Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Bozgunculuktan Uzak Durmak, Duaya Sarılmak  (Okunma sayısı 3561 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İnşirâh

  • Site Yöneticisi
  • *****
  • İleti: 1257
Bozgunculuktan Uzak Durmak, Duaya Sarılmak
« : 11 Aralık 2017, 00:37:33 »
وَلاَ تُفْسِدُواْ فِي الأَرْضِ بَعْدَ إِصْلاَحِهَا وَادْعُوهُ خَوْفًا وَطَمَعًا إِنَّ رَحْمَتَ اللّهِ قَرِيبٌ مِّنَ الْمُحْسِنِينَ

A'raf: 56 - “Düzene konulmasından sonra yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın! Korkarak ve umut ederek O’na dua edin! Muhakkak ki, Allah’ın rahmeti, muhsinlere pek yakındır.”
   
     
Allah (c.c), önceki ayette, insanların yalvara yakara gizlice ve sadece kendisine dua etmelerini emretmişti.

Bu ayette ise yeryüzünde fesat çıkarmamalarını ve bozgunculuk yapmamalarını emretmekle birlikte, kendisine dua etme emrini, önemine binaen tekrarlamaktadır.

“Düzene konulmasından sonra yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın!.”

Allah (c.c) bu ayette şöyle buyurmaktadır:

“Ey insanlar, rasuller ve onlara tabi olanlar! Yeryüzü, tevhidin  adaletiyle ıslah edildikten sonra, şirk ve günah işleyerek, insanlara zulmederek, onları haksız yere öldürerek, hilekarlık yaparak, insanların mallarını çalarak, akılları bozan sarhoşluk verici maddeleri içerek veya uyuşturucu maddeleri kullanarak, nesebleri bozan çirkin zina ve livata fiilini işleyerek ya da iffetli kimselere iftira atarak  yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın!”

Korkarak ve Umarak Allah (c.c)’a Dua Etmek:

“Korkarak ve umut ederek O’na dua edin!”


Allah (c.c), önceki ayette duanın kabul şartları olan yalvarma, yakarma ve gizliliği  bildirdikten sonra bu ayette, duanın sebebini ve onu gerekli kılan halleri şöyle açıklamaktadır:

“Ey insanlar! Allah’ın, yeryüzünü ıslah için gönderdiği dinine zıt bir yaşam sürdüğünüz için azabı hak ediyorsunuz. Allah’ın azabı sizi yakalamadan önce, O’nun azabından korkarak, O’nun affını ve vereceği büyük mükafatı umut ederek sadece O’na dua edin!”

Dua, ibadetin  kendisidir.

Rasulullah (s.a.s) bu konuda şöyle demiştir:

“Dua, ibadettir.” (Ahmed, Ebu Davud, Tirmizi)                

Dua, korku ile ümit arasında olmalıdır. Allah (c.c)’ın azabından korkarak, rahmetini ve sevabını umarak yapılması gerekir.

Allah (c.c), bu konu hakkında bir başka ayette şöyle buyurmuştur:

“Onun duasına icabet ettik ve ona Yahya’yı hediye ettik. Eşini de o (çocuğu)nun (doğumu) için düzenledik. Muhakkak ki onlar hayırlarda yarışırlardı. Umarak ve korkarak bize dua ederler ve bize karşı huşu (derin saygı) gösterirlerdi.” (Enbiya: 90)

Hayat boyunca Allah (c.c)’ın azabından korkmak, Allah (c.c)’ın sevabını ummaktan daha fazla olmalıdır. Fakat ölüm geldiğinde, Allah’ın rahmetini ummak, azabından korkmaktan daha fazla olmalıdır.

Rasulullah şöyle buyurdu:

“Hiç biriniz, Allah (c.c) hakkında hüsnü zan etmeden ölmesin!”  (Müslim)

Allah (c.c)’ın azabından korkmak gerektiğine, herkesin daima O’nun rahmetine ve O’na muhtaç olduğuna inanmayan bir kimse, yeryüzünü daima bozguna uğratanlardan olur.

Allah (c.c)’ın Rahmet Ettiği Kimseler:

“Muhakkak ki Allah’ın rahmeti, muhsinlere pek yakındır.”


Allah (c.c), ayetin bu kısmında şöyle buyurmaktadır:

“Allah’ın rahmeti ve büyük mükafatı sadece; her türlü  şirkten uzak durup tevhide sımsıkı sarılan, hiçbir tereddüt göstermeden Allah’ın emirlerini yerine getirip yasaklarından uzak duran muhsin kimseler içindir. Allah, işte böyle kimselerin dualarını kabul eder.”

Allah (c.c), bir başka ayette muhsinlerin kendisine şöyle dua ettiklerini haber vermiştir:   

“Bize, bu dünyada da ahirette de iyilik yaz! Muhakkak ki biz, Sana (doğru) yöneldik. (Allah) Dedi ki: “Azabımı dilediğim kişilere isabet ettiririm. Rahmetim ise herşeyi kuşatmıştır. Onu, sakınan, zekatı veren  ve ayetlerimize iman edenlere yazacağım.” (A’raf: 156)

Allah (c.c), şartları yerine getirilerek kendisine yapılan duaların karşılığını muhakkak verir. Ya dua eden kimsenin istediğini dünyada hemen verir veya ona gelebilecek bir zararı engeller ya da ona ahiret sevabı olarak yazar ve karşılığını ahirette verir.

Duanın Adapları:

1 -
Dua ederken taharet üzere olmak .

2 - Kıbleye yönelerek dua etmek.

3 - 
Kalbi tam olarak Allah (c.c)’a yönelterek ve bütün dünya meşgalelerinden arınarak dua etmek.

4 -  Duanın başında ve sonunda Rasulullah (s.a.s)’a salavat getirmek.

5 -  Elleri göğe yükselterek dua etmek.

Ata, Tavus, Mücahid, Cübeyr b. Mutim, Said b. Museyyib, Said b. Cübeyr’e göre, duada elleri kaldırmak mekruh-tur.

Delili ise: [/b][/color]Enes (ra)’dan rivayet edilen hadistir.Enes (ra)’ın hadisine göre Rasulullah ancak istiska (yağmur) duasında ellerini kaldırırdı.

Sahabelerin ve tabiin alimlerinin  büyük bir kısmına göre, duada elleri kaldırmak caizdir.

Delilleri:

Ebu Musa el Eşari (r.a) şöyle demiştir:

“Rasulullah (s.a.s), dua etti. Dua sırasında ellerini kaldırdı, hatta onun koltuk altının beyazlığını gördüm.” (Buhari)

Enes (r.a)’den de bu rivayete benzer bir rivayet nakledilmiştir.

İbni Ömer (r.a) şöyle dedi:

“Rasulullah (s.a.s), ellerini kaldırarak şöyle dedi:

“Ey Allah’ım! Ben Halid’in yaptığından beriyim.” (Buhari) 

Ömer (r.a) şöyle demiştir:

“Bedir gününde, Rasulullah (s.a.s) müşriklere baktı. O zaman müşriklerin sayısı bin, Rasulullah (s.a.s)’ın ashabının sayısı ise üçyüz onyedi idi. Rasulullah (s.a.s),  kıbleye yöneldi ve ellerini göğe yükselterek rabbine dua etmeye başladı.” (Müslim)               

Ömer (r.a) şöyle demiştir:

“Rasulullah (s.a.s), dua ederken ellerini kaldırır ve yüzünü eliyle silmeden indirmezdi.” (Tirmizi rivayet etti hasen garip dedi.)

Kurtubi bu rivayetleri zikrettikten sonra şöyle dedi:

“Bu rivayetler, Enes (r.a)’in yağmur duası hakkında rivayet ettiği hadisten daha kuvvetlidir.” Sonra şöyle dedi:

“Dua, ne şekilde olursa olsun  iyidir. Dua ederken kişi,  kıbleye yönelip ellerini yukarı doğru kaldırırsa iyidir, yapmasa da olur.”

6 - Duada mü’minleri unutmamak, onlar için de dua etmek.

7 - Gecenin son üçte biri, iftar vakti, Cuma günü, farz namazlardan sonrası, yolculuk ve zulme uğramak gibi duaya icabetin daha fazla olduğu  durumları kollamak.



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Yapılan paylaşımlar vesilesi ile Allah'ın razı olmadığı, İslam'a zıt olan şirk (Allah'a ait hak, sıfat ve yetkileri Allah'tan başkasına veyahut Allah'la beraber başkasına vermektir) ve küfür (gerek inatla gerek cehaletle gerekse inat edenleri taklit sebebiyle Allah'ın tevhidini inkar ve rasulünü yalanlamaktır) içeriklere veyahut bunların savunuculuğunu yapan kurum veya kuruluşlara ulaşmanız halinde hiçbir sorumluluk kabul etmiyoruz.
Facebook  Twitter  Google