Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Gereksiz Soru Soranların Akibeti  (Okunma sayısı 168 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Akidetul İslam

  • Site Yetkilisi
  • *****
  • İleti: 441
Gereksiz Soru Soranların Akibeti
« : 24 Ocak 2019, 23:57:15 »
بســـم الله الرحمن الرحيم

قَدْ سَأَلَهَا قَوْمٌ مِّن قَبْلِكُمْ ثُمَّ أَصْبَحُواْ بِهَا كَافِرِينَ

             

Maide 102 - Öyle ki sizden önce gelen bir kavim o şeyler hakkında soru sormuş, sonra da bunlar sebebiyle kafir olmuşlardı.
   
     
  Allah (c.c) bu ayette şöyle buyuruyor:

“Ey iman edenler! Şunu iyi biliniz ve öğreniniz: Sizden önceki kavimler, sorulması yasaklanan meselelerde sorular sordular da Allah onların sorularına, yeni hükümler indirerek cevab verdi. Onlar, yeni inen bu hükümleri kabul etmediler ve yerine getirmediler, sorulan soruların cevabından istifade etmediler. Bu sebeble kafir oldular. Sakın sizler de onlar gibi olmayın! Çünkü onlar, öğrenmek veya iman etmek amacıyla soru sormuyorlardı. Bilakis onlar, inat ettikleri veya sorulan kimseyi küçük düşürmek ya da sorulan meseleyi alaya almak için soru soruyorlardı.”

Abdurrahman b. Sahr şöyle dedi:

“Rasulullah (s.a.s)’ın şöyle dediğini duydum:

“Size yasakladığım şeylerden uzak durun! Size emrettiğim şeyleri gücünüz nisbetinde yerine getirin! Sizden öncekilerin helak olmalarının sebebi, çok soru sormaları ve nebilere karşı gelmeleri idi.”  (Buhari, Müslim)

Allah (c.c) bu ayette bize, çok önemli ve faydalı bir meseleyi öğretmektedir. Geçmiş ümmetler, gereksiz sorular sordular. Allah (c.c) da onların sorularına, yeni hükümler indirerek cevab verdi. Fakat bu hükümler, soru soranların nefislerine ağır geldi ve bunların Allah (c.c)’tan geldiğini inkar ederek emrolundukları şeyleri yapmadılar.


Dini Öğrenmek İçin Soru Sormak Caizdir:

Rasulullah (s.a.s) şöyle dedi:

“Bilmiyorlarsa sorsaydılar ya. Cehlin ilacı sorudur.”
(Ebu Davud, Beyhaki bu hadis için sahih dedi)

Rasulullah (s.a.s)’ın buyurduğu gibi cehlin ilacı sorudur. Bu sebeble müslüman bir kimse dinini öğrenmek için muhakkak soru sormalıdır. Yeter ki soru sorarken öğrenmek niyetiyle sormuş olsun. Böyle soru sormak, caiz ve gereklidir. Bu şekilde soru soran kimseye: “çok soru sorma”, “çok soru sormak iyi değildir” diyerek bu ayeti delil gösterenler bu ayetin manasını anlamamışlardır.

Bunların gayesi, cehaletlerinin ortaya çıkmasını engellemek ve böylece insanları kandırarak dünyalık menfaat sağlamaya devam etmektir. Bunların peşinden gidenler de onları gerçek İslam alimi zannettikleri ve soru sormayı edepsizlik gördükleri için dinlerini delilleriyle öğrenmemekte, bu sebeple büyük bir sapıklığın içerisinde yaşamaktadırlar.

Oysa alim, kendisine sorulan soruları delilleriyle açıklayabilen ve bu şekilde yapmaktan çekinmeyen kimsedir. Fakat bu alim taslakları, gerçek ilim sahibi olmayan birer sahtekar oldukları için kendilerine soru sorulmasından hoşlanmazlar. Sorulan soruları ise delilsiz, üstelik Allah (c.c)’a, rasulüne, İslam dinine ve mümtaz İslam alimlerine iftira atarak cevaplandırmaktan çekinmezler.

İşte bu, gerçek alim ile sahtekarı birbrinden ayırmada ölçüdür. Dinini gerçek ve doğru bir şekilde öğrenmek, böylece dinini muhafaza etmek isteyen bir kimse, diniyle alakalı bir soru sorduğu zaman şayet muhatabı olan kişiden delilsiz cevap alıyorsa, o kimsenin o sözünü kabul etmesin. Fakat hiçbir zaman, dinini delilleriyle öğrenmek için soru sormaktan da geri kalmasın.
 



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Facebook  Twitter  Google  Google