Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: İslam Fıkhında İmzanın Hükmü Nedir?  (Okunma sayısı 8986 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı zulkarneyn

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 3
İslam Fıkhında İmzanın Hükmü Nedir?
« : 05 Mart 2011, 20:38:26 »
esselemu aleykum...
İslam alimlerinden bir kısmına göre yazı söz gibi iken bir kısmına göre ise yazı söz gibi değil bilakis sözden kinayedir. Yazı söze benzemez ve burada kişinin niyetine itibar edilir. Buna göre “Yazı söz gibidir” diyen alimlere göre küfür ilke ve inkılaplarının altına imza atan kimse kâfir olurken “Yazı söz gibi değildir bilakis kinayedir” diyen alimlere göre ise bu şekilde bir imza atan kimse kâfir olmaz. Ancak büyük tehlike altındadır. Abdurrahman el-Cezerî yazının söz gibi olup olmadığı konusunda şöyle demektedir:
Hanefiler yazının iki şart dahilinde söz gibi sayılabile-ceğini söylemişlerdir. Bunlardan ilki yazının sabit olmasıdır. Yani yazı kâğıt ya da tahta gibi bir şey üzerine yazılmalıdır ve okunaklı olmalıdır. Aksi takdirde o yazıya itibar edilmez. Diğer şart ise adresinin belli olması lazımdır. Yani bunu şu kadına yazıyorum şeklinde yazının kime yazıldığı bilinmelidir. Aksi takdirde talak vaki olmaz. Malikiler yazı talaka sebeptir. Kim “Ben karımı boşadım” diye yazarsa boşanmış olur demişlerdir.
Şafiler ise yazı ile boşanmak ancak şu üç şart dâhilinde mümkün olur. Birincisi yazı niyet ile birlikte olmalıdır. Niyet olmaksızın boşanma gerçekleşmez. Zira yazı kinayedir. İkincisi üzerine yazı yazılan şeyin sabit olması (kâğıt gibi) gerekir. Üçüncüsü ise koca bunu kendisi yazmalıdır. Aksi takdirde bo-şanma vaki olmaz. Hanbeliler ise yazının su üzerine veya havaya olmaksızın sabit bir madde üzerine yazılması halinde boşanmanın gerçekleşeceğini söylemişlerdir.(Dört Mezheb Fıkhı, 4/289)

şimdi malumunuz olduğu üzere hayatımızda bir çok sözleşmeye imza atmak durumunda kalıyoruz. bu sözleşmeler de küfür sözleri içeriyor... samimi bir şekilde soruyorum: şafilerin bu hükmü hangi delillere dayanır? niyeti önceleyen bu tavra mesned teşkil edebilecek bir ayet veya hadis biliyormusunuz? ya da şafiler hata mı yapmıştır? yapmışlarsa neden? şimdiden teşekkürler...

Çevrimdışı Hak Mücadelesi

  • Site Yöneticisi
  • *****
  • İleti: 1247
Ynt: İslam Fıkhında İmzanın Hükmü Nedir?
« Yanıtla #1 : 21 Mart 2011, 00:26:57 »
Aleykum Selam.

Yazdığınız fetvalarla sorduğunuz sorunun alakası yoktur. Çünkü buradaki şartlar boşanma konusu için geçerlidir. Bunları akidlere de uygulayamayız.

İmza atan kişi, aktin şartlarını kabul etmiş sayılır. Bu sebeple küfür içerikli maddeler taşıyan bir anlaşmada veya akitte tahrif etmeksizin imza atan kişi küfür işlemiştir.


Alıntı
Buna göre “Yazı söz gibidir” diyen alimlere göre küfür ilke ve inkılaplarının altına imza atan kimse kâfir olurken “Yazı söz gibi değildir bilakis kinayedir” diyen alimlere göre ise bu şekilde bir imza atan kimse kâfir olmaz. Ancak büyük tehlike altındadır.

Bunu hangi delile dayandırıyorsunuz? Şafiilerin boşanma için niyetin sahih olması gerektiğini söylemesi ile küfür içerikli anlaşmalara imza atmada niyeti nasıl bir görürsünüz? Bu çok büyük bir yanılgı! Küfre rıza arzeden ve ona müdahale etme fırsatı elinde olan bir kişi için niyetinin temiz olduğunu söylerek yaptığı amele küfür hükmü vermemek doğru mu?

Kişinin niyetinin halis olması, onu kurtarmaz. Zira halis niyetle birlikte, amellerin de halis olması gerekir. Halis amel ise Allah (c.c) ve rasulünün bildirdiği ve gösterdiği şekilde yapılan ameldir.


Alıntı
şafilerin bu hükmü hangi delillere dayanır? niyeti önceleyen bu tavra mesned teşkil edebilecek bir ayet veya hadis biliyormusunuz? ya da şafiler hata mı yapmıştır? yapmışlarsa neden?

Cumhura göre, koca karısını boşadığını bir kağıda yazsa bunu boşama niyetiyle yazmışsa boşama meydana gelir. Çünkü cumhura göre yazı kinaye hükmünde olduğu için niyet şarttır. Çünkü yazı, yazanın yerini alır. Bunun delili ise Hz. Peygamber (s.a.s)'in İslamî tebliğde uyguladığı metodudur.

Yinelemek istiyorum: Şafiilerin bu fetvası, boşanma için geçerlidir.


Çevrimdışı zulkarneyn

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 3
Ynt: İslam Fıkhında İmzanın Hükmü Nedir?
« Yanıtla #2 : 23 Mart 2011, 21:58:35 »
öncelikle cevabınız için teşekkürler. lakin kıyas yapılmış ve akıl yürütmeyle bir yere varılmaya çalışılmış. ben ise şafilerin bu hükmünün delilini sormuştum. cumhur yazı söz gibidir derken delili nedir? şafiler niyeti öncelerken delili nedir? ayrıca bu yaklaşımla ben deniz de dahil olmak üzere toplumun hemen hemen bütün fertleri küfre düşmüş olacak. belki attığınız imzalarla (elektrik, su, telefon, internet abonmanlığı vs.) sizde bu tehlikenin içerisindesiniz. niyetim bir tartışma açmak değil. niyetim sizden fetva almak ta değil. sadece bu hükümlerin delili nedir? biliyorsanız yazınız bilmiyorsanız da Allah razı olsun... selametle...

Çevrimdışı Enes el maktari

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 10
  • Ancak mu'min ler kardeştir.
Ynt: İslam Fıkhında İmzanın Hükmü Nedir?
« Yanıtla #3 : 02 Temmuz 2011, 17:59:56 »


Bu Fıkıh kaidesidir ; "Yazı söz gibidir" (El-Mugni Şerhul Kebir c: 11 s: 326) Ama bu sadece bu kaideyle sınırlı değildir.  Kur'an ve Sünnette buna delil vardır.


Kur'an'da bunun delili;  Bilindiği gibi Yemen'deki Seba devleti, melike Belkıs tarafından idare edilmekteydi. Belkıs'ın Müslüman oluşu Hz. Süleyman (as)'ın, Rahman ve Rahim olan Allah (cc)'ın adıyla başlayan mektubuyla gerçekleşmiştir. "Kıssa"(Neml, 20-44)

Rasulullah (sas) Fiili sünnetinde delil yolladığı Teblig ettiiği mektuplardır; Bunlardan bazıları Neccaşi, mısırda mukavkıs, bizans imp.heraklıus, iran imp kisra, uman meliklerine, el ahsa valisi el münzir'e... Yazının söz hükmünde olduğu Fıkıh kuralı, İmamların sözleri, Kur'an ve Rasulullah (sas) fiili olan hadisler ile ispatlıdır.

Abdurrahman el-Cezeri yazının söz gibi olup olmadığı konusunda şöyle demektedir:
 
Hanefiler: Yazının iki şart dahilinde söz gibi sayılabileceğini söylemişlerdir. Bunlardan ilki yazının sabit olmasıdır. Yani yazı kağıt ya da tahta gibi bir şey üzerine yazılmalıdır ve okunaklı olmalıdır. Aksi takdirde o yazıya itibar edilmez. Diğer şart ise adresinin belli olması lazımdır. Yani bunu şu kadına yazıyorum şeklinde yazının kime yazıldığı bilinmelidir. Aksi takdirde talak vâki olmaz.
 
Malikiler;yazı talaka sebeptir. Kim "Ben karımı boşadım" diye yazarsa boşanmış olur demişlerdir.
 
Şafiler; Yazı ile boşanmak ancak şu üç şart dahilinde mümkün olur.
 
Birincisi; Yazı niyet ile birlikte olmalıdır. Niyet olmaksızın boşanma gerçekleşmez.
İkincisi; Üzerine yazı yazılan şeyin sabit olması (kağıt gibi) gerekir.
Üçüncüsü ise; koca bunu kendisi yazmalıdır. Aksi takdirde boşanma vâki olmaz.
 
Hanbeliler; Yazının su üzerine veya havaya olmaksızın sabit bir madde üzerine yazılması halinde boşanmanın gerçekleşeceğini söylemişlerdir (Dört Mezheb Fıkhı, 4/289)

Şafiilerin durumu AllahuAlem. Lakin bu yapılan sözleşmeler mutlaka tahrif edilmelidir. Yani ; sözleşmenin içinde "İslam'ın aslını bozacak" küfür sözü bulunur ve buda Tahrif edilmeden, İçinde küfür sözünün olduğunu bilerek veya bilmeyerek imzalamak veya başkasına  imzalatmak veya buna rıza göstermek,  duruma göre el, dil ve kalple olmak üzere bunlardan biriyle reddetmemek küfürdür.Bu konu islam'ı direkten ilgilendirdiği için kişinin cehaletide mazaret degildir. En iyisini Allah bilir.

Çevrimdışı Hak Mücadelesi

  • Site Yöneticisi
  • *****
  • İleti: 1247
Ynt: İslam Fıkhında İmzanın Hükmü Nedir?
« Yanıtla #4 : 04 Temmuz 2011, 14:11:59 »
Alıntı
Fetva: Şafiler ise yazı ile boşanmak ancak şu üç şart dâhilinde mümkün olur. Birincisi yazı niyet ile birlikte olmalıdır. Niyet olmaksızın boşanma gerçekleşmez. Zira yazı kinayedir. İkincisi üzerine yazı yazılan şeyin sabit olması (kâğıt gibi) gerekir. Üçüncüsü ise koca bunu kendisi yazmalıdır. Aksi takdirde bo-şanma vaki olmaz. Hanbeliler ise yazının su üzerine veya havaya olmaksızın sabit bir madde üzerine yazılması halinde boşanmanın gerçekleşeceğini söylemişlerdir. (Dört Mezheb Fıkhı, 4/289)

Şafiilerde aynen bu şekilde bir fetva yoktur. Maalesef böyle yazan kişiler, kendi anladıkları şekilde yazmışlardır. Dört Mezheb Fıkhı'nın yazarı Ceziri, Şafii fıkhını okumuş, yanlış anlamış, sonra da "Şafiiler böyle diyor" diyerek bu fetvayı kendi anlayışıyla yazmıştır. Bu kitabın içinde bir çok hata ve yanlışlar mevcuttur. Dolayısıyla bu kitap muteber bir kitap değildir.
 
Şafiilere göre boşanmayla ilgilidir bu. Söz nettir, sarihtir. "Sen boşsun" sözü, sarih bir sözdür. Niyet ne olursa olsun, bunu söyleyen adamın hanımı boş olur. Bu sözün manasını biliyorsa kişi ve hanımına söylemişse, başka bir manaya yönlendirecek karineler de yoksa, hanımı boş olur. Çünkü bunun hakkında açık hadis vardır.

 
Alıntı
Fetva: “Birincisi yazı niyet ile birlikte olmalıdır. Niyet olmaksızın boşanma gerçekleşmez. Zira yazı kinayedir.”

Niyet hiç önemli değildir. Zaten açık sözde niyet gerekmiyor. “Boşsun” dediği anda ve “boş” sözünün manasını biliyorsa, şakayla bile söylese hanımı boş olur. Şaka olarak da söylese ciddi olarak da söylese fark etmez, aynı hükmü alır. Dolayısıyla bu yazılan fetva, Şafiilerin görüşü değildir. İnsanlar bunu kendi lehlerine kullanmak için alıyorlar: “Başkasının senin adına yazdığı şey seni ilgilendirmiyor. Çünkü yazı kinayedir. Niyetin neyse o geçerlidir.” diyorlar. Sanki Şafii’ye göre boş bir kâğıda yazarsan ve imzanı da atarsan veya bir çek imzalarsan veya bir borç imzalarsan bu geçerli değilmiş gibi... Meseleleri karıştırıyorlar. Şafiilerin görüşünü yanlış anlayarak naklediyorlar. Bu boşanmayla ilgilidir ve boşanmayla ilgili olarak kalır. Genelleştirilemez.
 
Alıntı
Fetva: “Üçüncüsü ise koca bunu kendisi yazmalıdır.”

Yazı için Şafiiler dediler ki: "Acaba buradaki yazı kime aittir, belli olmaz. Net bir hüküm yok. Bunu kocanın kendisi mi yazmıştır? Kocasının yazmış olması lazım.” Peki “kocanın yazmış olması lazım” demek ne demektir?
 
Diyelim ki kocanın okuma – yazması yok, boşanma isteğini başkasına yazdırmış. Sonra da imza atmış veya parmak basmış. Bu geçerli midir? Elbette ki geçerlidir. Adam derse ki “bunu ben yazdırdım”, bu geçerlidir. Ama sizin yazdığınız fetvaya göre kocanın kendisinin yazması gerekiyor. Yani kendi el yazısı olması gerekiyor. Böyle bir şey yok Şafii Mezhebinde. Yani kocanın ille de kendisi yazması gerekir gibi bir kaide yok. Rasulullah (s.a.s) okuma – yazma bilmiyordu, başkasına yazdırıyordu. Sonra Rasulullah (s.a.s) mühür koyuyordu ve bu Rasulullah (s.a.s)’ın yazısı olarak kabul ediliyordu.
 
Fakat buradaki fetvayı okuyan kişi diyecek ki: “Kocanın el yazısı olması lazım.” Oysa Şafii Mezhebine göre okuma yazması yoksa yazılana itibar edilmez gibi bir şey yoktur. Bunun aslı “Kocası kendi yazar veya kendi kabulüyle başkasına yazdırır” şeklindedir.
 
 
Alimlerin sözünden kıyas yapılamaz. Şafiiler boşanma meselesinde söylediklerini alışveriş için de söylüyorlar mı? “Alışverişte yazı geçersizdir” diyorlar mı? “Kendisi yazması gerekir” diyorlar mı? “Niyeti önemlidir” diyorlar mı? Hayır… Dolayısıyla Şafiilerin boşanma hakkında söylediklerini alışveriş için de geçerli sayamayız.
 
Şafiilerin boşanmayla ilgili görüşleri şöyledir:
 
Söz yazı gibi değildir. Çünkü söz adamın ağzından çıkıyor. Ama yazı ihtimallidir. Kendisi mi yazmıştır yoksa başkasına mı yazdırmıştır bilemeyiz. Dolayısıyla araştırmamız gerekir. Eğer onun yazdığı sabit oluyorsa veya başkasına yazdırıp da imza atmışsa ve bu yazının altındaki imzanın onun olduğunu kabul ediyorsa geçerlidir.


SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Yapılan paylaşımlar vesilesi ile Allah'ın razı olmadığı, İslam'a zıt olan şirk (Allah'a ait hak, sıfat ve yetkileri Allah'tan başkasına veyahut Allah'la beraber başkasına vermektir) ve küfür (gerek inatla gerek cehaletle gerekse inat edenleri taklit sebebiyle Allah'ın tevhidini inkar ve rasulünü yalanlamaktır) içeriklere veyahut bunların savunuculuğunu yapan kurum veya kuruluşlara ulaşmanız halinde hiçbir sorumluluk kabul etmiyoruz.
Facebook  Twitter  Google