalarca irtidat eden kişinin tevbesi kabul edilmez.

Cumhura göre
her irtidat eden kişi tevbeye çağrılır. Tevbe ederse tevbesi kabul edilir, etmezse öldürülür.

(Bkz. Seyfuddin el-Muvahhid, Davetçinin Tefsiri 5. cüz, Nisa: 137)
8
Soru ve Cevap / Ynt: SERGİ
« Son İleti Gönderen: Hak Mücadelesi 18 Şubat 2019, 00:13:47 »
Soru: Bi sergi var yazı ile ilgili. müslüman kimsenin yazısı da bu sergide sergilenecek. Herkesin yazısının altında ismi yazılı. Kafir kimselerin yazıların da şirk küfür söz ü yok. Lakin eğer varsa yada Atr ün sözünü yazmışlar ise müslüman kimsenin yazısının o ortamda sergilenmesinin sakıncası var mı ?

Cevap: Hayır, sakınca yoktur. Müslümanı onun yazdığı yazı bağlar, başkasının yazısı onu bağlamaz.

Kâbe etrafında birçok puta tapıldığı ve orada müşrikler şirk sözlerle tavaf ettiği halde Rasulullah (s.a.s) orada tevhid sözlerini söyleyerek tavaf ediyordu.
9
Soru ve Cevap / Ynt: Oruç *önemli
« Son İleti Gönderen: Hak Mücadelesi 18 Şubat 2019, 00:13:00 »
Soru: Bir kimse kefaret gerekirken orucunu tutarken eşini düşünüp cünüp olduğunda tekrar kefaret mi gerekir kaza mı?

Cevap: Arka arkaya tutulması gereken kefaret oruçları, şer’i mazeret olmadıkça ara vermeksizin peş peşe tutulur ve şer’i mazeret olmadan ara verilirse tekrar baştan başlanması gerekir. Kişi oruçlu iken eşini düşündüğünden inzal olursa orucu bozulmuş olur. O günün orucu için ayrı bir kefaret orucu gerekmez fakat tutmakta olduğu kefaret orucunu baştan tutmalıdır.

Örneğin; kefaret orucunun 10. gününde iken orucunu bozmuşsa bu 10 günü tekrar tutması ve kalan günlere ara vermeksizin devam etmesi gerekir, ayrıca bir kefaret orucu tutması gerekmez.
10
Soru ve Cevap / Ynt: Tek eşlilik
« Son İleti Gönderen: Hak Mücadelesi 18 Şubat 2019, 00:12:06 »
   Soru: Evlenmeden önce eş adayımıza çoğul evlilik istemediğimizi baştan söyleyebilirmiyiz bu konuda konuşabilirmiyiz?

   Cevap: Bizler, İslam devleti olmadığı için hem tevhide hem de şeriatın pratik hayatta uygulanmasına savaş açıldığı bir zamanda yaşamaktayız. Zamanımızda kadınların en çok fitneye düştüğü nokta, Batı zihniyetinin etkisiyle, çoğul evliliktir. İslam düşmanları nasıl ki şeriatın hâkim olmaması için uğraş veriyorlarsa bu çoğul evlilik meselesi üzerinde de çokça durmaktadırlar. Öyle ki bir kimse Amerikan vatandaşı olacaksa çoğul evlilik yapmayacağı konusunda ondan söz alırlar ve şayet çoğul evlilik yaptığı tespit edilirse ona vatandaşlık vermezler. Hatta kendini Müslüman devlet sanan ve kanunlarında çoğul evliliğin serbest olduğu ülkelerde bile bu meseleye karşı savaş açılmıştır. Dolayısıyla Müslüman kızın, evleneceği Müslüman erkeğe böyle bir şart koşması, bu kızın hâlâ cahiliyenin etkisi altında olduğuna dair bir alamettir. Bu sebeple böyle bir kıza karşı dikkatli davranılmalı, evlenmeden önce imanı konusunda imtihanlar yapılmalıdır.

   İslam devletinde yazılmış olan kitaplarda bu mesele hakkında her ne kadar âlimlerin farklı görüşleri sunulmuş olsa da zamanımızda bu meseleye karşı hassas olmalı ve cahiliyenin etkisi altında kalan kızlara karşı dakik olmalıyız.

   Âlimler bu meseleyi; İslam devletinde yaşanıldığı, yani çoğul evliliğin toplum tarafından normal kabul edildiği, cahiliye etkisinde kalınmadığı ve bu konuda fitnenin söz konusu olmadığı bir zamanda şu şekilde ele almışlardır: Bazı âlimler bu şartı batıl saymışlar ve kadının böyle bir şart koşamayacağını söylemişlerdir. Bazı âlimler kadın şart koşsa da bu şartın geçerli olmayacağını söylemişlerdir. Bazı âlimler ise “Kadın böyle bir şart koşabilir ve kocası evlenirse bu durumda kadın isterse boşanmayı talep eder isterse talep etmez.” demişlerdir fakat bu, zayıf bir görüştür. Kuvvetli olan, diğer âlimlerin görüşüdür.

   Bu hüküm, İslam devletinde iken böyledir. Zamanımızda ise tek evlilik diye cahiliye zihniyeti, tek evlilik putu vardır. Bu sebeple bir Müslümanın bir kızla evleneceği zaman ilk yapacağı şey, çoğul evlilik imtihanı olmalıdır. Eğer kızın çoğul evlilik konusunda sıkıntısı varsa Müslüman değildir ve cahiliye adetleriyle dolmuş biridir. Dolayısıyla ona böyle bir kızla evlenmemesi söylenir.

   Çoğul evlilik, İslam’ın caiz gördüğü bir şeydir ve bu, bir nasip işidir. Kimi çoğul evlilik yapmak ister fakat nasibinde olmadığı için yapamaz; kimi de çoğul evlilik yapmak istemediği halde nasibinde olduğu için yapar.

   İkinci eş, birinci eş gibidir; bir nasip, bir rızıktır. Birinci hanımın bunu bilmesi gerekir. Tabii bilmesi demek, iman etmesi demektir. Çünkü kişi bilir fakat iman etmeyebilir ya da iman ettim dediği halde pratikte aksi bir davranış gösterebilir. Dolayısıyla İslam devletinin olmadığı ve çoğul evliliğe savaş ilan edildiği bir zamanda, hele de kadınların küfrü daha çok bu konuda ise bu mesele üzerinde titizlikle durulmalı ve evlenecek kızlar bu konuda imtihan edilmelidir.
Sayfa: [1] 2 3 ... 10