Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Allah (c.c)'ın Rızık Vermesi Ve Ölüleri Diriltmesi  (Okunma sayısı 3562 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İnşirâh

  • Site Yöneticisi
  • *****
  • İleti: 1257
وَهُوَ الَّذِي يُرْسِلُ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِهِ حَتَّى إِذَا أَقَلَّتْ سَحَابًا ثِقَالاً سُقْنَاهُ لِبَلَدٍ مَّيِّتٍ فَأَنزَلْنَا بِهِ الْمَاء فَأَخْرَجْنَا بِهِ مِن كُلِّ الثَّمَرَاتِ كَذَلِكَ نُخْرِجُ الْموْتَى لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

A'raf: 57 - “O, rüzgarları rahmetinin önünde müjdeleyici olarak gönderendir. Onlar, yüklü bulutları kaldırıp yüklendiği zaman, onu ölü bir beldeye sürükleriz.  Sonra ondan suyu indirir ve onunla her tür üründen çıkarırız. İşte biz, ölüleri de böyle çıkarırız. Belki (öğüt alıp) düşünürsünüz.”
   
     
Allah (c.c) daha önceki ayetlerde, göklerin ve yerin yegane yaratıcısının, tasarruf sahibinin, hüküm verici ve teşri koyucusunun kendisi olduğunu, bütün ibadetlerin sadece kendisine yapılması gerektiği gibi özel olarak, dua ibadetinin de kendisine yapılması gerektiğini ve kendisinin herşeye kadir olduğunu bildirmişti. Daha sonra, şirk ve günahlar işleyererek yeryüzünün bozguna uğratılmasını yasaklamış ve her çeşidi ile şirki terkeden, emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınan kimselere rahmet edeceğini bildirmişti.

Bu ayette ise sadece kendisinin rızık verici olduğunu, su ile ölü beldeleri dirilttiği gibi insanları da tekrar dirilteceğini kullarına hatırlatarak onları yalnız kendisine şükretmeye yani sadece ona ibadet edip hayatlarını  sadece onun şeriatına göre düzenlemeye çağırmaktadır.

“O, rüzgarları rahmetinin önünde müjdeleyici olarak gönderendir .”

Allah (c.c), yağmur yağdırmadan önce yağmur müjdesi olarak rüzgarı gönderir.

Ayetteki rahmetten kasıt, yağmurdur.

Allah (c.c), bu konuyla ilgili olarak başka ayetlerde şöyle buyurmuştur:

“Ve O, (insanların) umutlarını kesmeleri sonrası yağmuru indiren ve rahmetini yayandır. (Yine) O, Veli’ dir, Hamid’dir.” (Şura: 28)     

“Öyleyse Allah’ın rahmetinin izlerine bir bak! Ölümünden sonra yeryüzünü nasıl diriltiyor? İşte O, ölüleri de elbette diriltendir. Ve O, herşeye güç yetirendir.” (Rum: 50)    
       

Ayette geçen “riyah” (rüzgarlar) “riyh”in çoğuludur. “Riyh”; çok şiddetli hareket eden hava demektir.

Riyh kelimesi, çoğul (yani; riyah) olarak kullanıldığında, bundan hayır kastedilir. Tekil olarak kullanıldığında ise  genellikle musibet katedilir. Aşağıdaki ayette olduğu gibi:         

“Muhakkak ki biz, sürekli zorluğun isabet ettiği bir günde onların üzerlerine, kasıp kavuran pek şiddetli bir rüzgar
(riyh) gönderdik.” (Kamer:  19)                         

Rasulullah (s.a.s), şöyle dua etmiştir:           

“Ey Allah’ım! O’nu bize riyah kıl. Riyh kılma.” (Taberani-Mecmai’z Zevaid)

Kur’an ayetlerine dikkatle bakıldığında, Allah (c.c)’ın ayetlerini veya rahmetini özellikle de yağmuru ifade etmek için, riyh kelimesinin, çoğul (riyah) olarak kullanıldığı görülür. Ad kavminin azabı ve başka azablarla ilgili bir kaç sure de ise tekil olarak kullanılmıştır.

Bu ayetlerden bazıları şunlardır:

“Ad kavmine gelince... Onlar da kasıp kavuran şiddetli bir rüzgar (riyh) ile helak edildiler.” (Hakka: 6)       

“Onların bu dünya hayatında harcadıklarının misali; nefislerine zulmetmiş bir kavmin ekinine isabet ederek onu helak eden kavurucu soğuğu bulunan bir rüzgarın
(riyh) misalidir. (Doğrusu) Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlar.” (Ali İmran: 117)

“Rablerini inkar eden kimselerin amellerinin misali; fırtınalı bir günde, rüzgarın
(riyh)  şiddetle savurduğu kül gibidir. Kazandıklarından hiçbir şeye güç yetiremezler. İşte bu, uzak bir sapıklıktır.” (İbrahim: 18)           

“Müşriklerden olmadan, Allah’ı birleyen
  (hanif)ler olarak... Her kim Allah’a ortak koşarsa işte o, sanki gökten düşmüş de ölmüş, sonra onu bir kuş kapıvermiş veya bir rüzgar (riyh) onu ıssız bir yere sürükleyip atmış gibidir.” (Hac: 31)

Allah (c.c) riyh kelimesini bazen tehdit için kullanmıştır.

Şu ayette geçtiği gibi:

“Yoksa siz, inkar etmeniz nedeniyle bir daha sizi ona (denize) geri döndürüp, üzerinize kırıp geçiren bir fırtına göndererek sizi (suda) boğmasından emin misiniz? Sonra, sizi bize karşı koruyacak birini de bulamazsınız.” (İsra: 69)           

Allah (c.c), riyh kelimesini bazen de rahmet  ve minnet manasında kullanmıştır.

Süleyman (a.s)’a rahmet ederek ve nimetlerini hatırlatarak rüzgarları (riyahı) ona boyun eğdirmesi gibi...

Allah (c.c) bu konuyla ilgili olarak şöyle buyurmuştur:

“Süleyman’a da, içinde bereket kıldığımız yere doğru emriyle akıp giden fırtınalı rüzgarı (boyun eğdirdik)... Herşeyi bilen elbette bizdik.” (Enbiya: 81)

“Süleyman’a da, sabah gidişi bir ay
(lık mesafe), akşam dönüşü de bir ay(lık mesafe) olan rüzgarı (riyh) (boyun eğdirdik)... Onun için erimiş bakır madenini (sel gibi) akıttık. Onun eli altında, Rabbinin izniyle çalışan bir kısım cinler vardı. Onlardan her kim bizim emrimizden çıkacak olsa ona çılgın azabtan tattırırdık.” (Sebe: 12)

“Böylece dilediği yere kolayca esen rüzgarı
(riyh) onun buyruğu altına verdik.” (Sa’d: 36)

“ Onlar, yüklü bulutları kaldırıp yüklendiği zaman, onu ölü bir beldeye  sürükleriz.”


Allah (c.c), ayetin bu kısmında şöyle buyurmaktadır:

“Gönderdiğimiz rüzgarlar, suyla dolup ağırlaşan yağmur yüklü bulutları, toprağı ölü olan bir beldeye bitkiyle canlansın diye taşırlar.”

Allah (c.c), bir başka ayette bu konuyla ilgili olarak şöyle buyurmuştur: 

“Ölü yeryüzü onlar için bir ayettir. Biz, ona hayat verdik ve ondan taneler çıkardık. Böylece ondan yerler.” (Yasin: 33)

Kur’an’da, bu manada bir çok ayet vardır. Bunlardan  bazıları şöyledir:

“Şüphesiz ki Allah, rüzgarları gönderip de bulutları yürütendir. Böylece biz onu, ölü bir beldeye sürükleriz. Onunla, ölümünden sonra yeryüzüne hayat veririz. İşte
(yeniden dirilerek) yayılma böyledir.” (Fatır: 9)         

“Görmedin mi? Allah, bulutları sürmekte, sonra aralarını birleştirmekte,  sonra da onları üst üste yığmaktadır. Yağmurun, onun arasından çıktığını görürsün. Gökten, içinde dolu olan dağlar
(gibi bulutlar)ı indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de onu geri çevirir. Şimşeğinin parıltısı, neredeyse görmeleri (ni) giderecekti...” (Nur: 43)

“Allah, rüzgarları gönderen, sonra bulutları yürüten, sonra da onları gökte nasıl dilerse öyle yayan ve onları kısım kısım yapandır. Sen, onların arasından yağmurun çıktığını görürsün. Nihayet kullarından dilediği kimselere ondan isabet ettirdiğinde, hemen seviniverirler.” (Rum: 48 )

“Sonra ondan suyu indirir ve onunla her tür üründen çıkarırız.”


Allah (c.c), ayetin bu kısmında şöyle buyurmaktadır:

“Yağmur yüklü bulutları, rüzgarlarla istediğimiz yere taşırız. Sonra onu kurumuş, bitkileri yok olmuş ölü bir beldeye yağdırırız. Yağmur suları ile ıslanan ölü topraktan, değişik renk, şekil, tad ve kokularda çeşit çeşit meyve, ekin ve bitkiler çıkartırız.”

Allah (c.c)’ın, ölü olan toprakta, indirdiği suyla hayatı varetmesi O’nun kudretinin kemalini ve ne kadar rahmet sahibi olduğunu gösterir.

Allah (c.c), bir başka ayette bu konuyla ilgili olarak şöyle buyurmuştur.   

“Yeryüzünde, bir tek su ile sulanan (birbirine) komşu toprak parçaları ve üzüm bağlarından, ekinlerden, çatallı ve çatalsız hurmalıklardan bahçeler vardır. Ürünler konusunda, onların bazısını bazına üstün kıldık. Muhakkak ki akleden bir kavim için bunda ayetler vardır.” (Ra’d: 4)

“İşte biz, ölüleri de böyle çıkarırız. Belki
(öğüt alıp) düşünürsünüz.”

Allah (c.c), ayetin bu kısmında şöyle buyurmaktadır:

“Biz ölü toprağa, su indirip çeşit çeşit bitkileri çıkartarak canlandırdığımız gibi, ahiret gününde ölüleri de işte  böyle canlandıracağız.

Düşünesiniz diye, size işte böyle örnekler veriyoruz.  Belki bu şekilde, ölü olan toprağı canlı kılmaya gücü yeten Allah’ın, ölüleri de diriltmeye gücünün yettiğini daha iyi anlarsınız ve inkar etmiş olduğunuz dirilişin, Allah’a kolay olduğunu daha iyi kavrarsınız.”

Allah (c.c), herşeye kadir olandır. Canlıdan ölüyü çıkarttığı gibi ölüden de canlıyı çıkartır. Ölü olan yerden yağmurla,  hem insanların hem de hayvanların ihtiyaçlarını karşıladığı bitkileri nasıl çıkartıyorsa, kıyamet gününde  ölüleri de işte böyle diriltecektir.

Allah (c.c), bu konuyla ilgili olarak başka ayetlerde şöyle buyurmuştur:   

“Kendi yaratılışını unutup da bize örnek ver(meye kalkış)di. Dedi ki: “Kemikleri, çürümüş iken, kim canlandırır?” De ki: “Onları ilk defa meydana getiren, onlara hayat verecektir. Elbette O, her türlü yaratmayı bilendir.” (Yasin: 78-79)

“Göğü, kitabın sayfalarını katlar gibi düreceğimiz gün, ilk yaratmaya başladığımız gibi onu
(eski haline) döndürürüz. (Bunu yapmak) üzerimize bir vaddir. Muhakkak ki biz, (bunu) yapıcılarız.” (Enbiya: 104)     

“De ki: “Rabbim, adaleti emretti. Her mescidde, yüzlerinizi
(O’na) doğrultun ve dini kendisine has kılarak, ihlasla O’na dua edin! Sizi ilk yarattığı gibi (O’na) dönersiniz.” (A’raf: 29)

Ebu Hureyre (r.a)’den Rasulullah (s.a.s)’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“İki üfürüş arasında, kırk yıl vardır. İnsanların kuyruk sokumunun bir parçası hariç, herşeyi yok olur. Yeniden yaratılış, işte tekrar bundan  meydana gelir.” (Buhari, Müslim)

Müslim’in rivayetinde şöyle bir ilave vardır:

“İki üfürüş arasında, kırk yıl vardır. Sonra Allah (c.c), gökten su indirir. İnsanlar, bitki gibi biterler. İnsanın bir kemiği hariç, heşeyi yok olur. O da kuyruk sokumudur. Kıyamet gününde yeniden yaradılış, ondan  meydana gelir.”

Zamanımızdaki ilim adamları, kuyruk sokumuyla ilgili yaptıkları deneylerde şöyle bir gerçeğe şahid olmuşlardır:

Kuyruk sokumu, iyice ezilip ufalanmasına veya yüksek ısıyla ısıtılmasına rağmen, içinde hala canlı hücreler bulunur. Bu gözlem, kuyruk sokumunda hiç ölmeyen hücrelerin varlığını  ortaya koymuştur.

Bu keşif, Rasulullah (s.a.s)’ın asırlar önce söylemiş olduğu yukarıdaki hadisin bilimselliğini ve doğruluğunu kanıtlamıştır.

Rasulün sözlerini tasdik için, hiç bir şahsın veya kurumun bulgu ve tasdiğine ihtiyaç yoktur. Kaldı ki, Rasul ne söylemişse müsbet ilimle ya doğruluğu ıspat edilmiş ya ıspat edilmekte ya da ıspat edilecektir. Çünkü o, her şeyi en ince detayına kadar bilen ve tasarlayan yüce yaratıcının katından haber vermektedir.



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Yapılan paylaşımlar vesilesi ile Allah'ın razı olmadığı, İslam'a zıt olan şirk (Allah'a ait hak, sıfat ve yetkileri Allah'tan başkasına veyahut Allah'la beraber başkasına vermektir) ve küfür (gerek inatla gerek cehaletle gerekse inat edenleri taklit sebebiyle Allah'ın tevhidini inkar ve rasulünü yalanlamaktır) içeriklere veyahut bunların savunuculuğunu yapan kurum veya kuruluşlara ulaşmanız halinde hiçbir sorumluluk kabul etmiyoruz.
Facebook  Twitter  Google