Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Tasavvufçuların Sünnet Hakkındaki Görüşü  (Okunma sayısı 4870 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İslâm Meşalesi

  • Site Yetkilisi
  • *****
  • İleti: 713
  • Herşeye Rağmen Yola Devam!...
Tasavvufçuların Sünnet Hakkındaki Görüşü
« : 03 Mayıs 2011, 17:35:56 »
Bundan sonra nakledeceğim nakledeceğim haberler Risale-i Kuşeyriyye adlı kitabda ğeçen tasavvuf ehlinden olanların sözleridir.

 Zünnün el-Mısri (r.a) dedi ki: Allah'u Tealaya olan sevğinin işareti, Rasûlullah (s.a.s)'in ahlâkına fiillerine, emirlerine ve sünnetlerine bağlı olup yaşamakla belli olur.

Ebu Süleyman ed-Darâni dedi ki: "Günlerce insanların düşünceleri ve fikirleri kalbimden ğeçerdi. Fakat bunların Kitab ve Sünnete arz etmeden kabul etmezdim."

Ahmed bin Ebu'l-Havariyy dedi ki: "Kim sünnete uygun olmayarak bir amel işlerse, bu amel batıl bir ameldir."

.Ebu Hafa ömer bin Salim el-Haddad dedi ki: "Kim yaşamındaki bütün hallerini, fiillerini ve hatırına ğelen düşünceleri Kitab ve sünnete göre ayarlamazsa,  bu kişi iyi adamlardan sayılmaz."

Cüneyt dedi ki: Allah'u Tealaya varan yol, Rasûlullah (s.a.s)'in sünnetlerine tabi olan, hadisleri itirazsız kabul eden ve yaşayanlar hariç Allah'ın (c.c) yarattığı kişilerin üstüne kapalıdır."

Ve Cüneyt sözüne şöyle devam etti:

"Kim Kur'anı belleyib yaşamaz ve sünneti yazıp yaşamazsa, bir kişi hususunda o  kişi örmek alınmaz ve o kişiye uyulmaz. Çünkü bizim ilmimiz Kur'an ve Sünnetle sınırlıdır.  Bizim yolumuz Rasûlullah (s.a.s)'in hadisleri ile sağlamlaştırılmıştır."

Ebu osman el-Hayriy dedi ki: Allah'la beraber olma: iyi ahlâkın ve Allah'dan korkmanın devamı ile kişinin kendi nefsini her an kontrolü ve Rasûlullah (s.a.s)'in sünnetine tabi olmak ve ilmin zahiri manasını almak ile sağlanır." ve devamla dedi ki:

"Kim sünneti kendine, üzerine amel ve söz olarak emir yaparsa, hikmetle konuşur. Kimde hava ve hevesini üzerine, amel ve söz olarak yaparsa bid'atle konuşur. Allah'u Teala şöyle buyurmuştur.

"….O'na (Rasulullah'a) itaat ederseniz, doğru yola ereşirsiniz." ( Nur : 54 )

Ebu Osman'ın vefatı sırasında, oğlu Ebu Bekr, acıdan dolayı gömleğini yırttı. Ebu Osman gözünü açtı ve dedi ki: Ey oğulcuğum! Zahirde Rasûlullah (s.a.s)'in sünnetine aykırı bir haraket, batında riyanın olduğunu gösterir.

Ebu el-Feravis Şah bin Şücca el-Kirmaniy dedi ki:

"Kim gözünü haramlardan kaçındırırsa, nefsini şehvetlerden alıkoyarsa, Batınını Kur'an ve sünnetle tabi olarak yaşarsa ve nefsini helâl yemeye alıştırırsa, o kişi ferasetinde hata etmez."

Ebu el-Abbas Ahmed bin Sehl bin Ata el- Adamiy dedi ki:

"Kim kendisini sünnet adabı ile yaşamaya alıştırırsa, Allah (c.c) o kişinin magfiret nuru ile aydınlatır. Hem kişi için sevdiğinin emirlerine, fiilerine ve ahlâkına tabi olup yaşmaktan daha şerefli bir makamı yoktur."

Ebu Hamze el-Bağdadi dedi ki:

"Kim doğru yolu bilirse, ona bağlanması, tabi olması kolay olur. Doğru yol Allah (c.c) varmak için Rasûlullah (s.a.s)'in haline, fiilerine ve sözlerine başka çıkar yoktur."

Ebu İshak İbrahim bin Davut ed-Dakiyy dedi ki:

"Allah'u Teala'yı (c.c) sevmenin işareti, Allah'a (c.c) olan itaat'ı herşeyden üstün tutmak ve Nebi (s.a.s)'e herşeyde tabi olmaktadır.

Ebu Bekir et-Tamestaniyy dedi ki:

"Yol açıktır. Kitap ve sünnet aramızdadır. Sahabenin fazileli olmaları, onların sohbette ve hicrette önde olmalarından dolayıdır. Kim bu Kitap (Kur'an) ve sünnetle dostluk kurup, mahlukattan ve nefsinden uzlete çekilir ve kalbi ile Allah'u Teala'ya hicret ederse o kişi doğrudur, isabetlidir.   

Ebu Kasım en-Nasrabadiyy dedi ki:

"Tasavvufun aslı şunlar üzerine bina edilmiştir.

1 - Kur'an ve sünnetin yaşam pıratiğine aktarılması,

2 - Heva ve ve bid'atların terkedilmesi,

3 - İslam-ı yaşayan ve yaşatan alimlere hürmet edilmesi,

4 - Yaratılmışların, eksiklerini, noksanlarını görerek bunlardan ibret alması,

5 - kur'an ve Sünnet'te olan dualara ve bunlara aykırı olmayan dua ve zikirlere devam edilmesi,

6 - Ruhsatlarla amel etmenin terk edilmesi,

7 - Uzak te'villerden sakınılması,

Alimler dedi ki: Hakiki sabır, Kitab ve sünnetin hükümlerine uymakla ortaya konan sabırdır.

Sehl bin Adullah dedi ki:

"Kahramanlık, sünnet'e tabi olmaktadır."

Ebu Hafs dedi ki: Kulun Mevlasına yöneldiği en güzel şey şunlardır:

1 - Her hal üzere, kulun, Allah'a muhtaç olduğunu hissetmesi,

2 - Kulun bütün fiilerde, süannete uymanın ğerekli olduğunun idrakinde olması,

3 - Kulun karnını doyuuracak şekilde helâlinden rızık temin etmeyi unutmamasıdır."

Ebu Nuyam Hilye Kitabında Sehl bin Abdullah'dan nakletti ki: Sehl (r.a) şöyle dedi: Bizim temel esaslarımız altı şey üzerine bina edilmiştir:

1 - Ner şeyde Allah'u Teala'nın Kitabına sarılmaktır,

2 - Her şeyde Rasûlullah (s.a.s)'in sünnetine itirazsız tabi olmak,

3 - Herşeyi helâlinden temin edip, yemek,

4 - İnsanlara eziyet etmemek,

5 - Bütün günahlardan kaçınmak,

6 - Yaratılmışların hak ve hukukuna riayet etmek, 

.Ebu Nua'ym Hilye Kitabında Sehl bin Abdullah'dan nakletti ki: Sehl dedi ki: Kim Nebi (s.a.s)'in sünetlerine uyup, onları yaşarsa artık o kişinin gönlünde, başka düşünceleri, sistemleri seçerek yaşaması mümkün değildir
"Vakti zayi etmek ölümden daha kötüdür. Çünkü vaktin zayi olması, seni hem Allah'tan ve hem de âhiret yurdundan koparır. Ölüm ise, seni ancak dünya ve ehlinden koparır."



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Facebook  Twitter  Google  Google