Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: İmam Şafi'ye (r.a) Göze Sünnetin Üç Fonksiyonu  (Okunma sayısı 5696 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İslâm Meşalesi

  • Site Yetkilisi
  • *****
  • İleti: 713
  • Herşeye Rağmen Yola Devam!...
İmam Şafi'ye (r.a) Göze Sünnetin Üç Fonksiyonu
« : 05 Mayıs 2011, 18:10:30 »
İmâm Beyhaki (r.a) sünnetin açıklanması bölümünde, imamı Şafi'i (r.a) Rasûlullah'ın (s.a.s) sünnetini üç yönden ele alarak açıkladığını belirtmektedir.

 

1. Rasûlullah(s.a.s)'in sünneti, Allah'u Teâla'nın (c.c) Kitab'ında hüküm olarak bildirmiş olduğu (indirmiş olduğu) kitab'ın hükümleri gibidir. Yani Rasûlullah'ın sünnetinde bulunan hüküm, aynen Kur'anda da mevcuttur.

 

2. Rasûlulah (s.a.s)'ın sünneti, Allah Teâla'nın mücmelolarak indirdiği bir ayetten anlaşılması ğereken manayı, o ayetin hususi ve umumi olarak nasıl farz olduğunu ve Allah'ın kullarının bu farzları nasıl anlamaları ve ne şekilde yaşam pratiğine aktarmaları ğerektiğini açıklar.

 

3. Rasûlulah'ın sünneti, Allah'ın kitab'ında olmayan hükümleri ortaya koyar. Zira Allah (c.c) Kitab'ın-da Rasûlullah 'a itaat edilmesini farz kılmıştır. Muhammed (s.a.s) Allah'ın kendisine risaleti göndermesiyle Rasûl oldu. Rasûlullah   'ın sünetlerine tabi olunmasıda Allah Teâla'nın emri ile farz kılındı.

Bazı alimlerde şöyle dediler: Aslında Rasûlullah'ın sünnetlerini aslı, Allah'ın Kitab'ında mevcuttur. Kur'anda aslı zikredilen namaz. Alış veriz, faiz ve daha nice hükümlerin, nasıl olacaklarını hep sünnet açıklamaktadır.

İmam Beyhaki kendi senedi ile Ömer (r.a)'dan nakletti ki: Ömer (r.a) minberde iken şöyle dedi: "Ey insanlar! Görüş bildirme, Rasûlullah (s.a.s) den ise o bir ğerçektir, haktır. Çünkü bunu Rasûlulla'a (s.a.s) Allah (c.c) bildirmiştir. Şayet görüş beyan etme bizden ise bu ancak bir zannı ve tahmini ifade eder."

İmam Beyhaki kendi senedi ile Şa'bi (r.a) den nakletti ki: "Rasûlullah (s.a.s) bir olay hakkında sünneti ile hüküm verdikten sonra, bu olay hakkında verilen hükümden farklı olarak Allah Teâla'dan ğelen hükmü o andan itibaren uygulamaya koyardı. Önceden sünnetle karara bağlayıp uygulamış olduğu hükmü degiştirerek, olaya yeni ğelen hükmü tatbik etmezdi."


Rasûlullah(s.a.s) ancak Allah'ın (c.c) tarafından Resûl olarak görevlendirildiğinden bunları ameli olarak pratiğe aktarması şeklinde oluşmuştur. Aşağıda zikredilecek hadisler buna delildir.

Buhari ve Müslim, "Zina eden kişi" hadisi hakkında naklettikleri "Sizin aranızda Allah'ın Kitab'ı ile hükmedeceğim" sözünden sonra Rasûlullah(s.a.s) uygulamasında, sopa atmak ve sürgün cezaları ile hüküm verdiğini haber vermişlerdir. Oysa Kur'an da sürgün cezası mevcut değildir.

Yine Buhari ve Müslim'de ğeçen Ya'la bin   Umeyye'den naklettiler ki: Rasûlullah(s.a.s) Ci'rane (Mekke'ye yakın bir yer)'de iken, cübbesine güzelbir koku sürünmüş bir adam ğeldi. Bu kişi Umre için ihrama girmiştir. dedi ki: Ya Rasûlullah(s.a.s) bir kişinin cübbesine güzelbir koku sürünmüş olduğu halde Umre için ihrama girmesini nasıl görürsün?

Rasûlullah (s.a.s) bir müddet soru soran kişiye baktı ve biraz sustu. Vahy gelerek şu ayet nazil oldu:
(Ey iman edenler! Sizin için nafile hükmünde olsa bile) Hacca veya umreye başladığınızda (rükünlerine ve vaciplerine riayet ederek) Allah için haccı ve umreyi tamamlamak, üzerinize vaciptir!
  (Bakara:196)
Rasûlullah(s.a.s) o an orada bulunmayan adam için "Benden az önce umre hakkında soru soran kişi nerede? Sendeki kokuyu üç sefer yıka ve cübbenide çıkar. Sonrada haccında yaptığın şeyleri umredede yerine getir." buyurdu.

İmam Beyhaki (r.a)  Tavus (r.a)'dan nakletti ki: Rasûlullah (s.a.s)'in yanında vahyin ğetirdiği diyet hükümleri vardı. Rasûlullah (s.a.s)'e diyet alma, diyeti bağışlama hakkında ki hükümler, ancak vahyle inmiştir."

Beyhaki, kendi isnadı ile Hasan bin   Atıyye'den nakletti ki:Hasan şöyle dedi. "Cebrail (a.s) Rasûlulaha (s.a.s) Kur'anı indirdiği gibi sünnetide indiriyordu. Kuran'ı Rasûlullah(s.a.s)'e öğrettiği gibi, sünnetide öğretiyordu.

Beyhaki kendi senedi ile Kasım bin   Muheymer'den o da Talha bin   Fadıyle'den nakletti ki: Rasûlullah   (s.a.s)  Bizim için fiyatları dondur, sınır koy. Rasûlullah (s.a.s) buyurdu ki: Allah (c.c) sizin için, bu iş hakkında benim konuşmamı istemiyor ve bunu bana emretmiyor. Lakin siz Allah‘u Teâla‘nın (c.c) fazlından isteyiniz, arayınız." 

 
Beyhaki kendi senedi ile Muttalib bin   Hıntab'dan nakletti ki: Rasûlullah(s.a.s) şöyle buyurdu;

"Allah Teâla‘nın size emrettiği şeyleri, size emretmekten ve size neyh size yasaklamadan bir an olsun ğeri kalmadım. Muhakkak Rûh-ül Emin (Cebrail) benim kalbime nefes ettiki hiçbir nefis, rızkını tamamlamadan ölmeyecektir. Öyleyse Allah'u Teaâla‘dan korkun ve isteklerinizi güzelleştirin."
 

İmam Şafi'i (r.a) dedi ki: İlim ehlinin, Rasûlullah (s.a.s)'den bize varan sünnetleri hakkındaki degişik görüşleri bu tariflerin dışına taşmamaktadır. Rasûlullah (s.a.s)'in bütün sünnetlerine tabi olmayı Allah (c.c) bize farz kıldı. Bu sünnete bağlı olmayı Allah'a itaat, karşı ğelmeyi Allah (c.c)'a isyan olarak nitelendirdi. Bu sünnetlere bağlanmamak için özür kabul etmedi.
"Vakti zayi etmek ölümden daha kötüdür. Çünkü vaktin zayi olması, seni hem Allah'tan ve hem de âhiret yurdundan koparır. Ölüm ise, seni ancak dünya ve ehlinden koparır."



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Facebook  Twitter  Google  Google