Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Helal ve Temiz Rızık Yemek  (Okunma sayısı 588 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Akidetul İslam

  • Site Yetkilisi
  • *****
  • İleti: 443
Helal ve Temiz Rızık Yemek
« : 11 Şubat 2019, 22:31:09 »
     بســـم الله الرحمن الرحيم

وَكُلُواْ مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّهُ حَلاَلاً طَيِّبًا وَاتَّقُواْ اللّهَ الَّذِيَ أَنتُم بِهِ مُؤْمِنُونَ

       

Maide 88 - Allah’ın sizi, helal ve temiz olarak rızıklandırdığı şeylerden yiyin ve kendisine iman ettiğiniz Allah’tan sakının!
   
     
  Allah (c.c), önceki ayette helal kıldığı şeyleri nefse haram kılmayı mü’minlere yasakladıktan sonra bu ayette yine mü’minlere hitabına devam ederek onlara haram rızıktan değil, helal rızıktan yemeyi emredip haram kılınan şeylerden yiyenleri azabıyla korkutmaktadır.

Allah (c.c) bu ayette mü’minlere şöyle hitab etmektedir:

“Ey Allah’a gerçekten iman edenler! Sahip olduğunuz iman sizlere, haram değil, helal rızıklardan yemeyi gerekli kılar. Bu sebeble Allah’tan sakının ve haram olandan değil, helal olan rızıklardan yeyin.”

Bu ayet, helal ve haram olmak üzere iki çeşit rızık olduğunu göstermektedir. Bu sebeble her kim haram yolları vesile edinerek birşey yerse, aslında o, başkasının değil yine kendi rızkını yemiş olur. Fakat rızkını helal yollardan temin etmediği için elde ettiği rızka haram rızık ismi verilmiştir.

Allah (c.c)’a gereği gibi iman eden ve O’ndan gereği gibi sakınan bir kimse, rızkını kesinlikle helal yoldan elde etmeye çalışır.

Bu ve önceki ayet; itidalli olmayı ve orta yolu seçmeyi emretmektedir. Çünkü itidalli olmak ve orta yolu seçmek, İslam’ın özelliklerindendir. İslam’da aşırı gitmek yoktur. İslam’da nefse eziyet vererek Allah (c.c)’a yaklaşmak da yoktur. Çünkü İslam, fıtrat dinidir ve selim fıtratın hoşuna giden amelleri emreder. İnsanın hem ruh hem de cesedden ibaret olduğunu hesaba katarak her ikisine gereken ihtiyacı helal kılar.

İslam’da ruhbaniyet yoktur ve ruhbaniyet Allah (c.c)’ın dininde asla farz kılınmamıştır. Bunu ancak dinlerinde aşırı giden sapık taifeler kendilerine farz kılmışlardır.

Rasulullah (s.a.s) şöyle demiştir:

“Ben ruhbanlık yapmakla emrolunmadım.”
(Daremi)

Başka bir rivayette Rasulullah (s.a.s) şöyle demiştir:

“Ruhbanlık, bizim üzerimize farz kılınmamıştır.”
(Ahmed)

Allah (c.c) ruhbaniyet hakkında şöyle buyurmuştur:

“Biz onlara yazmadığımız halde onlar, (güya) sadece Allah’ın rızasını kazanmak için bid’at  olarak ruhbaniyeti ortaya attılar.”  (Hadid: 27)  

Enes (r.a)’den Rasulullah (s.a.s)’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“Evlenmeye gücü olduğu halde evlenmeyen, benden değildir.”
  (Beyhaki, Taberi)     

Allah (c.c)’a gerçek manada iman etmiş bir mü’min, Allah (c.c)’ın kendisine helal kıldığı rızıklardan israfa kaçmaksızın ve kendisine haram kılmaksızın yemelidir.

Bu sebeble israf edici olmak veya gerekli olmadığı halde ya da sadece gösteriş olsun diye harcama yapmak doğru değildir. Doğru olan, orta yollu hareket etmektir. Tıpkı Rasulullah (s.a.s)’ın yaptığı gibi...

Rasulullah (s.a.s), bazen et gibi güzel yemek bulunca yer, bazen de et bulamayınca arpa ekmeğini tuzla veya zeytin yağıyla veya sirkeyle yerdi. Hatta bazen aç, bazen tok yatardı. Harcamalarında israfa gitmez, cimrilik de yapmazdı. İşte bu özellikleriyle hem fakir için hem de zengin için güzel bir örnek olurdu.

“...ve kendisine iman ettiğiniz Allah’tan sakının.”

Allah (c.c), mü’minlere hitaben şöyle buyuruyor:

“Ey mü’minler! Aşırı giderek Allah’ın haram kıldığı rızıkları nefsinize yasaklamayın veya Allah (c.c)’ın haram kıldığını helal kılmayın. Ancak bu şekilde kendisine iman etmiş olduğunuz Allah’tan gereği gibi sakınmış olursunuz.”

Allah (c.c)’tan gerçekten sakınan bir kimse, Allah’ın sınırlarını asla aşmaz. Hayatının her yönünü Allah’ın sınırlarına riayet ederek düzenler. Yemesi, içmesi, giyinmesi, insanlara karşı davranışı ve Allah (c.c)’a ibadet etmesi hep Allah (c.c)’ın bildirdiği sınırlar dahilinde olur.
 



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Facebook  Twitter  Google  Google