Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: kredi karti kullanimi?  (Okunma sayısı 7279 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı samara

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 1
kredi karti kullanimi?
« : 10 Ağustos 2011, 11:19:35 »
 es selamualeykum...kredi karti kullanimi hakkinda bilgi verebilirmisiniz inşaALLAH...

Çevrimdışı İnşirâh

  • Site Yöneticisi
  • *****
  • İleti: 1257
Ynt: kredi karti kullanimi?
« Yanıtla #1 : 10 Ağustos 2011, 14:10:14 »
Aleykum selam.

Kredi kartı meselesindeki haramlık sadece karşılığında menfaat beklenildiğinden dolayı değildir. Bu konunun haramlık sebebi bir çok yönden söz konusudur. Şöyle ki:

1) - Kredi kartı banka, tüccar ve kart sahibi arasında olan üçlü bir akittir. Banka hem tüccarla, hem kart sahibiyle anlaşıyor, kart sahibi de tüccarla alış veriş yapacağını kabul ediyor, tüccar da hem bankayla hem kart sahibiyle çalışacağını kabul ediyor ve böylece üçlü bir anlaşma söz konusu oluyor. Bu şekilde üçlü bir anlaşmanın çalışma şekline bakıldığında borçlar meselesinde böyle bir anlaşma caiz değildir. Yani sözde verdiği kredi limitiyle kart sahibine borç veren banka, aslında menfaat sağlamak istemektedir.

2) – Banka kredi kartı verdiği zaman, kart verdiği kimseden bir taahhüd almış gibi oluyor. Yani kart sahibinden belirli yerlerden alış veriş yapmasının taahhüdünü alıyor. Ve bu taahhüdü tüccara satıyor. Böylece kart kullanan kimse faize alet olmuş oluyor.

Şöyle ki: banka kart sahibine verdiği borcu adeta satıyor ve eline bir kart tutuşturuyor. Sonra sattıgı bu borca bir gün koyuyor, örneğin 40 gün gibi.. Sonra kendisi 35 gun icinde bu parayı tüccara geri ödüyor. Veya daha önce ödeyecekse bile ana paradan belli bir yüzde kesinti yaparak ödüyor. Bunu ise kart sahibinden gelecek 5 gün sonraki sattığı borcu alacağını bildiği için yapıyor. Böylece banka aslında kendisinin verdiği borcu değil, taahhüdünü aldığı parayı çalıştırmış oluyor. Bu şekilde yapmak kesinlikle caiz değildir.

3) – Banka kredi kartını verirken kart parası almaktadır. Bu şekilde kart parası alması caiz değildir. Bunu şöyle düşünmek gerekir: Bir kimseye borç veren kimse verdiği borç sebebiyle o kimseye yazdırdığı bir borç kağıdının masraflarını alması gibidir. İşte bu, borçların satışı manasındadır. Borç asla satılmaz.

Banka kredi kartı verdiği kimseyi kendisine borçlandırıyor. Ve bu borçlandırmayı ona kart satarak verdiği borcun satışını yapmış oluyor.

4) – Kredi kartı kullanılması peşin para hükmüne girmez. Yine bunun gibi bir akitte yapılan vadeli satış hükmüne de girmez. Çünkü kredi kartında yapılan ödeme, tüccar tarafından anında peşin olarak alınamamaktadır. Şayet peşin olarak alınacak olsa yapılan ödemeden banka kesinti yapmaktadır. Banka tüccarla anlaştığı belli bir süre sonra tüccara ödemeyi yapmaktadır. Dolayısıyla tüccar parasını peşin olarak alamamaktadır. Oysa yapılan alış verişin caiz olması için peşin verilen paranın tüccarın elinde ve tasarrufunda olması gerekir.

5) – Banka kartı verdiğinde kart sahibine şartlı borç vermiş oluyor ve bu şekilde bir anlaşma yapılıyor. Şartlı verilen borç hakkında yapılan anlaşma İslam’a göre değildir. Bu verilen borç şöyledir: Banka kart sahibine diyor ki: Ben sana kart vereceğim ve sana bir limit belirleyeceğim. Bu limiti bana 40 gün içinde döndüreceksin. 40 günü geçerse senden faiz alırım. Ve bu 40 gün içinde şu gibi firmalardan alış veriş yapacaksın.

Oysa İslam’da verilen borç her ne kadar süreli olsa da bu şekilde bir şart üzere verilmez. Kişi aldığı borcu dilediği şekilde kullanma hakkında sahiptir.

6) – Banka kredi kartı vermekle, üçlü bir anlaşma yapmaktadır. Şöyle ki: Esnafla anlaşıyor ve esnafı kendisine bağlıyor ve ona POS makinesi vererek adeta onu kendisinin bir işçisi yapıyor. Yani esnaf bu durumda bankanın işini yapmaktadır. Çünkü bu işi çıkaran bankadır, esnaf değil.  Böylece banka POS makinesi vererek kâra geçiyor. Velev ki iş sahibinin kârı çok olsa bile bankanın üyesi olduğu ve böylece onun işçisi durumunda olduğu için harbi bir kuruma fayda sağlamış olur. Ve adeta bu makineyi kullanarak bankanın işinde ona ortak olmuştur. Böylece bu kuruma herhalukarda fayda sağlamıştır. O halde POS makinesi de almak kesinlikle caiz değildir. Ve bu nedenle POS makinesinden kart geçirmeye vesile de olunmaz. Çünkü harama vesile haramdır...

Yine kart sahibiyle anlaşma yaparak sözde ona borç vermiş gibi gözüküyor ama ona verdiği krediyi belli yerlerde kullanmaya yönlendiriyor. Böylece kart sahibini de kendi hizmetinde kullanıyor. Kendisi adına alış veriş yaptırtıyor. Burada kart sahibinin menfaati var gibi gözüküyorsa da aslında banka kâr ediyor. Dolayısıyla bu şekilde üçlü bir anlaşma caiz değildir. O halde kredi kartı almak kesinlikle caiz değildir.

Bu meselede Hanefilerin görüşü geçerli olmaz. Çünkü Hanefilerin, darul hapte harbiyle mü’min arasında riba yoktur, görüşü harbinin kesinlikle zarar ettiği durumlar için geçerlidir. Kredi kartı meselesiyse harbi bir kurum olan bankanın kesinlikle zararıyla sonuçlanmamakta, tam tersine büyük bir oranda kar yapmasıyla sonuçlanmaktadır.

O halde bir müslümanın kredi kartı aldığında şu oyunlara geldiğini hatırından hiç çıkarmaması gerekir:
a) Verilen borçtan (yani krediden) menfaat beklenildiğini,
b) Verilen borçtan elde edilen kazancın faiz hükmünde olduğunu,
c) Harbilere sebepsiz kazanç sağlanıldığını,
d) Faize alet olunduğunu,
e) Küfür sistemlerin sömürüsüne ortak olunduğunu,
f) Nakitin belli kimselerin elinde toparlandığını, böylece o kimselerin güçlenmesinin sağlandığını,
g) Helal olan ticaret konusunda insanların icbar edilip belli yönlere yönlendirildiklerini, böylece ticari hayatlarının sınırlandırıldığını,
h) Kafirlere vergi kapılarının daha çok açılıp, kayıt dışı diye tabir edilen kazançların kayıt altına alınmasının sağlandığını…

Dolayısıyla tüm müminlerin kapitalist sömürge ve üstelik İslam'a harp açmış sistemlerin bu tür oyunlarına gelmemeleri ve uyanık olmaları gerekmektedir.


SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Yapılan paylaşımlar vesilesi ile Allah'ın razı olmadığı, İslam'a zıt olan şirk (Allah'a ait hak, sıfat ve yetkileri Allah'tan başkasına veyahut Allah'la beraber başkasına vermektir) ve küfür (gerek inatla gerek cehaletle gerekse inat edenleri taklit sebebiyle Allah'ın tevhidini inkar ve rasulünü yalanlamaktır) içeriklere veyahut bunların savunuculuğunu yapan kurum veya kuruluşlara ulaşmanız halinde hiçbir sorumluluk kabul etmiyoruz.
Facebook  Twitter  Google