Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Ebu Bekr radiyAllahu anh  (Okunma sayısı 6490 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Mahmut_Şakir

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 42
Ebu Bekr radiyAllahu anh
« : 25 Ekim 2009, 11:58:06 »
Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in vefatından iki, üç gün sonra, Ebu Bekir radiyAllahu anh Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in daha önce hazırlattığı Usame ordusunun harekete geçmesini emretti. Usame ordusu Medine'nin kuzeyinde, Medine'ye üç mil mesafede bulunan Curf'ta mevzileniyordu.

Bazı müslümanlar Usame ordusunun harekete geçmesinden hoşlanmadılar. Çünkü onlar bu ordunun Medine'yi korumak için Medine'de kalması görüşünde idiler. O sırada Arap yarımadasında nifak yayılmış ve çoğu Arap kabileleri İslam'dan dönmüştü ve bu, Medine için gerçekten büyük bir tehlike arz etmekteydi. Ebu Bekir radiyAllahu anh Usame ordusunun harekete geçmesi gerektiği konusundaki görüşünü müslümanlara anlattı ve onlar da bunu kabul ettiler.

Ebu Bekir'e göre :

Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in hazırlattığı bir orduyu göndermemek olmazdı.

Ensardan bazıları ordunun başına yaşı henüz küçük olan Usame radiyAllahu anh yerine yaşça daha büyük bir kişinin geçirilmesini istediler. Fakat Ebu Bekir radiyAllahu anh bunu kabul etmedi. Çünkü o, Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in tayin ettiği bir komutanı azletmeyi hoş görmedi ve onlara şöyle dedi:

"Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem bir komutan tayin etsin, sonra ben gelip o komutanı azledeyim öyle mi? Hayır vAllahi ben bunu yapmam?"

Bunun üzerine sahabeler yine onun görüşünü kabul ettiler.
 
 
İslam toplumunda irtidat yayıldı. Her yerde mürtedler ve münafıklar çoğaldı. İrtidat Medine, Mekke, Taif ve Bahreyn dışında her yeri kapladı. Bu yerler dışındaki bölgelere irtidat hakim oldu.

Mürtedler iki grup idi:

Bir grup; Müseyleme, Tuleyha ve El-Esved gibi sahte peygamberlerin ardına düşüp bu sahte peygamberlerin söylediklerine iman etmişlerdi.

Diğer grup ise; Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in getirdiği her şeye iman etmelerine rağmen zekatı vermeyi reddetmişlerdi. Bu grup zekatı; zorla alınan bir vergi gibi gördüler.

İkinci grup; bu mesele hakkında görüşmesi için Ebu Bekir radiyAllahu anh'ya bir heyet gönderdiler. Bu heyet Medine'nin en ileri gelen kimselerinin evlerine misafir oldular. Müslümanların ileri gelenlerinden bazıları bu heyetin söylediği şeyleri kabul ettiler ve bu konuda Ebu Bekir radiyAllahu anh ile tartıştılar. Ömer b. Hattab, Ebu Ubeyde b. Cerrah, Ebu Huzeyfe'nin azadlı kölesi Salim bunlardan bazılarıdır. Fakat Ebu Bekir radiyAllahu anh onların görüşlerini reddetti ve şu meşhur sözünü söyledi:

"Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'e verdikleri bir keçi yavrusunu bile bana vermekten esirgerlerse onlarla savaşırım. Zira zekat malın hakkıdır."

Ebu Bekir ve diğer sahabeler, özellikle Ömer b. Hattab arasında bu konuda tartışmalar oldu. Ömer ve diğer sahabeler de sonunda Ebu Bekir radiyAllahu anh'ın sözünün doğruluğunu anlayıp, onunla birlikte mürtedlere karşı savaştılar ve sonuçta büyük bir zafer kazandılar.

İşte bunun gibi müslümanlar için hayati önemi olan meselelerde büyük sahabeler arasında, ki bunlar ehli'l hal ve'l akd olan sahabelerdir, tartışmalar çıkmış ve sonunda onlar tek bir görüşe bağlanıp o görüşe uymuşlardır.

Ebu Bekir radiyAllahu anh ecelinin yaklaştığını hissedince, müslümanlar zorlanmasın diye daha ölmeden önce kendisinden sonra gelecek halifeyi seçmeyi uygun gördü. Bu mesele müslüman ümmet için temel bir meseledir.

Ebu Bekir bu yüzden bu konuda ehli'l hal vel akd ile istişare yapmaya başlamıştır. Osman, Ali, Abdurrahman b. Avf, Said b. Zeyd, Useyd b. Hudayr (r.anhüm) ile ayrı ayrı Ömer radiyAllahu anh hakkında istişare yapmıştır. Hepsi de Ömer radiyAllahu anh'ın halifeliğini kabul etmişlerdir.
 



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Yapılan paylaşımlar vesilesi ile Allah'ın razı olmadığı, İslam'a zıt olan şirk (Allah'a ait hak, sıfat ve yetkileri Allah'tan başkasına veyahut Allah'la beraber başkasına vermektir) ve küfür (gerek inatla gerek cehaletle gerekse inat edenleri taklit sebebiyle Allah'ın tevhidini inkar ve rasulünü yalanlamaktır) içeriklere veyahut bunların savunuculuğunu yapan kurum veya kuruluşlara ulaşmanız halinde hiçbir sorumluluk kabul etmiyoruz.
Facebook  Twitter  Google