Hoş Geldiniz!

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için Giriş yapın.

Eğer üyeliğiniz yoksa Kayıt olun.

Gönderen Konu: Medine'de Müslüman Olanlardan Bazıları  (Okunma sayısı 7540 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Tevhidi İnanç

  • Site Yetkilisi
  • *****
  • İleti: 1290
  • Şüphesiz İslâm bir gün hakim kılınacaktır..
Medine'de Müslüman Olanlardan Bazıları
« : 29 Kasım 2012, 00:08:56 »
Ümmü Süleym, Enes b. Malik ve Ebu Talha RadıyAllahu Anhum Müslüman oldular. (Tabakat-ı İbn-i Sa'd)

Ümmü Süleym oğlu Enes'i Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in hizmetine verdi.
 
 
Enes b. Malik RadıyAllahu Anhu diyor ki:


"Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'e on yıl hizmet ettim. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem beni ne dövdü, ne bana kötü bir laf söyledi, ne de yüzünü ekşitti." (Buhari, Müslim)
 
 
Ebu Kays b. Eslet, Medinelilerin hanif dinine mensup olan bir kişisiydi. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem ile konuştuktan sonra Müslüman olmaya niyetlendi.

Abdullah b. Ubeyy b. Selül onu tehdid edince; "Biraz, düşüneyim" dedi. Hicretin onuncu ayında vefat etti.

Öleceği sırada Müslüman oldu.
(Tabakat-ı İbn-i Sa'd)
 
 
Ebu Derda, puta tapardı. Abdullah b. Revana ile Muhammed b. Mesleme onun bulunmadığı bir sırada evine girerek putunu kırdılar. Ebu Derda eve dönünce hem putun kırıklarını topluyor hem de; "Yazıklar olsun sana, sen niçin sana saldıranlara engel olmadın. Niçin onları üzerinden def etmedin" diyordu.

Hanımı:

"Eğer o bir kimseye fayda verebilse veya bir zarar önleyebilseydi, kendisine gelen zarar önler, kendisine fayda verirdi." deyince Ebu Derda'nın aklı başına geldi ve:

"Gusletmek için bana su hazırla" dedi ve yıkandı.

Elbisesini giydikten sonra Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in yanına gitti ve Müslüman oldu.
(Zehebi - A'lam-ün Nübela)
 
 
Selman-ı Farisi; küçükken koyu bir mecusiydi. Daha sonra hristiyanlığa özendi. Bu dini araştırmak amacıyla Şam'a gitmek için evden kaçtı. Şam piskoposu kötü bir insandı. Onun ölümünden sonra yerine gelen ise iyi birisiydi. Selman ondan etkilendi.

Bu adam öleceği zaman Selman'a Musul kilisesine gitmesini tavsiye etti. Selman da oraya gitti.

Oradaki adam da öleceği zaman Nusaybindeki din adamına gitmesini tavsiye etti. Selman oraya gitti.

O adam da öleceği zaman Amuriyye'deki din adamının yanına gitmesini tavsiye etti. Selman da oraya gitti.

O adam da öleceği zaman ahir zaman nebisinin gelmesinin yakın olduğunu, arap topraklarından iki kara taşlık arasında bulunan hurma bahçelerinin bulunduğu yere hicret edeceğini, hediye olarak geleni yiyeceğini fakat sadaka yemeyeceğini, sırtında da nübüvvet mühürünün bulunduğunu ve oraya gitmesini söyledi.

Selman oraya giderken onu yolda köle diye Kurayza oğullarına sattılar. Onlardan da Medine'de oturan bir yahudi satın aldı. Selman köle olduğu için Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'den pek haber alamadı.

Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in Küba'ya geldiğini haber alınca bir yolunu bulup oraya gitti. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'e sadaka verdi. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem kabul etmedi. Hediye verdi. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem bunu kabul etti. Daha sonra Baki-ül Garkad'da Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in sırtına bakıp nübüvvet mührünü görünce şehadet getirip Müslüman oldu.
(Siyeri İbn-i Hişam)
 
 
Abdullah b. Selam dedi ki:

"Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in haberi bana ulaştığı zaman Tevratta onun sıfatı ve ismini bildiğim için beklemekte olduğumuz vaktin geldiğini anladım ve susarak bu durumumu gizledim.

Nihayet Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem Medine'ye geldi. Küba'ya Amr b. Avf oğullarının yanına indiği zaman bir adam geldi ve onun gelişini haber verdi. Ben o sırada bir hurma ağacının başında çalışmakta idim. Halam Halide binti Haris ise ağacın altında oturmakta idi.

Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in geliş haberini işittiğim zaman tekbir getirdim. Bunun üzerine halam tekbirimi işitince bana dedi ki:

"Allah senin belanı versin. VAllahi sen Musa b. İmran'ın gelişini işitseydin bu kadar sevinmezdin."

Ona dedim ki:

"Ey hala! O vAllahi Musa b. İmran'ın kardeşidir ve onun dini üzeredir. Onun gönderildiği şeyle gönderildi."

Bunun üzerine halam dedi ki:

"Ey kardeşimin oğlu! Acaba o kıyametin yaklaşması ile beraber gönderileceğini haber almış olduğumuz Rasûl müdür?"

Ben de ona: "Evet" dedim.

O: "Ne ala" dedi.

Bunun üzerine Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'e gittim ve Müslüman oldum. Sonra ev halkıma döndüm ve onlara tebliğ ettim. Onlar da Müslüman oldular.
(İbn-i Hişam)
 
 
İslamiyeti kabul ettiğimi yahudilerden gizledim. Sonra Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'e geldim ve ona dedim ki:

"Ya RasûlAllah! Yahudiler batıl bir kavimdir. Ben, senden beni bir odaya koyup gizlemeni, sonra onlara benim durumumu sorup İslamiyete girdiğimi bilmelerinden önce onların içinde nasıl biri olduğumu sana haber vermelerini istiyorum. Çünkü onlar eğer bunu bilirlerse beni yalanlarlar ve ayıplarlar."

Bunun üzerine, Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem beni odalarından birisine soktu. Yahudiler onun yanına geldiler, onunla konuştular ve ondan bazı meseleleri sordular.

Sonra Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem onlara dedi ki:

"Abdullah b. Selam içinizde nasıl bir adamdır?"

Dediler ki:

"Bizim efendimizdir ve efendimizin oğludur. Bizim din adamımız ve bizim en bilginimizdir."

Onlar sözlerini bitirdikleri zaman yanlarına çıktım ve onlara dedim ki:

"Ey yahudi topluluğu!

Allah'tan korkunuz!

O'ndan sakınınız ve size gönderdiği şeye geliniz!

Allah'a yemin ederim ki siz elbette onun Allah Rasûlü olduğunu biliyorsunuz. Onu sizin yanınızda Tevrat'ta ismiyle ve sıfatıyla yazılı olarak buldunuz.

Ben muhakkak şehadet ederim ki, o Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'dir. Ve ona iman eder, onu tasdik ederim ve de onu tanırım."


Onlar da dediler ki:

"Yalan söyledin."

Sonra bana sövdüler, beni ayıpladılar.

Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'e dedim ki:

"Ya RasûlAllah! Bunların batıl, haksız bir kavim olduğunu, kalleş, yalan ve fücur ehli olduğunu sana söylemiştim."

Bunun üzerine İslamımı ilan ettim ve ev halkımın da İslamını ilan ettim. Halam Halide binti Haris de Müslüman oldu ve dinini güzelce yaşadı."
(Siyeri İbn-i Hişam)
 
 
Muhayrik alim bir kimse idi. Zengin hurmalıkları ve malları çok olan bir adamdı. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'i Tevrat'tan bildiği kadar tanıyordu. Fakat eski dinine alıştığı için dinini terk etmemişti.

Nihayet Uhud'da yevmis sebt (cumartesi günü) olduğu zaman dedi ki:

"Ey yahudi topluluğu! VAllahi siz elbette bilirsiniz ki Muhammed'in sizin üzerinize üstün gelmesi haktır."

Dediler ki:

"Bugün sebt günüdür. Hiçbir şeyle meşgul olunmaz"

Muhayrik:


"Sizin için sebt yoktur" dedi.

Sonra silahını aldı ve çıktı. Nihayet Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in yanına Uhud'a geldi ve kavminden arkasında kalan kimselerle şöyle bir ahid yaptı.

"Eğer bugün ölürsem mallarım Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem'indir. Allah'ın uygun gördüğü şeyi o, mallar hakkında yapar."

Müslümanlarla birlikte müşriklere karşı savaştı ve şehid edildi.

Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle dedi:

"Muhayrik hayırlı bir kişidir."

Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem onun mallarını aldı. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in Medine'de verdiği sadakaların çoğu Muhayrik'in mallarındandır.
(Siyeri İbn-i Hişam)



SOSYAL MEDYADA PAYLAŞ

Yapılan paylaşımlar vesilesi ile Allah'ın razı olmadığı, İslam'a zıt olan şirk (Allah'a ait hak, sıfat ve yetkileri Allah'tan başkasına veyahut Allah'la beraber başkasına vermektir) ve küfür (gerek inatla gerek cehaletle gerekse inat edenleri taklit sebebiyle Allah'ın tevhidini inkar ve rasulünü yalanlamaktır) içeriklere veyahut bunların savunuculuğunu yapan kurum veya kuruluşlara ulaşmanız halinde hiçbir sorumluluk kabul etmiyoruz.
Facebook  Twitter  Google