Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Soru ve Cevap / Ynt: namazda gülmek
« Son İleti Gönderen: Hak Mücadelesi 26 Şubat 2019, 22:02:40 »
Soru: bir kişi namazda sesli gülerse abdestinin ve namazının bozulacağını biliyor ama bir ortamda gülüyor kimse farketmiyor bu kişi namazı bozulmasına rağmen insanlar var diye bozup baştan kılmaktan çekiniyor ve devam ediyor hükmü ne olur?

Cevap: Bir kimse namazda yüksek sesle gülerse Hanefi mezhebine göre abdesti ve namazı bozulur fakat diğer mezheplere göre sadece namazı bozulur, abdesti bozulmaz. Bir kişi cemaat namazı kılıyor ve yüksek sesle gülüyorsa zaten onunla beraber namaz kılanlar Hanefi mezhebine tabi iseler abdestini yenilemesini söylerler, diğer mezheplerden birine tabi iseler namazını tekrar kılmasını söylerler. Sizin sorunuzda bu kişi sanki tek başına ya da bu hükmü bilmeyen bir topluluk içerisinde namaz kılıyor da yüksek sesle güldüğü zaman kimse onu fark etmiyor ve o da namazını tekrar kılmaktan veya yeniden abdest almaktan çekindiği için namazını kılmaya devam ediyor.

Eğer İslam’ın bu konudaki hükmünü biliyor ve bu şekilde namaz kılmayı caiz görüyorsa küfre girer. Eğer sadece namazın bozulup abdestin bozulmadığına inanan bir kimse ise abdestini yenilemeden namazını iade etmesinde bir sakınca olmaz çünkü bir mezhebe uymuş olur. Namazının bozulduğuna inanır ve yaptığı amelin caiz olmadığına inanarak böyle yaparsa namaz kılmamış, boşu boşuna hareket yapmış sayılır.
2
Soru ve Cevap / Ynt: Zekat
« Son İleti Gönderen: Hak Mücadelesi 26 Şubat 2019, 22:00:29 »
Soru: ZEKAT VERMEYEN MUSLUMANIN HUKMU NEDIR ..ZEKAT VERECEK NISAB MİKTARINA SAHIP GAYRIMENKULLERI VAR BU MUSLUMANIN AMA  MALININ ZEKATI ISTENINCE PARAM YOK VEYA OLUNCA VERIRIM GİBİ SÖZLER SOYLUYOR

Cevap: Hanefiler, Malikiler ve Şafiilere göre; zekâtın farziyetini inkâr etmeyerek zekât vermeyen Müslümanlardan zekât zorla alınır. Gerekirse bunlara savaş açılır. (El-Şerhu’s-Sağîr l/239, 679; Kifâyetü’l-Taub 2/252; el-Mecmû’ 5/356)

Hanbelilerin bir görüşüne göre; farziyetini inkâr etmeyerek zekât vermeyen kâfir olur. Diğer bir görüşüne göre ise farziyetini inkâr etmeyerek zekât vermeyen kâfir olmaz. Ancak zekâtla birlikte malının yarısı zorla alınır. (El-Muğni 2/427-428)

Eğer kişi farziyetini inkâr ederek zekât vermiyorsa icma ile kâfir olur.

Zekâtın farziyetini inkâr etmeyen kişi zekât vermeyi geciktirirse geciktirdiği sürece haram işlemiş olur. Dolayısıyla gayrimenkul malı olan kişinin, “Zekâtımı ödeyeceğim ama nakit param yok.” sözü batıl bir söz olup onu haramdan kurtarmaz, gayrimenkul mallarını satıp zekâtını öder.
3
Soru ve Cevap / Ynt: Tesettür
« Son İleti Gönderen: Akidetul İslam 26 Şubat 2019, 21:58:02 »
Soru: Bir kadın evinin bahçesine koyu renkli bir etek üzerine  gene koyu renk bir tunik giydiği halde çıkabilir mi? Üzerine giydiği tunikte gene dar olmayan bol olan bir kıyafet. Tesettürü sağlamış olur mu?

Cevap: Müslüman bir kadın, sokağa çıkarken tesettürüne dikkat ettiği gibi, yabancı bakışlara maruz kalma ihtimali olan balkon veya bahçe gibi yerlere çıktığında ya da evinin camından başını uzattığında da aynı tesettürü koruması gerekir. Aksi halde haram işlemiş olur. Tesettürü sağlamak için koyu renkli giyinmenin yanı sıra kıyafetin yeterince kalın olması, vücut hatlarını belli etmeyen bol bir kıyafet olması ve dikkat çekmemesi gerekir. Bu şartları karşılayan kıyafetler ile tesettür sağlanmış olur ve dışarı çıkılabilir.
4
Soru: kız amca dayı dede gibi akrabasının yanında pecesiz durması caizmi

Cevap: Bir kız için amca, dayı ve dedesi, evlenilmesi ebedi olarak haram kılınanlardandır. Yani bu sayılanlar kızın mahremleridir. Bunların yanında kızın yüzünü açmasında bir sakınca yoktur. Hatta saçını, kollarını bile gösterebilir.
5
Soru ve Cevap / Ynt: aşure tatlısı almanın hükmü nedir
« Son İleti Gönderen: Akidetul İslam 25 Şubat 2019, 23:02:54 »
Soru: müşriklerin aşure gününde ikram ettikleri aşurenin almanın hükmü nedir?

Cevap: Aşure gününde aşure yapılması hakkında bize ulaşan sahih bir rivayet yoktur. Dolayısıyla bu amel eğer ibadet maksadıyla yapılırsa bu, İslam’da yeri olmayan bir bid’attir ve haramdır.

Eğer o gün bir kimse ibadet maksadıyla aşure getirmişse ona, İslam'da böyle bir amelin olmadığı ve buna inanmanın caiz olmadığı anlatılır. O kişi ister yaptığının haram olduğunu kabul etsin ister etmesin, getirdiği ikram alınmaz.

Aşure gününde değil de başka bir zamanda aşure yapılmış ve yemek yedirerek sevap kazanmak amacıyla ikram olarak dağıtılmış ise bu ikram alınabilir. Çünkü burada niyet, komşuya ikram etmektir ve bu sünnettir.
6
Soru ve Cevap / Ynt: Harama bakmak
« Son İleti Gönderen: el-Vakkâf inde'l-Hak 25 Şubat 2019, 22:53:16 »
Soru: sorum soyle bir musluman devamli olarak disarda kafir kadinlara baksa onlara sevgi beslemis sayilir mi gordugum kadariyla devamli bakiyo bu kisi tekfir edilir mi yoksa haram mi islemis oluyo acil cevaplarsaniz iii olur ona gore tekfir ediyim     

Cevap:
Kadınlara bakmak, bu kadınların hallerine ve bakan kişinin durumuna göre değişir, şöyle ki: Eğer bir kadın şer’i tesettür ölçüleriyle kapalı ise böyle bir kadına şehvet duymaksızın bakmak caizdir. Eğer şehvetle bakılırsa haramdır. Eğer kadın erkeğe avret olan yerlerini açmışsa -örneğin saçını, boynunu, kollarını- böyle bir kadına şehvet olsa da olmasa da bakmak haramdır. Çünkü kişinin kendisine avret olan yere bakması caiz değildir. Bu hükümleri bildirdikten sonra eğer erkek, kendisine haram olan bir şekilde kadınlara baktığında yaptığının haram olduğunu kabul ediyorsa kâfir olmaz, fasık olur; eğer yaptığını helal görürse bu durumda kâfir olur. Kadınlara bakmak konusunda kişiyi kâfir yapacak illet budur. Yoksa çok bakmanın sevgi beslemekle bir ilgisi yoktur. 
7
Soru ve Cevap / Ynt: İkrah temyiz.
« Son İleti Gönderen: Hak Mücadelesi 25 Şubat 2019, 22:24:53 »
Soru: http://www.davetulhaq.com/tr/forum/index.php?topic=18786.0
İkrah anlıktır temyiz uzun süren bir küfürdür bu durumda temyize nasıl ruhsat vardır açıklaya bilir misiniz

Cevap: Soru ve cevaba dikkat ederseniz ikrah şartlarının tam olarak tahakkuk ettiği bir durumdan bahsediliyor. İkrah ruhsatının kullanılabilmesi için elbette küfrün devamlılık arz etmemesi gerekir. Soruda bahsi geçen kimsenin elinde de öyle bir delil var ki bu delili mahkemeye sunduğu zaman mahkeme onu tek celsede serbest bırakacak; yani bu mahkeme birkaç celse sürmeyecek. Ve adam bu delilinin masumluğunu ispatlama noktasında kesin olduğuna, bütün avukatların ikrarıyla hüküm vermiştir. Yani “Ben bir temyize başvurayım, belki delilim kabul edilir.” ihtimaliyle başvurmamıştır. Bu da ikrahın “İkrah anlık meselelerde geçerlidir.” ve “İkrahta ikrah edilen şeye icabet edildiğinde kesin olarak bırakılacağından emin olmak.” şartlarına girmektedir. 

Şu bir gerçektir ki zamanımızda tağuti mahkemelerde hâkimin %100 beraat hükmü vereceği her zaman bilinmeyebilir. Dolayısıyla pratikte tağuta muhakeme olmanın ikrah şartları zor gerçekleşir. Fakat sitede teorik ilmi anlatılmıştır. Herkes kendi hâlini ve yaşadığı ortamda başvuracağı mahkemenin durumunu daha iyi bilir. Bu sebeple teorik hükmü verilmiştir. Ancak pratikte bildiğimiz şu ki yaşadığımız yerlerde tağutun mahkemesine başvurmanın ikrah şartları zor gerçekleşir.
8
Soru ve Cevap / Ynt: Döviz ve altin
« Son İleti Gönderen: Akidetul İslam 24 Şubat 2019, 22:26:50 »
Soru: Elimde 1000 TL cinsinden para var. Paramin değer kaybetmemesi için ben bu paraya karşılık dolar,euro veya altın almak istiyorum. Bu paralarin değeri düşedebiliyor veya yükselebiliyor. 1000 tl'ye almış oldugum dolar,euro veya altın tekrardan bozdurmak istediğimde 2000 tl olarak tekrar karsılık bulsa bu paranın hükmü nedir? Kumar olurmu?

Cevap: Döviz ya da altın bozdurmak kumar değil, ticarettir. Çünkü bu sarraflıktır ve bir malı başka bir mala çevirmektir. Kumar ile bir ilgisi yoktur.
9
Soru ve Cevap / Ynt: İbadetlerde unutma kaidesi ibadeti bozmaz.
« Son İleti Gönderen: Hak Mücadelesi 20 Şubat 2019, 00:14:11 »
Soru: Bu verdiğim linkte geçen "İbadetlerde unutma kaidesi ibadeti bozmaz." cümlesindeki "unutma kaidesi" sözünden kasıt nedir, açıklayabilir misiniz.

Cevap: Cehalet ile unutmak arasında fark vardır. Cehalet, kişinin kendisinden kaynaklıdır; kişi bilmek için güç sarf etmediği ya da gafil kaldığı için cahil olur, bundan dolayı mazeretli değildir. Unutmak ise kişinin elinde değildir. Bu sebeple Rasulullah (s.a.s), "Allahu Teâlâ ümmetimi hataen ve unutarak işledikleri sebebiyle sorumlu tutmaz."* buyurmuştur.

Unutmak yani sehiv sebebiyle kişi sorumlu olmaz. Dolayısıyla bir kimse ibadetinde bazı şeyleri yaptığını unutursa hatırlayıncaya kadar sorumlu tutulmaz, hatırladığı zaman da eğer unuttuğu şey rükün ise unuttuğunu tamamlar ve sehiv secdesi yapar, eğer unuttuğu vacip ise sadece sehiv secdesi yapar. Eğer uzun zaman geçtikten sonra unuttuğunu hatırlar ve telafi etme imkânı yoksa affedilir. Ancak hatırlamadığı sürece Allah (c.c) katında sorumlu değildir ve ibadeti de bozulmuş sayılmaz.

* (İbni Hibban; Hâkim rivayet etti ve “sahih” dedi.)
10
Soru ve Cevap / Ynt: Otizm
« Son İleti Gönderen: Hak Mücadelesi 20 Şubat 2019, 00:12:25 »
Soru: Aklını gereği gibi kullanamayacak durumda olan çocuk/yetişkin otizmli bireyler dini açıdan sorumlu oldukları meseleler açısından deli hükmünde mi oluyorlar?

Cevap: Otizmli kimseler, kavradıkları meselelerde sorumlu olup kavramadıkları meselelerde sorumlu değildirler. Zira otizmli kimseler hiçbir şeyi kavramaz diye bir şey yoktur. Bazen normal bir insandan çok daha akıllı olabilirler. Bu sebeple kavrayabildikleri şeylere göre hüküm alırlar.
Sayfa: [1] 2 3 ... 10