Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Kitap Ehlinin Birtakım İstekleri  (Okunma sayısı 752 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İnşirâh

  • Site Yöneticisi
  • *****
  • İleti: 1258
Kitap Ehlinin Birtakım İstekleri
« : 27 Aralık 2018, 13:27:14 »
يَسْأَلُكَ أَهْلُ الْكِتَابِ أَن تُنَزِّلَ عَلَيْهِمْ كِتَابًا مِّنَ السَّمَاء فَقَدْ سَأَلُواْ مُوسَى أَكْبَرَ مِن ذَلِكَ فَقَالُواْ أَرِنَا اللّهِ جَهْرَةً فَأَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ بِظُلْمِهِمْ ثُمَّ اتَّخَذُواْ الْعِجْلَ مِن بَعْدِ مَا جَاءتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ فَعَفَوْنَا عَن ذَلِكَ وَآتَيْنَا مُوسَى سُلْطَانًا مُّبِينًا

Nisa: 153 - Kitab ehli, senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Fakat onlar Musa’dan, bundan daha büyüğünü istemişlerdi. Dediler ki: “Allah’ı bize açıkça göster.” (Bu) zulümleri sebebiyle onları yıldırım çarptı. Bir de, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra buzağı (yı ilah) edindiler. Biz (yine de) bunu affettik. Musa’ya da apaçık deliller verdik.
   
     
Bu ayetin nuzül sebebi hakkında üç görüş vardır:

1 - Hasan ve Katade’ye göre; kitab ehli Rasulullah (s.a.s)’tan, Kur’an’ın dışında özel bir kitap indirmesini istedi. Bunun üzerine, bu ayet nazil oldu.

2 - İbni Cureyc şöyle demiştir:

“Yahudi ve hristiyanlar Rasulullah (s.a.s)’a gelerek:

“Filan kişiye gökten senin rasul olduğunu ispat eden bir kitap indirmezsen sana beyat etmeyiz” dediler. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu.”

3 - Kuradi ve Suddi’ye göre; yahudiler, Rasulullah’a:

“Tevrat nasıl gökten yazılı inmişse, tıpkı onun gibi gökten yazılı bir kitabı indir” dediler. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu.

“Kitab ehli senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor.”

Allah (c.c) bu ayette Rasulullah (s.a.s)’a hitab ederek şöyle buyuruyor:

“Ey Muhammed! Yahudi alimleri senden, senin rasul olduğunu ispat etmesi için gökten bir kitap indirmeni istiyorlar.”

Kitab ehlinin Rasulullah (s.a.s)’tan bu istekleri, onların çoğunun dinin temelini, nübüvvet ve risaletin gerçek manalarının ne olduğunu bilmediklerini, Allah (c.c)’ın dilemesini ve ilahi hikmetini idrak etmediklerini göstermektedir. Allah (c.c) onlara gökten bir kitap indirse bile yine; “bu bir sihirdir” diyeceklerdi. Allah (c.c), bu konuyla ilgili olarak bir başka ayette şöyle buyuruyor:

“(Ey Muhammed!) Sana, kağıtta yazılı bir kitap indirseydik ve onlar elleriyle ona dokunsalardı, o küfredenler, bunun apaçık bir sihir olduğunu söylerlerdi.” (En’am: 7)

Nübüvvet ve risalet konusunda cahil olmalarının sebebi; rasulün risaletini isbat eden delillerle sahte rasullerin sihirden sundukları delilleri fark edememeleridir. Rasullerin risaletinin gerçek olduğunun en büyük delili; Allah’ın birliğine çağırmaları, şirkten uzak durulması gerektiğini söylemeleri, güzel ahlaka ve hakka davet etmeleridir.

Kitab ehli Rasulullah (s.a.s)’tan istemiş oldukları şeyi, gerçekten iman etmek niyetiyle isteseydiler, muhakkak Allah (c.c) onlara istediklerini verirdi.

Hasan el Basri şöyle dedi:

“Bunu iman etmek ve doğruyu bulmak amacıyla Rasulullah (s.a.s)’tan isteseydiler, Allah (c.c) istediklerini onlara muhakkak verirdi. Kitab ehli aslında; hakkı kabul etmemek, Rasulullah (s.a.s)’ı zor duruma sokmak ve onu şaşırtmak niyetiyle Rasulullah (s.a.s)’tan istekte bulunmuştu. Allah (c.c) işte bu sebeble onların isteğine cevap vermedi. Onların istekleri tıpkı, “sübhane” (İsra) suresinde geçen Kureyş’in Rasulullah (a.s)’dan istekleri gibidir. Allah (c.c) bu konuyla ilgili olarak şöyle buyuruyor:

“Ve demişlerdi ki: “Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça sana asla iman etmeyeceğiz.” (İsra:90)

“Oysa onlar Musa’dan, bundan daha büyüğünü istemişlerdi. Dediler ki: “Allah’ı bize açıkça göster.”


Yahudiler Rasulullah’a iman etmek için değil de sadece onu aciz duruma düşürmek için ve inat olsun diye istekte bulununca Allah (c.c), Rasulullah (s.a.s)’a şöyle buyurdu:

“Ey Muhammed! Onların bu isteklerinden dolayı hayrete düşme! Çünkü daha önce onlar Musa’dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi.”

Yahudiler, Musa (a.s)’dan; Allah (c.c)’ı hicabsız, sınırlı bir vaziyette, aşikar olarak görmek istemişlerdi. Onların bu istekleri, Allah (c.c) hakkında ne kadar cahil olduklarını göstermektedir. Çünkü onlar Allah (c.c)’ı sınırlı, gözlerin idrak edebileceği bir cisim sanmışlardı.

Musa (a.s)’dan “Allah’ı görmek isteyenler” Musa (a.s) ile birlikte dağa çıkan 70 kişidir.

Musa (a.s)’dan istekte bulunan ayetteki kimseler Rasulullah (s.a.s) zamanındaki yahudiler değil, onların baba ve dedeleridir. Fakat onlar baba ve dedelerini taklid ettikleri için ayette, sanki bu soruyu onlar sormuşlar gibi zikredilmişlerdir.

Bu ayeti, Allah (c.c)’ın ahirette  görülmeyeceğine delil gösterenler hata etmişlerdir. Çünkü bu ayet, Allah (c.c)’ın ahirette görülmeyeceğine delil olmaz. Mü’minlerin Allah (c.c)’ı cennette mesafesiz, sınırsız ve hacimsiz olarak göreceklerine dair mütevatir hadisler vardır.

“(Bu) zulümleri sebebiyle onları yıldırım çarptı”.

İşte böyle bir istekte bulundukları için Allah onları, ölmelerine vesile olan bir yıldırım çarpması ile cezalandırdı. Sonra da tekrar affederek onları diriltti. Öldükten sonra tekrar diriltilmeleriyle alakalı delil daha önce Bakara: 56 ayetinde geçmişti.

Öldükten sonra dirilmelerinin ardından, Mısır’da iken Musa’nın gösterdiği mucizeleri, delilleri ve düşmanları olan Firavun ile adamlarını denizde boğarak kendilerini bu düşmandan nasıl kurtardığını görmelerine rağmen, belli bir yolu geçtikten sonra putlara tapan bir kavmi görünce Musa (a.s)’dan, onların ilahı gibi bir ilah yapmasını istediler.

“Bir de, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra buzağı
(yı ilah) edindiler. Biz (yine de) bunu affettik.”

Bütün bunların ardından Musa (a.s), Allah’la konuşmak için Tur’a gittiği zaman buzağıyı kendilerine ilah edindiler. Bununla ilgili olarak Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“Buzağı (yı ilah) edinenlere Rablerinden bir gazab, dünya hayatında da bir zillet mutlaka erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle cezalandırırız.” (A’raf: 152)

(Samiri ateşte eritilen altın madenlerinden) onlar için böğüren bir buzağı heykeli çıkardı. (Yandaşlarıyla birlikte) dediler ki: “Bu, sizin ve Musa’nın ilahıdır fakat, o (bunu söylemeyi) unuttu.” (Ta-ha: 88)

Musa (a.s) onlara döndüğünde bu şirklerinden hemen tevbe etmelerini, tevbelerinin ise buzağıya tapmayanların, buzağıya tapanları öldürmesiyle kabul olacağını söyledi. Onlar da bu şekilde yaparak tevbe ettiler. Allah (c.c), onların bu tevbelerini kabul etti.

“Musa’ya da apaçık deliller verdik.”

Allah (c.c), Musa (a.s)’ya, kendisi tarafından gönderilen bir rasul olduğunu gösteren apaçık deliller ve mucizeler vermişti. Bu ayette kastedilen deliller Musa’ya verilen asa, elinin bembeyaz olması, onun için denizin yarılması, kafirlere kurbağa ve çekirgelerin musallat kılınması ve bunlar gibi bir çok mucizelerdir.
 
Deseler ki "İslam'ın pınarından içmek suç"
O suçu kabullenir, içerim avuç avuç ...



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Facebook  Twitter  Google  Google