Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Evlenilmesi Yasaklanan Kadınlar  (Okunma sayısı 6906 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İslâm Meşalesi

  • Site Yetkilisi
  • *****
  • İleti: 713
  • Herşeye Rağmen Yola Devam!...
Evlenilmesi Yasaklanan Kadınlar
« : 06 Mayıs 2013, 00:57:28 »
   
 
بســـم الله الرحمن الرحيم

حُرِّمَتْ عَلَيْكُمْ أُمَّهَاتُكُمْ وَبَنَاتُكُمْ وَأَخَوَاتُكُمْ وَعَمَّاتُكُمْ وَخَالاَتُكُمْ وَبَنَاتُ الأَخِ وَبَنَاتُ الأُخْتِ وَأُمَّهَاتُكُمُ اللاَّتِي أَرْضَعْنَكُمْ وَأَخَوَاتُكُم مِّنَ الرَّضَاعَةِ وَأُمَّهَاتُ نِسَآئِكُمْ وَرَبَائِبُكُمُ اللاَّتِي فِي حُجُورِكُم مِّن نِّسَآئِكُمُ اللاَّتِي دَخَلْتُم بِهِنَّ فَإِن لَّمْ تَكُونُواْ دَخَلْتُم بِهِنَّ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْكُمْ وَحَلاَئِلُ أَبْنَائِكُمُ الَّذِينَ مِنْ أَصْلاَبِكُمْ وَأَن تَجْمَعُواْ بَيْنَ الأُخْتَيْنِ إَلاَّ مَا قَدْ سَلَفَ إِنَّ اللّهَ كَانَ غَفُورًا رَّحِيمًا

Nisa: 23 - (Ey mümin erkekler!) Annelerinizle (ve büyük annelerinizle), kızlarınızla (ve onların kızlarıyla), kız kardeşlerinizle, halalarınızla (ve babalarınız ile annelerinizin halalarıyla), teyzelerinizle (ve babalarınız ile annelerinizin teyzeleriyle), erkek kardeşlerinizin kızlarıyla (ve onların kızlarıyla), kız kardeşlerinizin kızlarıyla (ve onların kızlarıyla), süt annelerinizle, süt kardeşlerinizle (ve onların kızlarıyla), (ister cima yapmış olun ister olmayın nikah yaptığnız) hanımlarınızın anneleriyle, cima yaptığınız hanımlarınızın başka kocadan olan ve sizin terbiyeniz altında yetişmiş kızlarıyla (üvey kızlarınızla) evlenmeniz size haram kılındı. Nikah akdi yaptığınız, fakat henüz cima yapmadan boşadığınız kadınların kızlarıyla evlenmenizde ise bir günah yoktur. Kendi sulbünüzden olan oğullarınızın (cima yapmamış olsalar bile) hanımlarıyla (gelinlerinizle) evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikahınız altında toplamanız da size haram kılındı. Ancak haram hükmü inmeden önce bu ameli yapmışsanız üzerinize bir vebal yoktur (fakat bu evliliği hemen sonlandırın). Muhakkak ki Allah Ğafûr’dur (emirlerine ihlasla itaat edip halis bir kalple günahlarından tevbe eden kullarını affedendir), Rahîm’dir (kullarına kaldıramayacakları şeyleri yüklemeyen, tevbe edenleri önceki kötü amellerinden dolayı sorumlu tutmayan ve ahirette sadece müminlere rahmet edendir).
   
     
      Allah (c.c), üvey annelerle evlenmenin haram olduğunu, öneminden dolayı önceki ayette ayrı olarak bildirdi. Bu ayetteyse evlenilmesi haram olan diğer kadınların kimler olduğunu bildirmektedir.

    Allah (c.c), bu ayette, kendileriyle evlenilmesi haram olan kadınları üç sınıfa ayırmıştır. Bunlar:

    1 - Neseb (akrabalık) yoluyla haram kılınanlar.

    2 - Süt emme yoluyla haram kılınanlar.

    3 - Sıhriyet (evlilik) yoluyla haram kılınanlar.

    Bu üç yolla haram kılınanlar, ebedi olarak haram kılınmışlardır. Bu kimselere karşı; öz kardeşlere ve öz babalara davranıldığı gibi davranılır, vücuttan caiz olan miktar onların yanında açılabilir. Bunlarla halvet haram değildir. Kadının, göbeğinden dizine kadar olan bölümü hariç diğer yerlerini göstermesi caizdir. Fakat haramlılığı geçici olanların durumu böyle değildir. Onlarla ilişki, yabancı kadın erkek arsasındaki hükme göredir. Böyle kadınların her yeri haramdır ve onlarla halvet yapılamaz.

    A - Neseb Yoluyla Haram Kılınanlar:

    “Annelerinizle (ve büyük annelerinizle), kızlarınızla (ve onların kızlarıyla), kız kardeşlerinizle, halalarınızla (ve babalarınız ile annelerinizin halalarıyla), teyzelerinizle (ve babalarınız ile annelerinizin teyzeleriyle), erkek kardeşlerinizin kızlarıyla (ve onların kızlarıyla), kız kardeşlerinizin kızlarıyla (ve onların kızlarıyla)...”


    Allah (c.c)'nun, bu ayette neseb yoluyla haram kıldığı kadınlar yedi tanedir ve bunların hepsi ebedi olarak haramdır. Bu kimseler şunlardır:

    1 - Analar: Anaların hükmüne; anneanneler, babaanneler, onların anneleri de girer. Bu ne kadar yukarıya çıksa da böyledir.

    2 - Kızlar: Kızlar hükmüne; kişinin kendi kızı, kızının kızı, oğlunun kızı, kızının veya oğlunun kızları da girer. Bu ne kadar aşağı inse de böyledir.

    3 - Kız kardeşler: Aynı baba ve anneden olan kız kardeşler bu hükme girdiği gibi sadece anneden veya sadece babadan olan kız kardeşler de bu hükme girerler.

    4 - Halalar: Bu hükme ister baba tarafından olsun ister anne tarafından olsun, halanın halası da girer. Bu ne kadar yükselirse de böyledir.

    5 - Teyzeler: Bu hükme teyzenin teyzesi de girer. Ne kadar yükselirse de böyledir.

    6 - Erkek Kardeşlerin Kızları: Bu hükme; ana baba aynı olan erkek kardeşlerin kızları girdiği gibi, baba aynı veya ana aynı olan erkek kardeşlerin kızları da girer. Bu hüküm ne kadar aşağı inerse de böyledir.

    7 - Kız Kardeşlerin Kızları: Bu hükme; ana baba aynı olan kız kardeşlerin kızları girdiği gibi, baba aynı veya ana aynı olan kız kardeşlerin kızları da girer. Bu hüküm, ne kadar aşağı inerse de böyledir.

    B - Süt Emme Yoluyla Haram Kılınanlar:

    “…süt annelerinizle, süt kardeşlerinizle (ve onların kızlarıyla)...”


    Bu ayette emzirme sebebiyle haram olanlardan iki tanesi zikredilmiştir. Bunlar; usul ve füru olanlardır. Usul olanlar; süt annelerdir, füru olanlar; süt kardeşlerdir.

    Allah (c.c), ayette, bir aslı ve bir fer'i zikrederek bütün asıl ve fer'ilerin haram oduğunu bildirmiştir. Bu sebeple emzirme sebebiyle haram olanlar aynen neseb sebebiyle haram olanlar gibidirler.

    Bu meselenin böyle anlaşılması gerektiğini Rasulullah (s.a.s)'in hadisi teferruatlı bir şekilde açıklamaktadır.

    Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:


    "Neseb yoluyla haram kılınanlar, emzirme yoluyla da haram kılınmıştır."   (Müslim)

    Aişe (r.a)'dan rivayet edilen bir hadiste Rasulullah(s.a.s) şöyle buyurmuştur:

    "Süt emme, doğumun haram kıldığını haram kılar."    (Buhari, Müslim)

    İbn-i Abbas (r.a)'dan şöyle rivayet edilmiştir:

    "Rasulullah (s.a.s)'den, amcası Hamza'nın kızıyla evlenilmesi istenildiğinde Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:


    "O, bana helal değildir. Çünkü o kız, (Hamza'yı kastederek) süt kardeşimin kızıdır. Neseb yoluyla haram olan, süt emme yoluyla da haramdır." (Buhari, Müslim)

    Buna göre; süt anne, süt kız, süt kız kardeş, süt teyze, süt hala, süt erkek kardeşin kızı ve süt kız kardeşin kızıyla evlenmek haramdır.

    Süt emmeyle haram kılınanlar da aynı neseble haram kılınanlar gibi ebedi olarak haramdırlar.

    Bir çocuk bir kadından süt emerse, artık bu kadın; onun annesi, o kadının kocası; onun babası, o kadının çocukları; onun kardeşi, o kadının erkek kardeşleri; dayısı, kız kardeşleri; teyzesi olmuştur. Kadının kocasının erkek kardeşleri; amcası, kız kardeşleri; halası olmuştur.

    Fakat süt emen kimsenin diğer kan kardeşlerinin, bu süt anne ile herhangi bir bağları yoktur. Dolayısıyla çocuğun diğer kardeşleri, süt annenin akrabalarıyla evlenebilirler. Bu sebeple bunlar arasında halvet veya buna benzer kardeşler arasında olan şeyler yapılamaz.

    Haram Kılan Emme Miktarı:

    Alimler, haram kılan süt emmenin miktarı konusunda ihtilaf etmişlerdir.

    Hanefi ve Malikiler: Bu ayetin zahirine göre amel edere; "süt emmenin miktarı ne kadar olursa olsun haram kılar" dediler.

    Ahmed'in bir görüşüne göre; üç emmeden az olursa haram kılmaz. Emme, üç veya daha fazla olmalıdır.

    Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:


    "Bir süt emme haram kılmaz, iki süt emme haram kılmaz."   (Müslim)

    Şafii'ye ve Ahmed'in bir diğer görüşüne göre; ancak beş veya daha fazla süt emme haram kılar.

    Delilleri:

    Aişe (r.a) şöyle demiştir:

    "Kur'an'da, bilinen on kere emmenin haram kılacağı hükmü vardı. Sonra bu, beş bilenen emmeyle neshedildi. Rasulullah (s.a.s), Kur'an'da bu şekilde okunur halde iken vefat etmiştir."
   (Müslim, Abdurrezzak)

    Haram Kılan Emme Yaşı:

    Cumhura göre;
iki yaşına kadar olan süt emme haram kılar. Çocuk iki yaşından büyük olunduğunda emdiği süt haram kılmaz.

    Allah (c.c) şöyle buyurmuştur:


    "… anneler (boşandıkları kocalarından olan) bebeklerini tam iki (kameri) sene emzirmeye (diğer kadınlara göre daha öncelikle) hak sahibidirler."   (Bakara: 233)

    İbn-i Abbas (r.a)'dan Rasulullah (s.a.s)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

    "Evlenmeyi haram kılan emzirme ilk iki yıl içinde yapılan emzirmedir."   (Dare Kutni, Beyhaki) (Bu hadis İbn-i Abbas'a mevkuf olarak sahihtir.)

    Ebu Hanife'ye göre; ilk otuz ay, yani; iki buçuk sene içinde emilen süt, evlenmeyi haram kılar.

    Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

    "... onun taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır."
   (Ahkaf: 15)

    Malik'e göre; iki yıl bir ay veya buna yakın bir süre içinde emilen süt evlenmeyi haram kılar.

    Züfer'e göre; çocuk annesinden sadece sütle besleniyorsa, üç yaşında bile olsa yapılacak emme haram kılar.

    Evzai'ye göre; çocuk bir yaşından sonra sütten kesilir ve yemek yemeye başlarsa bundan sonra emdiği süt haram kılan süt emme sayılmaz.

    Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurmuştur:


    "Ancak bağırsakları dolduran ve sütten kesilmeden önce emilen süt haram kılar."   (Tirmizi)  (Hakim rivayet etti ve sahih dedi.)

    İki Hanımı Olan Bir Kimsenin Hanımlarından Süt Emen İki Ayrı Kimsenin Birbirlerine Karşı Durumu:

    İki hanımı olan bir adamın, hanımlarından çocuğu olursa ve bu adamın hanımlarından biri yabancı bir erkek çocuk diğer hanımı ise yabancı bir kız çocuk emzirirse bu iki hanımın emzirdiği yabancı kız ve erkek çocuk birbirlerine haram olur. Çünkü bu iki yabancı kız ve erkek çocukların süt babaları birdir.

    Aişe (r.a) şöyle demiştir:

    "Eflah b. Ebi'l Kays benim yanıma girmek için izin istedi. Ben de tesettüre büründüm. Eflah dedi ki:

    "Ben senin amcanım. Niçin benden dolayı tesettüre büründün?" Aişe (r.a) dedi ki:

    "Sen nereden benim amcam oluyorsun?" Eflah:

    "Kardeşimin hanımı seni emzirmiştir" diye cevap verdi. Bunun üzerine Aişe (r.a):

    "Beni emziren kadındı, erkek değildi" dedi ve tesettürünü bozmadı. Aişe (r.a) diyor ki:

    "Daha sonra Rasulullah (s.a.s) yanıma geldiğinde bu olayı sordum. Şöyle buyurdu:

    "O senin amcandır. Senin yanına girebilir."
   (Buhari, Müslim, Tirmizi, İbn-i Mace, Ebu Davud)

    C - Sıhriyet Yoluyla Haram Olanlar:

   “Karılarınızın anaları, kendileriyle birleştiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde büyüttüğünüz üvey kızlarınız, eğer analarıyla birleşmemizseniz (üvey kızlarınızla evlenmenizde) size bir günah yoktur kendi sulbunüzden gelen oğullarınızın eşleri.”

    Allah (c.c), bu ayette sıhriyet yoluyla haram olanların üç tanesini zikretmiştir. Bir diğerini ise önceki ayette zikretmişti. Buna göre sıhriyet yolu ile evlenilmesi haram olan kadınlar dört tanedir.


    1 - Babanın evlendiği hanım (üvey anne).

    Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

    "(Ey iman edenler!) Babalarınızın evlendiği hanımlarla sakın evlenmeyin (bu, haram kılınmış bir ameldir)."
   (Nisa: 22)

    2 - Kızıyla evlenilen kimse. (kayın valideler). Kızıyla ister cima yapılsın, ister yapılmasın kayın validelerle evlenmek haramdır.

    Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu
:

    "Bir erkek, bir kadınla evlenirse ister onunla cima yapsın, ister yapmasın, o kadının annesi o erkeğe (ebedi) haram olur."   (Buhari, Müslim)

    3 - Annesiyle cima yapılan kızlar (üvey kızlar). Kızı olan bir kadınla evlenme akdi yapıldığı halde cima yapılmamışsa, o kadın terk edildiği zaman kızıyla evlenmek caiz olur.

    Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:


    "Annesiyle evlendiği halde onunla cima yapmayıp boşayan kimse, dilerse o kadının kızıyla evlenebilir."   (Buhari, Müslim)

    Malik, Ebu Hanife, Evzai, Sevri, Leys'e ve Şafii'nin bir görüşüne göre; bir kimse nikah akdi yaptığı kadına şehvetle dokunur, onu şehvetle öper veya onun avret mahalline şehvetle bakarsa bu kadının hem annesi hem de kızı ona haram olur. Bu kadın aynı zamanda o kimsenin babası ve erkek çocuğuna da haram olur.

    Şafii'nin başka görüşüne göreyse; şehvetle bakmak değil, ancak şehvetle dokunmak haram kılar. Çünkü ayetteki "birleşme" (dehaltüm) cima manasında değil, şehvetle dokunma manasındadır.

    Hangi Üvey Kızlarla Evlenmek Haramdır?

    Alimlerin çoğuna göre;
ayette geçen: "…cima yaptığınız hanımlarınızın başka kocadan olan ve sizin terbiyeniz altında yetişmiş kızlarıyla (üvey kızlarınızla)…" sözünden kasıt; sadece üvey babasının yanında kalan kız değildir. Ayette her ne kadar; "sizin terbiyeniz altında yetişmiş kızlarıyla (üvey kızlarınızla)…" ibaresi geçiyorsa da kasıt; genel olarak bütün üvey kızlardır. Çünkü genelde, bütün üvey kızlar annenin, buna bağlı olarak da üvey babanın yanında kalır ve yetişir.

Zahirilerin İmamı Davud b. Ali'ye, İbn-i Hazm'a ve Malikiler'den Ebu'l-Kasimi'r Rafi'ye göre; bu ayetin zahirine göre hüküm verilir. Buna göre kişi, sadece evlendiği hanımın yanında kalan ve birlikte yaşadığı üvey kızıyla evlenemez, yoksa evlendiği hanımın başka yerde yaşayan kızıyla, annesini boşadığı takdirde evlenebilir.

    Bu görüşlerine delil olarak şu rivayeti göstermişlerdir:

    Malik b. Evs b. Hadsan dedi ki:

    "Evlendiğim bir kadınım vardı. Ondan çocuklarım oldu. Fakat o kadın vefat etti. Bundan dolayı üzüldüm. Bu vaziyetteyken Ali b. Ebi Talib beni gördü. Bana:

    "Sana ne oldu?" diye sordu. Ona

    "Evlendiğim kadın vefat etti." dedim. Ali:

    "Bu kadının başka erkekten kızı var mı?" diye sordu. Ben:

    "Evet, Taif'te kalıyor." dedim. Ali:

    "Senin yanında yetişti mi?" diye sordu. Ben:

    "Hayır, o Taif'teydi." dedim. Ali:

    "Onunla evlenebilirsin." dedi. Ben ona:

    "Peki Allah'ın: "…cima yaptığınız hanımlarınızın başka kocadan olan ve sizin terbiyeniz altında yetişmiş kızlarıyla (üvey kızlarınızla)…"  ayeti nerede kaldı?" diye sordum. Ali:

    "Bu ayet, sadece senin yanında yetişen üvey kızınız hakkındadır. Bu kız senin dediğine göre yanında yetişmemiştir. Onun için bu ayetin hükmünü almaz. Onunla evlenebilirsin." dedi.
   (İbn-i Ebi Hatim)  (İbn-i Kesir bu rivayetin senedi Müslim'in şartlarına göre sahih dedi.)

    4 - Erkek çocuğun evlendiği kadın (gelin).

    Allah (c.c) bu ayette şöyle buyuruyor:

    "Kendi sulbunüzden gelen oğullarınızın eşleri."

    Ayette; "kendi sulbünüzden" ibaresinin geçmesinin sebebi, evlatlıkların boşadığı kadınları bundan istisna etmek içindir. Oğul edinen kişilerin oğullukları, hanımını boşadığı zaman bu hanımla evlenebilir. Rasulullah (s.a.s)' in oğulluğu olan Zeyd, hanımını boşadığı zaman Rasulullah (s.a.s)'in onun hanımıyla evlenmesi gibi...


    Evlenilmesi Geçici olarak Haram olanlar:

    “iki kız kardeşi birlikte nikahınız altında toplamanız da size haram kılındı.”


Allah (c.c) bu ayette, geçici olarak haram kılınanlardan bir tanesini bildirmiştir. Sahih sünetse buna iki tane daha eklemiştir. Bunlar:

    1 - İki kız kardeşi aynı anda bir nikah altında bulundurmak.

    Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

    " iki kız kardeşi birlikte nikahınız altında toplamanız …"

    Feyruzi'd Deylemi (r.a) şöyle demiştir:

    "Ben, aynı anda iki kız kardeşle nikahlı olduğum halde müslüman olmuştum. Rasulullah (s.a.s) bana:


    "Dilediğin bir tanesini boşa" buyurdu."   (Ahmed, Ebu Davud, İbn-i Mace, Tirmizi) (Tirmizi hasen dedi.)

    2 - Kızla halasını aynı anda bir nikah altında bulundurmak.

    3 - Kızla teyzesini aynı anda bir nikah altında bulundurmak.

    Ebu Hureyre (r.a) şöyle demiştir:


    "Rasulullah (s.a.s), aynı anda kadın ile halasını veya kadınla teyzesini bir nikah altında bulundurmayı yasakladı."    (Buhari, Müslim)

    Bu açıklamalara göre; ister ana baba bir olsun ister sadece baba bir olsun isterse sadece anne bir olsun, iki kız kardeşi veya bir kızla halasını ya da bir kızla teyzesini aynı anda bir nikah altında tutmak haramdır.

    Fakat bunlar geçici olarak haramdır. Şayet kadın vefat eder veya kocası tarafından boşanırsa, onun kız kardeşiyle veya teyzesiyle ya da halasıyla evlenilebilir. Çünkü haram olan; her ikisini aynı anda tek nikah altında bulundurmaktır.

    Cahiliyede iki kız kardeşi, kızla teyzesini veya kızla halasını aynı anda bir nikah altında bulundurmak caizdi.     Allah (c.c), bu konuyla ilgili haram hükmünü daha önce bildirmediği için onları bu amellerinden dolayı sorumlu tutmamıştı. Fakat bu hüküm geldikten sonra bu amellerinden dolayı onları sorumlu tutmuş ve içlerinden bir tanesini boşamayı zorunlu kılmıştır. Her ne kadar içlerinden bir tanesi bırakılsa da evlililik sebebiyle meydana gelen aralarındaki hak hukuk meselesini devam ettirmiştir.

    “Ancak haram hükmü inmeden önce bu ameli yapmışsanız üzerinize bir vebal yoktur (fakat bu evliliği hemen sonlandırın). Muhakkak ki Allah Ğafûr’dur (emirlerine ihlasla itaat edip halis bir kalple günahlarından tevbe eden kullarını affedendir), Rahîm’dir (kullarına kaldıramayacakları şeyleri yüklemeyen, tevbe edenleri önceki kötü amellerinden dolayı sorumlu tutmayan ve ahirette sadece müminle-re rahmet edendir).”

     Allah (c.c) bu ayeti şöyle bitiriyor:

    "Geçmişte işlediğiniz bütün günahlarınızdan, geçerli bir tevbeyle tevbe ederseniz, Allah sizi bağışlar ve affeder. Çünkü O, çok bağışlayıcıdır. Aynı zamanda size karşı çok merhametlidir. O, sizleri hem dünya hem de ahirette mutlu edecek kanunlar bildirmiş ve sizi başıboş bırakmamıştır.

    Sizi hem dünya hem ahirette mutlu edecek kanunlarından bir tanesi de, kiminle evlenip kiminle evlenmeyeceğinizi bildiren hükümlerdir. Şayet bu hükümlere uyarsanız, dünyada, aranızdaki bağları kuvvetlendirmiş ve zedelememiş olursunuz. Böylece aranızda kin, nefret ve haset meydana gelmez."

    Helal Haram Sınırlarını Belirleme Yetkisi, Yalnız Allah'a Aittir:

    Babanın evlendiği hanımlarla ve iki kız kardeşle aynı anda evlenme dışında, ayette kendisiyle evlenilmesi yasak kılınanların hepsi cahiliyede de yasaktı.

    Cahili toplumda zaten yasak olan böyle amelleri Allah (c.c)'nin tekrar yasaklamasında şüphesiz çok önemli ve büyük hikmetler, sebepler vardır. Bunun en önemli sebebi ise kullarına, haram ve helal sınırlarını tayin etme yetkisinin yalnız Allah'a ait olduğunu öğretmek istemesidir.

    Helaller (serbestler) ve haramlar (yasaklar) bildirmek, ilahlığın en önemli temel özelliklerindendir. Her konuda helal ve haram sınırlarını belirleme yetkisi yalnız Allah'a aittir. Bu konuda, Rasulullah (sav) dahil hiçbir ortağı yoktur ve zaten kabul etmez de...

    Rasulullah (sav), ancak Allah'ın kendisine vahyettiği haram ve helalleri insanlara bildirir. Bunun dışında hiç bir yetkisi yoktur. Helal ve haramlar koyma yetkisi sadece, bu kainatı yoktan var eden Allah'a aittir.

    Helal, Allah'ın helal kıldığıdır, haram da, Allah'ın haram kıldığıdır. İster açıkça söz ile söylesin isterse hareket ve yaşantısıyla ortaya koysun isterse ayetleri sapıkça tevil ederek olsun, kim Allah'ın bu hak ve yetkisine kendisinin de sahip olduğunu iddia ederse, ilahlık iddiasında bulunmuş olur.

    Helal, Allah'ın helal kıldığı, haram da Allah'ın haram kıldığı iken, ister en büyük meselelerde olsun isterse en basit meselelerde olsun, Allah'ın helal kıldığı şeyi haram, haram kıldığı şeyi helal kılanlar, kendilerine ne kadar müslüman deseler, Allah'ın emrettiği diğer amelleri ne kadar yerine getirseler de tagut olmuşlardır.

    Kim de böyle sahte ilah ve tagutlara itaat eder, onları destekler, onların peşinden giderse, onları ilah edinmiş ve onlara ibadet etmiş olur.

    İşte! Allah'ın, cahiliyede haram olan şeyleri bu ayette olduğu gibi tekrar haram kılması veya helal olan şeyleri tekrar helal kılması, cahiliye adet, kanun ve sistemlerinin hiç önemli olmadığını, ölçü olarak alınamayacaklarını, ne kadar bazı yönlerden birbirlerine benzeseler de İslam kanunlarının cahili kanunlardan ayrı olduğunu, müslümanlar için uyulacak tek yasanın İslam olduğunu kafalara iyice nakşetmek içindir.

    İslam, daha ilk geldiği günden itibaren bütün cahiliye ölçülerini, kanunlarını, adet ve sistemlerini tamamen ilga etmiş, yerine Allah'ın emirleriyle meydana gelmiş, kendisine has sistemini yerleştirmiştir. İşte bu, "Lailahe illAllah"tır. Rasulullah (s.a.s)'ın ilk davet ettiği şey...

    Cahiliye düzeninin kanunları İslam'ın koyacağı kanunlara uygun olsa bile, İslam o kanunları yok olarak kabul eder ve kendine has bir biçimde tekrar koyar. Tıpkı evlenilmesi yasak olan kadınlar meselesinde olduğu gibi...

    İslam'ın cahiliye kanunlarına benzeyen hükümler bildirmesi, cahiliyeyi ölçü olarak aldığından veya bu hükmün cahiliyede bulunuyor olmasından değildir. Çünkü, cahili kanun, adet, değer ve sistemlerinin temeli bozuktur. Bunları ortaya koyan merci geçerli değildir. Cahiliyenin mercisi, helal ve haramlar koymağa yetkisi olmayan bir mercidir.

    Tevhid akidesi, hayatı her yönüyle kuşatmıştır. Hayatın her alanında Allah'ın istediği şekilde hareket etmeyi gerektirir. Çünkü Allah (c.c), hayatın her yönünü düzenleyecek kanunlar ve hükümler bildirmiştir. Evlenmede, yemede, giyinmede, ticarette, insanlar arası sosyal ilişkilerde, devlet yönetiminde vs...

    Bu hükümler Allah tarafından bildirilmiştir. Çünkü helal ve haram sınırlarını tayin etme yetkisi yalnız O'na aittir. Bu konuda tek merci vardır. O da, tüm kainatı yaratan zattır.

    Allah'ı tevhid eden, yalnız Allah'ın bildirdiği hükümleri kabul eder. Bu hükümlere zıt hükümler bildirenler kim olursa olsun, ister fert ister toplum ister parlamento, hepsini reddeder ve karşı çıkar. Çünkü mesele, Allah'ın hakkını gasbetme meselesidir.

    Gerçekten Allah'a kulluk edenler, her konuda olduğu gibi, Allah'ın bu hakkını gasp edenlere karşı çıkarlar, onlara tavır alırlar ve onları reddederler. Onları sevmez, desteklemez ve müslüman kabul etmezler. Allah'ın bu hakkını geri almak için o zalimlere karşı tüm güçlerini, mal, can ve kanlarını sonuna kadar kullanırlar. Tevhid ehlinin amacı yalnız bu olmalıdır. Çünkü, ancak bu şekilde Allah'ın sevdiği ve razı olduğu muvahhidlerden olunabilir ve cehennemde sonsuza kadar kalmaktan kurtulunabilir.

    Allah'ın dini, Allah'ın kanunlarıdır. Kim bu kanunlara bağlanırsa, Allah'ın dinine bağlanmış olur. Kim de bunlar dışındaki kanunlara bağlanırsa, şeytanın dinine girmiş olur.

    Herkes kendisine baksın! Kimin dinine girdiğini iyice görsün ve hareketlerine buna göre çeki düzen versin!

 

Allah'ın izni ve yardımıyla dördüncü cüz bitti.



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Yapılan paylaşımlar vesilesi ile Allah'ın razı olmadığı, İslam'a zıt olan şirk (Allah'a ait hak, sıfat ve yetkileri Allah'tan başkasına veyahut Allah'la beraber başkasına vermektir) ve küfür (gerek inatla gerek cehaletle gerekse inat edenleri taklit sebebiyle Allah'ın tevhidini inkar ve rasulünü yalanlamaktır) içeriklere veyahut bunların savunuculuğunu yapan kurum veya kuruluşlara ulaşmanız halinde hiçbir sorumluluk kabul etmiyoruz.
Facebook  Twitter  Google