Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Semud Kavminin Azaba Uğratılması  (Okunma sayısı 4168 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Hak Mücadelesi

  • Site Yöneticisi
  • *****
  • İleti: 1247
Semud Kavminin Azaba Uğratılması
« : 27 Mayıs 2017, 21:27:02 »
فَأَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَأَصْبَحُواْ فِي دَارِهِمْ جَاثِمِينَ

A'raf: 78 - Böylece onları (şiddetli) bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında  çöküp kaldılar.
   
     
Allah (c.c) bu ayette, kendilerine vadedilen azabın bir an önce gelmesini isteyen Semud kavminin nasıl azaba uğratıldığını anlatmaktadır.

“Böylece onları (şiddetli) bir sarsıntı yakalayıverdi  ve yurtlarında  çöküp kaldılar.”

Semud kavminin inkarcıları, kendilerine Allah (c.c) tarafından mucize olarak verilen dişi deveyi öldürünce, bu yaptıklarına karşılık  Allah (c.c), onların  yurtlarını şiddetli bir sarsıntı ile sarstı, bundan dolayı  dizüstü yere kapaklanarak öldüler.

Bu ayete göre Salih (a.s)’in kavmi  “racfe” ile yani; şiddetli sarsıntı ile helak olmuştur.

Allah (c.c) bu konuyla ilgili olarak değişik ayetlerde şöyle buyurmuştur:

“Zulmeden o kimseleri, bir çığlık yakalayıverdi de yurtlarında dizüstü çökekaldılar.” (Hud: 67)                      

Allah (c.c) bu ayette “sayha” yani; çığlık lafzını kullanmıştır.

“Semud’a gelince... Biz onlara doğru yolu gösterdik. Onlar da körlüğü hidayete tercih ettiler. Böylece onları, kazanmış olduklarına karşılık alçaltıcı azabın yıldırımı yakalayıverdi.” (Fussilet: 17)                        

“Öyle ki onlar, Rablerinin emrine karşı geldiler. Böylece onlar, bakıp dururlarken yıldırım  onları yakalayıverdi.” (Zariyat: 44)


Allah (c.c) bu iki ayette ise “saika” yani; yıldırım kelimesini kullanmıştır.

Bu konuyla ilgili olarak ayetlerde her ne kadar böyle farklı kelimeler kullanılmışsa da bunların hepsi bir tek manayı ifade etmektedir. O da; yeryüzünde  sarsıntı  meydana getiren  şiddetli  bir gürültü veya sestir.

Cabir (r.a) şöyle demiştir:

“Rasulullah (s.a.s) Hicr’den  geçerken şöyle dedi:

“Sakın mucizeler istemeyin! Çünkü Salih (a.s)’in kavmi, mucize istemişti. Allah (c.c)’ın onlara mucize olarak verdiği dişi devenin bir yoldan girip öbür yoldan çıkarak serbest hareket ettiğini görünce, Allah (c.c)’ın emrine karşı geldiler ve onu, ayaklarını keserek öldürdüler. O deve, bir gün onların suyundan içer onlar ise o gün su yerine onun sütünü içerlerdi. Fakat onu öldürdüler. İşte bu sebeble Allah (c.c), onlara ceza olarak azab edici bir çığlık gönderdi. Bir adam hariç hepsi bu çığlıkla yok oldu. O adam ise Allah (c.c)’ın hareminde idi. Onun için çığlık ona zarar vermedi.”

Sahabeler:

“Ey Allah’ın rasulü! Bu adam kimdir?” dediler. Rasulullah (s.a.s):

“Ebu Riğal’dir. Haremden çıkınca, kavminin başına gelenler onun da başına isabet etti.” (Ahmed, Hakim)
 



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Yapılan paylaşımlar vesilesi ile Allah'ın razı olmadığı, İslam'a zıt olan şirk (Allah'a ait hak, sıfat ve yetkileri Allah'tan başkasına veyahut Allah'la beraber başkasına vermektir) ve küfür (gerek inatla gerek cehaletle gerekse inat edenleri taklit sebebiyle Allah'ın tevhidini inkar ve rasulünü yalanlamaktır) içeriklere veyahut bunların savunuculuğunu yapan kurum veya kuruluşlara ulaşmanız halinde hiçbir sorumluluk kabul etmiyoruz.
Facebook  Twitter  Google