Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Herkes Kendinden Mes'uldür  (Okunma sayısı 185 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Akidetul İslam

  • Site Yetkilisi
  • *****
  • İleti: 441
Herkes Kendinden Mes'uldür
« : 19 Ocak 2019, 07:25:45 »
بســـم الله الرحمن الرحيم

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ عَلَيْكُمْ أَنفُسَكُمْ لاَ يَضُرُّكُم مَّن ضَلَّ إِذَا اهْتَدَيْتُمْ إِلَى اللّهِ مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

             

Maide 105 - Ey iman edenler! Sizler nefislerinizden sorumlusunuz.  Siz doğru yolda iseniz, sapıtan size zarar vermez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O, yaptıklarınızı size haber verecektir.
   
     
  Allah (c.c) önceki ayette, hak kendilerine apaçık bir şekilde sunulduğu halde bunu kabul etmeyip körü körüne baba ve dedelerini taklid eden müşrikleri kınamıştı. Bu ayette ise iman edenlere hitab ederek herkesin kendi nefsinden sorumlu olduğunu, yapılan tebliğe olumsuz cevap verenlerin ve bu konuda inatçı tavır takınarak hakka tabi olmayanların iman edenlere, imanları üzerinde sabit kaldıkları müddetçe, hiç bir zarar veremeyeceklerini haber vermektedir.

Bu ayetin nüzul sebebi hakkında şöyle zayıf bir rivayet vardır:

İbni Abbas (r.a) şöyle demiştir:

“Rasulullah (s.a.s), Hacer ahalisini İslam’a çağıran bir mektub yazdı. Bu mektubta onlara; “İslam’a girmek istemeyenlerin cizye vermeleri gerektiğini” bildirdi. O zamanki liderleri olan Münzir b. Save, Rasulullah (s.a.s)’ın mektubunu idaresi altındaki arap, yahudi, hristiyan, sabii ve mecusilere sundu. Onlardan hiçbiri İslam’a girmeyi kabul etmedi, fakat cizye ödemeyi kabul ettiler. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.s) ona:

“Araplardan cizye almayı kabul etmiyoruz. Onlar ya İslam’a girerler ya da onlarla aramızda kılıç vardır. Kitab ehli ve mecusilerden ise cizye kabul ederim” şeklinde yeni bir mektub yazdı. Münzir, Rasulullah (s.a.s)’ın mektubunu onlara okuyunca araplar müslüman oldular, kitab ehli ve mecusiler ise cizye verdiler. Bunun üzerine arap münafıkları şöyle dediler:

“Muhammed’in durumuna şaşmak gerekir. Hem müslüman oluncaya kadar bütün insanlarla savaşmakla emrolunduğunu ve Allah’ın bu sebeble kendisini gönderdiğini iddia ediyor hem de kitab ehlinden cizye almayı kabul ediyor. Üstelik Hacer müşriklerinden kabul ettiğini, arap müşriklerinden kabul etmiyor.” Bunun üzerine Allah (c.c):

“Ey iman edenler! Sizler nefislerinizden sorumlusunuz.  Siz doğru yolda iseniz, sapıtan size zarar vermez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O, yaptıklarınızı size haber verecektir.” ayetini indirdi. (Esbabu Nuzul-Elvahidi)(Zayıf rivayettir. Çünkü Kelbi rivayet etmiştir.)

“Ey iman edenler! Sizler nefislerinizden sorumlusunuz.  Siz doğru yolda iseniz, sapıtan size zarar vermez.

Allah (c.c) bu ayette iman edenlere şöyle buyuruyor:

“Ey Allah ve rasulünü gereği gibi tasdik eden mü’ minler! Nefsinizi haramları işlemekten sakındırın! Allah (c.c)’ın hoşuna gitmeyecek şeyleri kesinlikle yapmayın! Farzları, emrolunduğunuz şekilde eda edin! Rabbinize ihlasla ve iyi amellerle yaklaşın. Herkes kendisinden sorumludur. Allah (c.c)’ın emirlerine sıkıca sarıldığınız, kendi nefsinizi haramlardan sakındırdığınız ve Allah (c.c)’ın farzlarını yerine getirdiğiniz müddetçe, başkalarının sapıklığı ve kötülüğü size zarar veremez. Zira sizler kendi nefislerinizden, onlar da kendi nefislerinden hesaba çekilecektir.”

Ebi Umeyyete Şa’bani şöyle dedi:

“Eba Sa’lebete’l Haşniye’nin yanına geldim ve ona şöyle dedim:

“Bu ayet hakkında ne diyorsun?” Ebu Sa’lebe:

“Hangi ayeti kastediyorsun?” diye sordu. Ebu Umeyye şu ayeti okudu:

“Ey iman edenler! Sizler nefislerinizden sorumlusunuz.  Siz doğru yolda iseniz, sapıtan size zarar vermez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O, yaptıklarınızı size haber verecektir.” Bunun üzerine Ebu Sa’lebe şöyle dedi:

“VAllahi bu ayeti, ayetlerin manası hakkında uzman olan birisine, Rasulullah (s.a.s)’a sordum. Rasulullah (s.a.s) bana şöyle cevab verdi:

“Ayeti yanlış anlamayın. Emri bil maruf ve nehyi anil münker yapın! Cimriliğe itaat edildiğini (paranın insana hakim olduğunu), heva ve hevese tabi olunduğunu, dünyanın tercih edildiğini ve herkesin kendi görüşünü beğendiğini gördüğün zaman, sen nefsine dikkat et! Onu ıslah et, halkı ise terket! Muhakkak öyle günler gelecek ki, o günlerde sabreden kişi, ateşi tutmuş gibi olacaktır. Böyle bir zamanda Allah (c.c)’ın rızasına uygun hareket eden bir kimse, bu amelleri yapan elli kişinin sevabını alır.”

Başka bir rivayette şöyle bir ek vardır:

“Ey Allah’ın rasulü! Onlardan mı elli kişinin sevabını yoksa bizden mi elli kişinin sevabını alır?” Rasulullah (s.a.s) şöyle dedi:

“Hayır, sizden elli kişinin sevabını alır.”
(Tirmizi rivayet etti ve hadis hasen-garib-sahih dedi.)

“Hepinizin dönüşü Allah’adır. O, yaptıklarınızı size haber verecektir.”

Allah (c.c) iman edenlere hitabını şöyle bitiriyor:

“Biliniz ki, muhakkak hepiniz Allah’a döneceksiniz. İşte o zaman Allah, herbirinize işlediklerinizi tek tek haber verecektir. Herbiriniz dünyada işlediklerinize göre karşılık bulacaksınız. Kim tevhid üzere yaşayıp iyi ameller işleyerek bana dönerse onun mükafaatı muhakkak cennet olacaktır. Her kim de  şirk ve küfür üzere yaşayıp kötü ameller işleyerek bana kavuşursa onun cezası da muhakkak cehennem olacaktır. Öyleyse Allah’tan korkulması gerektiği gibi hakkıyla korkun ve Allah’a döneceğinizi, yaptıklarınızın size tek tek haber verileceğini unutmayın. Böylece Allah’a, ancak salih ameller üzere iken kavuşun.”


Emri Bi’l Maruf Nehyi Anil Münkeri Terketmek:

Bu ayet, emri bil maruf nehyi anil münkeri terketme konusunda hiçbir zaman delil olarak gösterilemez. Çünkü bu ameli yapmak, emri bil maruf nehyi anil münkerin söz konusu olduğu her zaman ve mekanda mükellefler üzerine vacibtir.

Fakat emri bil maruf nehyi anil münker yapıldığında muhakkak zarar görülecekse veya fitne çıkacaksa ve sonuçta bir fayda elde edilemeyecekse, o zaman bu görevi yerine getirmek vacib olmaz.

Ebu Bekir (r.a) ayağa kalkarak Allah’a hamd ve sena etti, sonra şöyle dedi:

“Ey insanlar

“Ey iman edenler! Sizler nefislerinizden sorumlusunuz.  Siz doğru yolda iseniz, sapıtan size zarar vermez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O, yaptıklarınızı size haber verecektir.” ayetini okuyor ve yanlış anlıyorsunuz. Rasulullah (s.a.s)’ın şöyle dediğini duydum:

“İnsanlar, münkeri gördükleri halde değiştirmeye çalışmazlarsa, muhakkak ki Allah (c.c), onların hepsine birden ceza indirir.” (Ahmed)

Said b. Museyyeb şöyle dedi:

“Bu ayetin manası şöyledir:

“Siz hidayet üzerinde kaldığınız sürece, emri bil maruf nehyi anil münker yaptığınız zaman hala sapıklıkta kalan kimsenin sapıklığı size zarar veremez.” (Taberi)

Tabii ki bu ayet, müslümanlar hakkında nazil olmuşsa bu manadadır. Şayet bu ayet müslüman olmayanlar hakkında inmişse, işte o zaman ayette bir kapalılık kalmaz ve manası şöyle olur:

“Sizin dininize bağlı olanlar sizi ilgilendirir. Kafirlerden sapanlar ise size zarar veremez.”
   



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Facebook  Twitter  Google  Google