Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Allah (c.c)'ın İhramlı Mü'minleri İmtihanı  (Okunma sayısı 113 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Akidetul İslam

  • Site Yetkilisi
  • *****
  • İleti: 441
Allah (c.c)'ın İhramlı Mü'minleri İmtihanı
« : 08 Şubat 2019, 10:58:59 »
بســـم الله الرحمن الرحيم

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لَيَبْلُوَنَّكُمُ اللّهُ بِشَيْءٍ مِّنَ الصَّيْدِ تَنَالُهُ أَيْدِيكُمْ وَرِمَاحُكُمْ لِيَعْلَمَ اللّهُ مَن يَخَافُهُ بِالْغَيْبِ فَمَنِ اعْتَدَى بَعْدَ ذَلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ أَلِيمٌ
             

Maide 94 - Ey iman edenler! Allah, gayb (görünmez ve bilinmezlik)te kimlerin kendisinden korktuğunu belli etmek için, ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği avdan bir şeyle elbette sizi deneyecektir. Bundan sonra kim haddi aşarsa onun için elem verici bir azab vardır.
   
     
  Allah (c.c) bu surenin ilk ayetinde, hac veya umre için ihrama girenlere kara avını yasaklamış, ikinci ayette ise ihramdan çıktıklarında avlanmalarına izin vermişti. Sonraki ayetlerde içki ve kumarı şiddetli bir şekilde haram kılmış, bu ameller haram kılınmadan önce işleyenlerin ise sorumlu olmayacağını haber vermiş, Allah (c.c)’ın sınırlarını aşmayan ve emirlerine sımsıkı bağlananları da övmüştü. Bu ayette ise; Harem sınırları içindeki av hayvanlarını öldürülmeme konusunda tekrar uyarı yapmakta ve ihramlı mü’minleri bu konuda imtihan edeceğini bildirmektedir.

Bu ayetin nüzul sebebi hakkında şöyle bir rivayet var-dır: 

Mukatil (r.a) şöyle dedi:

“Bu ayet, Hudeybiye umresinde inmiştir. Allah (c.c), ihramlı iken müslümanları imtihan etmişti. Öyleki, pek çok av hayvanı elle rahatlıkla yakalanabilecekleri ve mızraklarıyla kolayca öldürülebilecekleri kadar yakınlarına gelmişti. Müslümanlardan bazı zayıf kimseler, (ihramlı olmalarına rağmen) bu hayvanları avlamayı düşündüler. İşte bu olay üzerine bu ayet indi.” (İbni Ebi Hatim)

“Ey iman edenler! Allah, gayb (görünmez ve bilinmezlik)te kimlerin kendisinden korktuğunu belli etmek için, ellerinizin ve mızraklarınızın erişeceği avdan bir şeyle elbette sizi deneyecektir..”

Allah (c.c), ihramlı mü’minlere şöyle hitab ediyor:

“Ey Allah’a gerçek manada iman ettiğini söyleyenler! Kimlerin Allah’tan gereği gibi korktuğunu ortaya çıkarmak için ihramda olduğunuz sırada Allah sizi imtihan edecektir. Sizler, Harem’in sınırları içinde ihramlı olduğunuz bir sırada, ellerinizle veya mızraklarınızla rahatça avlayabileceğiniz kadar çok av hayvanını size gönderecektir. Böylece içinizden Allah’ın emrine uyanlarla Allah’ın emrine uymayıp nefsine uyarak avlananlar net bir şekilde belli olacaktır. Allah’ın, içinizde olanları en ince noktasına, en ufak ayrıntısına kadar bildiğini sakın unutmayın!”

Allah (c.c) ihramlı mü’minleri, emirlerine itaat edenler-le, etmeyenleri ortaya çıkarmak için böyle bir imtihana tabi tutmuştur. Böylece, gizli olsun aşikar olsun, her halukarda kimlerin Allah’a itaat ettiği, kimlerin de itaat etmediği net olarak ortaya çıkmıştır.

Allah (c.c)’ın mü’minlere yaptığı bu imtihan tıpkı daha önce İsrail oğullarını cumartesi avlanma yasağıyla imtihan etmesine benzemektedir. Zira Allah (c.c), israil oğullarına cumartesi günü deniz avı avlamalarını yasaklamış ve bu yasağına uyup uymayacaklarını denemek için de cumartesi günü denize bolca balık göndermişti. Öyle ki balıklar başlarını suyun üzerine çıkartıyorlardı. Böyle bir durumda İsrail oğulları o balıkları rahatlıkla avlayabilirlerdi. Fakat yasağın olmadığı diğer günlerde ise balıklar yok oluyorlardı. İşte bu imtihan karşısında İsrail oğullarının çoğu başarılı olamadı ve o balıkları avlamak için hileye başvurdular. Bu yaptıklarının karşılığı olmak üzere de Allah (c.c) onları aşağılık birer maymuna çevirdi.

Rasulullah (s.a.s)’ın sahabeleri ise İsrail oğullarının durumuna düşmediler ve Allah (c.c)’ın kendilerine yaptığı imtihanda başarılı oldular. Hudeybiye yılında Beytül Haram’a umre yapmak için ihramlı olarak girdiklerinde av hayvanları onların etrafına çokca gelmeye başladı. Öyle ki rahatlıkla onları tutabilir ve mızraklarıyla öldürebilirlerdi. Fakat onlar, Allah (c.c)’ın emirlerini hatırladılar, Allah (c.c)’tan korktular ve Allah (c.c)’ın yasağına uyarak av hayvanlarını avlamadılar.

Müslümanın Hayatı İmtihanlarla Doludur:

Allah (c.c) müslüman kimseleri daha iyi bir şekilde ortaya çıkarmak için onları imtihanlara tabi turar. Oysa Allah (c.c) herşeyi, hatta insanların nefislerinde gizlediklerini ve açığa vurduklarını ezelden beri en ince ayrıntısına kadar bilmektedir. Buna rağmen müslümanlar içerisinde ihlas sahibi kimselerle, ihlaslı olmayan kimseler açık bir şekilde ortaya çıksın diye onları dünyada bir takım imtihanlara tabi tutar.

İşte Allah (c.c)’ın yaptığı imtihanlardan bir tanesi... İnsanın arzuladığı, sevdiği, zorla elde edebileceği herhangi bir şeyi kolaylıkla elde edebileceği bir duruma sokması. İşte bu gerçekten ağır bir imtihandır. Böyle bir imtihanın sonucunda Allah (c.c)’tan gerçekten korkan kimse ile bunu sadece sözde söyleyen kimse, Allah (c.c)’ın emirlerini ihlal ederek nefsinin arzularını tatmin etmek ve gerçekleştirmek isteyen ile nefsinin isteklerini sadece Allah (c.c) için isteyen ve bu konuda Allah (c.c)’ın emirlerini ihlal etmeyen kimse ayırt edilir.

İmtihanda; nefsinin hoşlandığı, arzuladığı ve kolayca yapabildiği şeyleri Allah (c.c) için terkeden kimseler ancak başarılı olurlar. Buna rağmen nefsinin arzulamadığı, kolayca elde edemeyeceği şeyleri Allah (c.c) için bırakan kimseler imtihanda başarılı olanlardan değildirler.

Her müslüman, pratik hayatta değişik imtihanlara tabi tutulacağını çok iyi bilmeli, bu imtihanlara hazırlıklı olmalı, hangi durumda olursa olsun, hangi şartlarda bulunursa bulunsun Allah (c.c)’ın emirlerine sımsıkı tutunmalı ve böylece şeytana ve nefsine asla yenilmemelidir.

Allah (c.c)’ın, kendisine has ilimle kullarının durumlarını bilmesine rağmen böyle imtihanlarla mü’minleri imtihan ederek kimlerin itaatkar kimlerin itaatsiz olduğunu ortaya çıkarmak istemesinin hikmeti; hem kullar yaptıkları iyi veya kötü amellerde kendi nefislerine şahid olsunlar, kendi iyi ve kötü, kuvvetli ve zayıf yönlerini tesbit ederek güzel yönlerini daha da geliştirmeye, kötü ve zayıf yönlerini de düzeltmeye gayret sarfetsinler, hem de diğer müslümanlar birbirlerini iyice tanısınlar, böylece kimlere güvenip kimlere güvenemeyeceklerini iyice anlasınlar, güvenilir olanlarla dost, güvensiz olanları eğitmeye, hatalardan sıyrılmalarına ve iyi birer müslüman olmalarına yardımcı olsunlar, kendisini düzeltmeye yanaşmayanlara karşı da uyanık ve tedbirli olsunlar, onlara asla güvenmesinler, böylece içlerinden yalancılarla doğru sözlüleri bilsinler diyedir.

“Bundan sonra her kim haddi aşarsa onun için acı bir azab vardır.”

Allah (c.c), koyduğu sınırlar aşılmasın diye mü’minlere bir lütuf olarak onları uyarmış ve ihramlıyken kara avı yapmamalarını onlara telkin etmiştir. Allah (c.c)’ın bu uyarısından sonra yine de ihramlı olduğu halde av hayvanlarını yakalayan veya öldüren bir kimse şunu çok iyi bilmelidir ki; Allah (c.c)’ın kendisini tabi tutmuş olduğu imtihanda başarılı olamamıştır. Bu kimse şayet yaptığı bu ameli sebebiyle tevbe etmez ve bu hal üzere ölürse ahirette onun için çok şiddetli ve acıklı bir azab söz konusu olacaktır. Çünkü Allah (c.c)’ın uyarısına rağmen, bu uyarıyı dikkate almayarak Allah (c.c)’ın emrini ihlal etmek Allah (c.c)’ın uyarısına karşı kibir göstermek ve o uyarıyı önemsememek demektir.
   



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Facebook  Twitter  Google  Google